AYASOFYA, CAMİ VASFINDA OLUP SEMBOL CAMİLERDENDİR
Özgenç, “İşgalci durumda olan Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar genel müdürlüğünün mülkiyetinde olduğu bilinen Ayasofya’yı teslim etmelidir. Ayasofya ve benzeri mabetler ibadet için yapılmıştır kar amaçlı kullanılsın diye değil. Geçmişte bir şekilde yanlış bir karar alındı diye o kararda ısrar etmenin kime ne faydası olur” dedi.

Dernek olarak biz bir kaç yıldan beri müzeye çevrilen Ayasofya'ların camiye dönüştürülmesi yönünde müteaddit defalar açıklamalar yaptıklarını hatırlatan Özgenç “Ayasofya konusunu sık aralıklarla gündeme taşımamızdan 15 gün sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın İstanbul'da Arap Camii’nin açılış töreninde ‘Trabzon Ayasofya Camisi de, bugüne kadar aslında hiç olmadığı şekliyle maalesef müze haline getirilmiştir. Bizim dönemimizde böyle bir şey olamaz. Camiler Allah'a ibadet edilen yerlerdir, hiçbir kanun onu asıl maksadından başka bir yere götüremez. İnşallah en kısa zamanda Trabzon Ayasofya Camisi'ni hep beraber açarız. Trabzon'a gideriz bir cuma namazı da inşallah orada, ecdadımızın camisinde 'Allahu Ekber' diyerek, saf tutarız’ temennisinin beklentisinin bir an önce hayata geçmesini arzu ediyoruz. Başbakan Yardımcısı Arınç'ın Trabzon Ayasofya hakkında konuşmasının ardından sağ duyulu ve objektif bakış açısıyla hareket eden STK'ların destekleyici açıklamalarının sürmekte olduğu görülüyor. Bu gayretli çalışmalar Trabzon adına sevindiricidir. KOBİDER olarak bizlerde tarihi ve kültürel açıdan önem arzeden bu konunun yakın takipçisi olduğumuzu kamuoyuna bir kez daha deklare etmek istiyoruz” diye konuştu.

“Trabzon Ayasofyası kendi adını taşıyan mahalleden veya Trabzon'dan ibaret değildir. Dolayısıyla bu kentte bulunan Ayasofya'nın eski haline yani camiye dönüştürülmesi sadece Trabzon'u ilgilendirmez yeri geldiğinde tüm Türkiye'yi ilgilendirir” diyen Özgenç “Trabzon'daki 500 yıllık Ayasofya ibadete açılmalı müze olarak kalmamalı. 60 yıl kadar önce kamuoyundan gizlice alınan bir kararla daha doğrusu bir oldu bittiyle müzeye çevrilen Trabzon Ayasofyası hakkında cami kararı alınarak bir an önce uygulamaya geçilmeli. İşgalci durumda olan Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar genel müdürlüğünün mülkiyetinde olduğu bilinen Ayasofya’yı teslim etmelidir. Ayasofya ve benzeri mabetler ibadet için yapılmıştır kar amaçlı kullanılsın diye değil. Geçmişte bir şekilde yanlış bir karar alındı diye o kararda ısrar etmenin kime ne faydası olur. Ve bu yanlışa bilerek veya bilmeyerek alet olanların ‘Ayasofya müze kalmalı’ diye ısrar edip savunmalarının da bir anlamı yok. Birde muhalif çevrelerden ‘camilerde iki saf olmuyor’ diye iddiada bulunanlara şunu hatırlatmak lazım günde 10-15 kişinin ancak gezdiği müzede ziyaretçi kadar personel bulunduruluyor. Cami konusunda istatistiki bilgiler verilip Trabzon'da kaç tane cami olduğunu dolayısıyla yeni bir camiye ihtiyaç olmadığı öne sürülüyor” şeklinde konuştu.



“AYASOFYA, CAMİ VASFINDA OLUP SEMBOL CAMİLERDENDİR”

Özgenç, Ayasofya’nın sıradan mahalle camisini bir tutan anlayışı anlamanın mümkün olmadığını ifade ederek “Ayrıca ‘burada cami kıtlığımı var’, ‘100 metre ileride cami var’ zihniyetinde olanlar ise kafalarını kumdan çıkarıp zamanında Ayasofya cami iken neden 100 metre ileriye neden yeni bir cami yapıldığını sorgulamalı. Kimler tarafından hangi amaç ve düşünceler ile tarihi Ayasofya'nın yanına yeni bir cami yapılarak buranın müzeye dönüştürüldüğünü de iyice sorgulamalı. Ayasofya sembol camidir, değil iki sıra cemaat olması iki kişi dahi ibadet etse yine aslına dönüştürülmelidir. Trabzon halkına çağrıda bulunuyorum. Şehri feth eden kumandanın mirasına sahip çıkılmalı. Ecdat yadigarı tarihi yapının vakfiyeye aykırı olarak kullanılmasına sessiz kalınmamalı. Bu ülkeyi bize vatan yapanların emanetlerini ne pahasına olursa olsun muhafaza etmeliyiz. Sivil toplum gücünü göstermeli. Trabzon halkı Ayasofya'nın geleceği hakkında sesini yükseltmeli ve birkaç olumsuz tepkiden dolayı cami kararından vazgeçmemeli. Boş ve anlamsız olan ‘Ayasofya müze kalmalı’ sözlerine itibar edilmemeli. Ayrıca Ayasofya'nın camiye çevrilmesi halinde esnafın endişe etmesine hiç gerek yok. ’Esnaf tedirgin’ şeklindeki sözler tamamen bazı çevrelerin uydurma ve olumsuzluk oluşturma halidir. Zira; tüm tarihi cami ve müzelerin etrafında yerli ve yabancı turistlerin her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri dükkanlar mevcuttur. Örneğin Sultanahmet cami, Süleymaniye cami, Büyük Ayasofya, Sümela Manastırı ve pek çok tarihi yapıların civarlarında küçük esnaflara ait işyerlerinin bulunduğunu ve işlerinin de iyi olduğu bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla orada işyerleri bulunan işletme sahiplerinin endişeye, kaygıya, karamsarlığa ve umutsuzluğa kapılmasına hiç gerek yoktur” ifadelerini kullandı.
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.