Suriyeliden Suriyeliye 4 milyon dolarlık vurgun!
Ülkelerindeki savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeliler, Mersin’de kendi vatandaşları tarafından akıl almaz bir yöntemle yaklaşık 4 milyon dolar dolandırıldı.
İddiaya göre, Mersin’in merkez Mezitli ilçesinde bir süre önce yatırım şirketi kuran Suriyeli Saddıq H. isimli şahıs, ülkelerindeki savaştan kaçarak Mersin’e gelen Suriyelilere, şirkete yatırdıkları para kadar her ay yüzde 10 oranında kar payı vermeyi vadetti. Ellerindeki tüm birikimlerini ve mal varlıklarını satarak şirkete bir sözleşme karşılığında yatıran Suriyeliler, ilk aylarda düzenli olarak yüzde 10 paylarını aldı. Suriyeliler arasında giderek yayılan ve akraba, eş, dost birbirlerine önerilen sisteme dahil olan Suriyeli sayısı her geçen gün arttı. Kimisi evini, arabasını, kimisini eşinin altınlarını satarak, kimisi de elindeki tüm birikimi olan ve en düşüğü 10 bin dolardan başlayıp 250 bin dolara kadar çıkan paralarını söz konusu şirkete yatıran Suriyeliler, 14 Temmuz 2016 tarihinde şirket sahibi Saddıq H.’nin, şirket merkezi ve şubelerini boşaltarak ortadan kaybolmasıyla neye uğradıklarını şaşırdılar. İddia edilen vurgunla yurt dışından katılanlar da dahil 200’ün üzerinde Suriyelinin yaklaşık 4 milyon dolarını kaybettiği ortaya çıktı.
Bugün sabah saatlerinde şirketin Mezitli ilçesindeki boşaltılan şubesi önünde toplanan bir grup Suriyeli, avukatları ile birlikte açıklama yaparak, kendi vatandaşları tarafından dolandırıldıklarını ve perişan olduklarını belirtip, Türk hükümeti ve adaletinden yardım istediler.

“HEMŞEHRİLERİNE İNANAN YÜZLERCE İNSAN MAĞDUR OLDU”
Burada, dolandırılan Suriyelilerin tercümanlığını yapan kendisi de Suriyeli asıllı Selim Kuveka, İHA’ya yaptığı açıklamada, Mersin’de yaşayan Suriyelilerin, kendi hemşehrileri olduğu için şirket sahibi Saddıq H.’ye inandıklarını, bu insanın garibanlara yardımcı olacağını düşündüklerini söyledi. Kuveka, “Bu insan, ‘kimin parası varsa getirin çalıştıralım. Burada ticaret yapacağız. Bizim yurt dışında da ticaretimiz var. Güzel paralar kazanıyoruz’ diyerek insanları kandırıp, üç-beş ay ödemeler yaptı. Herkese düzenli bir şekilde ödüyordu. Herkes ona inandı. İnananlar Suriye’deki akrabalarına da haber vermeye başladılar. Kimi evini sattı, kimi eşinin altınlarını sattı, kimi Suudi Arabistan’da çalışan akrabalarından aldıkları paraları yatırdı. Yüzlerce insan bu şekilde mağdur oldu” dedi.

KUVEKA: “TÜRK HÜKÜMETİNDEN YARDIM İSTİYORUZ”
Mağdur olan Suriyeliler adına konuştuğunu belirten Kuveka, Türk hükümetinden sorunun çözümü için yardım istedi. Konuşmasında, “Bu sorunun çözülmesini istiyorum” diyen Kuveka, şöyle devam etti:
“Türk hükümetinin bu işe el atması lazım. Gerçekten şu anda benim tanıdığım 150 aile var mağdur durumda, ev kirasını ödeyemiyor, aç yatıyorlar. Kimin kapısını çalacaklar? Kendi paralarıyla rezil oldular. Bu da hemşehrileri olur. Ne yapacaklarını şaşırdılar. Şu anda burada bulunan insanların bazıları 10 kişiyi temsil ediyorlar ve benim duyduğum kadarıyla 3-4 milyon dolar kayıpları var. Bu bizim bildiğimiz, sadece Mersin’deki rakam. Şu anda bu insanların çoğu mağdur, 5-6 aydır ‘bugün, yarın’ denilerek oyalanıyorlar. Buradan yok oldular, kayboldular. Nerede saklandıklarını kimse bilmiyor. Türk hükümetimizden adaletin tecelli etmesini istiyoruz. Bir an önce bu sahtekarları yakalasınlar ve bu insanların mağduriyetini gidersinler.”

