HAREKET ETMİYORSANIZ YANDINIZ!
Otuzlu yaşlardan sonra insanların yaşlanmaya başladığını ve bu yaşlanmanın belirtisinin yavaşlama olduğuna dikkat çeken Algün, "Şişman hastalarla yaptığımız görüşmelerde sık yapılan şikayetlerden bir tanesi ‘yemediği halde kilo alma’ veya ‘su içse bile yarama’ durumudur. Hastalarımızın çoğu gençlikte yediğinin yarısını bile yemediği halde şişmanladığından yakınır. Öncelikle yaşlılık dediğimiz olay bir süreç olup, hiç bir insan bir günde yaşlanmaz. Otuzlu yaşlarda insan yaşlanmaya başlar ve bu yaşlanmanın ilk belirtisi yavaşlamadır. Hareketlerde başlayan bu yavaşlama ile beraber vücudumuzun bazal metabolizması da yavaşlar ve organizma eskiden olduğundan çok daha az enerji tüketmeye başlar. Normal koşullar altında organizmamız hareket etmeden dahi belli miktarda enerji tüketmektedir. Bazal koşullarda tüketilen bu enerjinin düzeyi ne kadar fazla ise kişi o kadar şanslıdır ve şişmanlama şansı o kadar azdır. Hareketsiz zamanlarda bile tüketilen bu enerji miktarı azaldıkça kişi işte o zaman ‘su içse dahi kilo alma’ durumuna gelir. O zaman kilo vermek isteyen bir hastanın yapması gereken en önemli işlerden bir tanesi bazal koşullarda harcadığı bu enerjiyi arttırmanın yollarını aramaktır. Bunun da çok çeşitli yolları vardır. Her şeyden önce kişinin kas kitlesi ile bazal metabolizması doğrudan ilişkilidir. Zaten bu yüzden kas kitlesi hormonlarına bağlı olarak daha fazla olan erkekler bu konuda biraz daha şanslıdır" diye konuştu.

KAS KİTLESİNİ ARTTIRMANIN YOLU EGZERSİZ YAPMAK
Kas kitlesini arttırmanın en önemli yolu egzersiz yapmak olduğunu belirten Başhekim Algün, "Yani düzenli egzersiz yaparak kas kitlesini arttıran kişi yalnızca egzersiz yaparken değil, uyuduğu zamanlarda dahi daha fazla enerji harcamaya başlar. Bu açıdan bakıldığında özellikle orta yaşlı kimseler için egzersizin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Enerji tüketimini arttırmanın bir diğer yolu ise beslenme biçiminden geçer. Kişi ne kadar sık olarak beslenirse mide-barsak sisteminin tükettiği enerji de o derecede fazla olacaktır. Yani düşük kalorili ve kan şekerini hızlı yükseltmeyen gıdalar tüketiyorsanız, ne kadar sık beslenirseniz o kadar çok kalori tüketebilirsiniz. En başta insana garip gelen bu durum nedeniyle beslenme uzmanları hastalarına sık fakat az yemeyi önerirler. Mevsimine göre erik, elma, ayva gibi gıdalarla yapacağınız ara öğünler hem fazla acıkarak bir sonraki öğünde çok yemenizi önleyecek, hem de mide bağırsak sisteminizi devamlı çalıştırarak metabolizmanızı arttıracaktır. Yediğiniz besinlerin çeşitleri bazal metabolizma üzerine etkilidir. Mesela et, yumurta ve süt ürünlerinin bazal metabolizmayı arttırıcı etkisi olup belli aralıklarla tüketilmeleri durumunda zayıflamaya yardımcı olurlar. Yine sebze ve meyve tüketiminin de bu konuda olumlu etkisi olup, hem kabızlığı önlerler, hem de içerdikleri yüksek oranda lif sayesinde kitle etkisi ile tokluk hissi oluştururlar. Özellikle orta yaşlardan itibaren egzersiz ve beslenme biçiminizde yapacağınız basit birkaç değişiklikle bazal metabolizmanızı arttırabilir ve kilo almayı önleyebilirsiniz" şeklinde konuştu.
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.