Hüseyin Avni Mutlu hakkında suç duyurusu
Diyarbakır’da bir avukat, eski Vali Hüseyin Avni Mutlu ile Yardımcısı Erol Özer hakkında, aralarında resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamalarının da bulunduğu 8 ayrı suçtan, suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu dilekçesinde, devletin trilyonlarca TL zarara uğratıldığı iddia edildi.
Diyarbakır’da avukat Muzaffer Ava tarafından, Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesinde gözaltında bulunan eski Vali Hüseyin Avni Mutlu ile Yardımcısı Erol Özer hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Suç duyurusu dilekçesi Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na verildi. Dilekçede, Güneydoğu’da OHAL uygulaması bulunan 1987-2004 yılları arasında 5233 sayılı “Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun ve Uygulama Yönetmeliği”nin yürütüldüğü anımsatıldı. Kanun gereği zarar gören vatandaşların başvuru mercilerinin Diyarbakır Valiliği’nin olduğunun belirtildiği dilekçede, yasa gereğince başvurucuların mülkiyetlerinin bulunduğu mahalde keşif yapılmasının ve keşif sırasında zarar tespit komisyonun hazır bulunarak, tespit tutanağının imza altına alınmasının kanuni bir zorunluluk olduğu kaydedildi. Dilekçede, “Başvuru dosyaları ile ilgili olarak, özellikle Kulp İlçe Kaymakamlığı emrinde görevlendirilen Zarar Tespit Alt Komisyonu’nun tespit tutanağında imzaları bulunan görevli diğer üyeler tarafından mülkiyetin bulunduğu köy mahalline gidilmediği halde, köye gidilip, zarar gören mülkiyetin mahallinde zarar tespiti yapıldığı, tutanak tutulduğu ve tutanağın mahallinde imzalandığı şeklinde gerçeğe aykırı olarak keşif ve zarar tespit tutanağı düzenlendi. Komisyon başkanı V.T. hakkında farklı zamanlarda birçok kez suç duyurusunda bulunulmuş, ancak V.T. hakkında Kulp Kaymakamlığı’na yapılan başvurular devlet memurlarına soruşturma izni düzenleyen 4488 sayılı yasa gereği ilerleme kaydedilememiştir” denildi.

“Menfaat çarkı ortaya çıkacaktır”
Başkan ve üyelerine imzalatıldığı, inandırıcı bir resmi belge haline getirilen bu tutanak sonucunun, karar verilmek üzere Diyarbakır Valiliği nezdinde müteşekkil Zarar Tespit Komisyonlarına gönderildiğinin iddia edildiği dilekçede, şu ifadelere yer verildi:
“İdareden haksız kazanç sağlamak suretiyle yapılmayan mesai ve harcanmayan zaman için yolluk alındığı ve bir kısım başvuruculara ait tarım arazisinin gerçeğe aykırı olarak fazla gösterilip, devleti trilyonlarca zarara uğratıp, haksız kazanç sağlandığı yapılacak incelemelerle ortaya çıkacaktır. İddia konusu hukuka aykırı eylemler neticesinde özellikle Kulp ilçesine ait dosyaların incelenmesi ile devletin uğratıldığı zararın büyüklüğü ortaya çıkacaktır. Keza soruşturmanın derinletilmesi ile 5233 sayılı yasa kapsamında yapılan başvurulara ilişkin mahallinde yapılan keşiften başlanılarak, başvurular dahil kıdemi en alt düzeydeki memurdan avukatlar ve en üst düzeydeki devlet personellerine kadar trilyonlarca kazancın sağlandığı bir menfaat çarkı ortaya çıkacaktır.”

“Müfettiş raporu sümen altı edildi”
Konu ile ilgili İçişleri Bakanlığı’na müfettiş görevlendirmeleri yönünde başvuruda bulunulduğuna dikkat çekilen dilekçede, şunlar kaydedildi:
“Ancak yaptığımız araştırmada İçişleri Bakanlığı tarafından müfettiş tayin edilmek suretiyle bir inceleme yapıldığı ve bu inceleme neticesinde düzenlenen raporda pek çok kişinin isminin geçtiği bu nedenle raporun sümen altı edildiğini öğrendik. Şunu belirtmek lazım ki, yapılan yolsuzluklar neticesinde pek çok kişinin mal varlığında astronomik derecede bir artış olmuştur. Bu nedenle bu menfaat çarkının ortaya çıkarılmasıyla, anayasada devletin temel niteliklerinden sayılan sosyal hukuk devleti ilkesini ortadan kaldırmaya ve devletin itibarını zedelemeye yönelik, bir plan doğrultusunda ve sistemli olarak, iştirak halinde işlenen siyasal bir suçun da işlenmiş olduğu ortaya çıkacaktır. Yapılan eylemler, bir plan doğrultusunda sistemli olarak, iştirak halinde devleti zarara uğratma amacıyla kasten işlenen bir siyasal suç olup, anayasayı ihlal niteliğindedir. Belirtilen ve açıklanan eylemlerden dolayı dönemin İl Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve dönemin Vali Yardımcısı Erol Özer’den şikayetçiyiz.”
Dilekçede, iddia konusu eylemlerin işlendiği tarihte görevli olan Hüseyin Avni Mutlu ile yardımcısı Erol Özer hakkında, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilerek, delilleri yok etme, değiştirme veya gizleme olanağı bulunduğu için şüpheliler hakkında tutuklanma emri çıkartılması istendi. Dilekçede, şunlara yer verildi:
“Gerek savcılık soruşturma aşaması ve gerekse mahkeme yargılama aşamalarında gösterilecek tanıkların gizli tanık olarak ifadelerinin alınması ve gizlilik esasına uyulmasının sağlanmasını, İçişleri Bakanlığı’nın 5233 sayılı yasa kapsamında yapılan başvurulara ilişkin usulsüzlük ve yolsuzluk olması hasebiyle müfettiş tayin edilip, edilmediği, şayet bu konuda daha evvel düzenlenmiş ancak ilgili mercilere bildirilmemiş bir müfettiş raporu var ise bu raporun derhal gönderilmesini talep ediyoruz. Ayrıca, şüpheliler hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun, ‘Resmi evrakta sahtecilik’, ‘Dolandırıcılık’, ‘Siyasal suç işlemek’, ‘Suçluyu kayırmak’, ‘Suç delillerini gizleme ve değiştirmek’, ‘Suçluya yardım etmek’, ‘Görevde yetkili kötüye kullanmak’ ve ‘Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi’ maddeleri gereğince soruşturma yapılarak, iddianameyle dava açılması arz ve talep olunur.”
(İHA)
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.