AV. GÖKALP: “200’ÜN ÜZERİNDE AİLEDEN SERMAYE İÇİN PARA TEMİN ETMİŞ”
Dolandırılan Suriyelilerin avukatı Hibe Gökalp ise bunun Türkiye’de yaşanan ilk olay olmadığını, ancak bunun üzücü yanının, savaştan kaçan yabancı uyruklu insanların Mersin’de yine kendileri gibi yabancı uyruklu bir şahıs tarafından dolandırılmaları olduğunu söyledi. “Mağdur olan bir şahsın, mağdur olan diğer şahısları mağdur etmesi, bizim üzerinde durduğumuz konu” diyen Av. Gökalp, “Mersin’de Roots adında bir yatırım şirketi açılıyor. Bu şirketin kurucusu da Suriyeli ve Suriyelilere yardım adı altında, her ay yatırılan hissenin yüzde 10’u oranında kar vereceğini vadediyor ve bu şekilde 200’ün üzerinde aileden sermaye için para temin ediyor. Kimi altınlarını, kimi evini, kimi dükkanı satıyor, kimi elinde avucunda ne varsa savaştan kaçarken edindiği bütün mal varlığını getiriyor ve bu şirkete, her ay düzenli kar getireceği düşüncesiyle sözleşme karşılığında yatırıyor. Sözleşmeler de Arapçadır ve bu sözleşmelerde hakları yazılıyor. İnsanlar da buna güvenerek, herkes bir yatırım yapma niyetiyle inanıyor ve Mersin’deki bütün yakınlarıyla paralarını yatırıyorlar. Yaklaşık 4 ay boyunca kar elde ediyorlar. Kar elde edildikçe güven daha da artıyor ve şahısların sayısı da daha çok artıyor. Yaklaşık 2,5 milyon dolardan bahsediyoruz. Bu, bana başvuranların yatırdığı miktar. Şahıs ortadan kayboluyor ve insanlar dolandırıldıklarını anlıyorlar” ifadelerini kullandı.

“ÇOK ZEKİCE PLANLANMIŞ BİR DOLANDIRICILIK SÖZ KONUSU”
Şirket kurucusunun bir süredir kayıp olduğunu ve hiçbir şekilde izine rastlanamadığını dile getiren Av. Gökalp, şu ana kadar kendisine yaklaşık 150 Suriyelinin başvurduğunu ve hepsinin de birbirleriyle akraba olduklarını ifade etti. Gökalp, “Şu anda hala dolandırıldığını anlamayan yüzlerce insan var. Biz bu konuyla alakalı Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nda suç duyusunda bulunup, Suriyelilerin yasal haklarını savunacağız. Konuyu adli yargıya intikal ettireceğiz. Bu konuyla alakalı diğer insanların mağdur olmamaları adına, çünkü ülkemizde milyonlarca Suriyeli vatandaş var ve buna inanmamaları, daha fazla insanın mağdur olmaması adına duyurmak istedik. Bize yaklaşık 150’nin üzerinde başvuru oldu ve hepsi birbirinin akrabası. Daha başvuru yapmayan, dolandırıldığını anlamayan da var. İşin ilginç yanı, yurt dışında olup da buna yatırım yapanlar da var. Yurt dışındakilerin birçoğu daha konuyu bilmiyor, bilenler ise vize alıp ülkeye giremedikleri için başvuru yapamıyorlar. Bu konuda ciddi bir mağduriyet söz konusu ve çok zekice planlanmış bir dolandırıcılık söz konusu” şeklinde konuştu.
(İHA)
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.