Önce, Asım Aykan’a bir teşekkür edelim. Beşirli’de Lütfi Göktaş ormanlığı oluşturduğu için.

Önceki gün Ortahisar Belediyesinin yapacağı Eko Park’ın temel atma törenine katıldık. Tören alanında gazeteci dostumuz Aydın Gelleci’nin dikkatini çekmiş, etrafında deli gibi taşıt trafiğinin olduğu ormanlık alanda gürültü hiç yok. Çünkü, ağaç; en iyi ses izolasyonu.

Lütfi Göktaş ormanı müthiş bir ekolojik yapı içinde. Burnumuzun dibindeydi içine giremiyorduk. Girdik, şaşırdık. Sanki, balta girmemiş orman gibiydi. Eko Park, bir yaprağa bile zarar gelmeyecek şekilde planlanmış. Projenin fikir adamı Ufuk Hoş, çalışanların tümüne şu ikazı yapıyordu “Bir yaprak bile dalından kopmayacak. Kurumuş ağaç bile kesilmeyecek..”
Bu kadar hassa Ufuk Hoş’a tören alanında dedik ki..”Burada  duyarlısın da  az ilerde 200 metre mesafede dolgu alanının otopark yapılmasına niye sessizsin..?”

“Değilim” dedi. “Parti grup toplantısında hassasiyetimi dile getireceğim.”

Umarın getirir.

Beşirli’de 200 metre mesafede doğaya ve yeşile saygıda acayip çelişki var. Birinde yaprak korunacak, diğerinde yeşil kazılacak, otopark yapılacak.
 
Süleyman Soylu 50 metre mesafeyi niye yarım saatte alıyor?..

Hafta sonu, Bakan Soylu’nun Trabzon temaslarını iki yerde takip ettim.

Birİ, eko park temel atma töreni, diğeri de Trabzon Müzesinin açılışında. Her iki yerde de makam arabasına gidiş mesafesi ortalama 30 metreyi geçmiyordu. Bu kısa mesafeyi, Soylu yarım saatte zor aldı.

Niye?

Çünkü; vatandaşın derdine çözüm bulunamıyor.

Umut, Soylu.

Önceden iktidar partisi “Milletvekilleri halk günü yapardı” şimdi yok.

Belediye başkanları “Halk günü” yapardı, şimdi yok.

Vatandaş vekilin kapısını çalıyor, bakana plase ediliyor.

En ufak sorunun bile bakan tarafından çözüleceği inancı hakim olmuş. Trabzon’da.

O nedenle Soylu’nun Trabzon’a gelmesi vatandaş için bir fırsat olarak görülüyor. En basit iş için bile Soylu bekleniyor. Soylu adeta ablukaya uğruyor. 30 metre mesafeyi, yarım saatte zor alıyor.

Mektuplar, notlar havada uçuyor. Millet birbirine eziyor. İtişiyor kalkışıyor. Derdi olanı, dinleyeni olmadığı için Soylu’dan çare arıyor.
Oysa, Soylu’yu bunaltmamak gerek.

İktidar partisi bütün dinamikleri ile bu hoş olmayan manzaraya çözüm bulmalı.

Yeniden halk günleri başlamalı.

Vekiller sorumluluk almalı.

Belediye başkanları da.
 
Ahmet Hakan Arıkan ile ayaküstü!..

Ahmet Hakan Arıkan, Trabzon’un yeni emniyet müdürü. 3 gün önce görevi devraldı. Cumhuriyet Balosunda tanıştık. Ayak üstü sohbet ettik. Yanımızda Polis müfettişliğine atanan Murat Köksal’da vardı. Arıkan’a şunu sordum…”Görev anlayışınızda önem verdiğiniz üç şey nedir…?” Cevap vermeden Valilik Basın Halka ilişkiler müdürü Salih Özkan devreye girdi dedi ki.. ”İnsan hakkı, eşit muamele ve liyakat…” Arıkan da başını salladı okeyledi, ancak bir hatırlatmada bulundu…” Burada benim devre üstüm ağabeyim var(Murat Köksal’ı kastederek) O’nun yanında konuşmak bana düşmez. Kendisinden Trabzon ile ilgili müthiş yararlı bilgiler aldım…” Arıkan’a şu soruyu da sordum..” Bulduğunuz kadro ile mi çalışacaksınız yoksa, getireceğiniz kişiler var mı?” Bu soruma şöyle cevap verdi..”Biliyorum gazecilik yapmak istiyorsun ama çok erken soruyorsun. Hele dur biraz bekle..”

Arıkan gülen yüzlü  biri, ama derin. Soylu O’nu seçim bölgesine göndermişse, çok özelliği vardır.

Kısa süren ayak üstü sohbette bu izlenimi aldım.
 
ZAYTUNG
‘Efendiler, yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz’’ Sözünün Ardından ‘‘Paşam öğleden sonra tatil mi?’’ Sorusunu Yönelten Bilecik Mebusu Nejat Ekrem Bey, Mezarı Başında Anıldı...
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hakan 1 ay önce

Görüşleriniz tam yerinde ama halk günü hergün yapsalar ne olur ki bugün git yarın gel biz halledecez ismini yaz bana kelimeler bunlar ama herhangi bir sonuç yok anlıcağınız işleri dalga geçmek