ABD, PKK’ya giden silahların üzerini örttü
Irak‘a yasadışı yollardan silah sokup bunları PKK’ya sattığına yönelik iddialar 50 milyon dolarlık ceza ile hasıraltı edildi

Irak’ta Saddam rejiminin devrilmesinden sonra Bush hükümeti, çok tartışmalı bir karara imza atarak Blackwater isimli özel güvenlik şirketiyle anlaştı ve Irak’ın birçok bölgesinde güvenlik denetimini bu şirkete bıraktı. Birçok ülkenin ordusundan daha fazla askere ve son teknoloji silahlara ve helikopterlere sahip olan Blackwater, Irak’ta adeta terör estirmeye başladı. 2007 yılının eylül ayında ABD konvoyunu koruyan Blackwater askerleri, 17 Iraklı sivili öldürünce güvenlik şirketinin üyeleri Irak hükümeti tarafından istenmeyen adam ilan edildi. Blackwater askerlerinin Necef ve Felluce’de de sivilleri katlettiği ortaya çıktı. Ancak en büyük bombayı Amerikan Associated Press (AP) Ajansı’nın 21 Eylül 2007’de geçtiği haber patlattı.

AP’nin PKK bombası

AP, Türk ordusu tarafından düzenlenen bir PKK operasyonunda Amerikan menşeili silahlar ele geçirildiğini, Türkiye’nin bu silahların seri numarasını Bush yönetimine sunarak ‘PKK’nın eline Amerikan silahlarını kim veriyor?’ diye sorduğunu belirterek şüphelerin Blackwater üzerinde yoğunlaştığını duyurdu. İddiaya göre Blackwater, Irak’a yasadışı yollardan silahlar getiriyor ve ülkede bunları aracılara ya da doğrudan PKK üyelerine satıyordu. Hemen konuyla ilgili soruşturma açıldı. Yıllarca devam eden soruşturma sırasında büyük prestij kaybeden Blackwater ismini iki kez değiştirdi. Xe Services ve Academi LLC olarak Afganistan, Sudan, Kanada gibi ülkelerde güvenlik hizmetleri vermeyi sürdürdü.

İddianamede PKK yok

Amerikan Adalet Bakanlığı yıllar sonra hazırladığı raporda 17 maddelik bir suçlama listesi çıkardı. Sudan’a satılan kaçak uydu telefonlarından, Ürdün Kralı’na verilen silahlara kadar ufak tefek suçlamaların yanında Blackwater’ın, Dışişleri Bakanlığı’ndan lisans almamış olmasına rağmen yasadışı olarak faaliyet gösterdiği ülkelere kaçak silah getirttiği suçlaması da yer alıyordu. İddanamede PKK’ya herhangi bir atıf yapılmadı ancak burada kastedilenin Irak’taki suçlamalar olduğu anlaşılıyordu. Blackwater, uzun bir yargılama süreci ve sonunda yüksek miktarda prestij kaybı ve mali ceza ödemek yerine Adalet Bakanlığı’na anlaşma teklif etti.

Anlaşma yolunu seçtiler

Kuzey Carolina Bölge Mahkemesi’nde yargıç Louise W. Flanagan’ın onayı alınarak hayata geçirilen anlaşma Blackwater’ın tam istediği gibi oldu. Sadece Irak’ta yaptığı ‘hizmetler’ karşılığında 1.2 milyar dolar kazanan şirket, hakkındaki vahim iddialara karşılık 7.5 milyon dolar ceza ödemeyi teklif etti. Ayrıca izinsiz silah sevkıyatı suçlaması için de bunu lisanssız yaptığı için Dışişleri Bakanlığı’na 42 milyon dolar tazminat ödeyeceğini duyurdu. İki taraf imzaları attı, PKK suçlamaları uçup gitti.

Görev yeri Bağdat amacı Haçlı Seferi

Blackwater ile Bush yönetimi arasındaki yakın işbirliği, birçok uzman tarafından dini inançlara bağlanıyordu. Amerikan ‘The Nation’ dergisi yazarlarından Jeremy Scahill, ‘Bush’un Gölge Ordusu’ başlığıyla yayınladığı yazıda şu ifadeleri kullanmıştı: Bush yönetiminin şirketi kayırmasının Blackwater’ın başarısında payı olmadığı söylenemez. Şirketin kurucusu Prince, Bush’la aynı radikal inançları paylaşıyor. Prince’ın Malta Şövalyeleri ile de bağlantısı var. Malta Şövalyeleri, Haçlı Savaşları sırasında ünlenen ve Malta’dan Libya ve Tunus sahillerine sürekli baskınlar düzenleyen Tapınak Şövalyeleri’nin bir kolu. Bush 2001 ylında Afganistan’ın işgali öncesi ‘Haçlı Savaşı’ başlattıklarını söylemiş ve tepki çekmişti.

Şirket hakkında mahkemeye taşınan suçlamalar ise şunlardı:

- Blackwater yöneticileri Iraklılar’ın öldürülmesini teşvik ediyordu. Öldürenleri ödüllendiriyordu.

- Iraklılar’a işkence yapıldığını gösteren videolar, dokümanlar ve e-mailler soruşturma açılmasının ardından Blackwater yetkilileri tarafından hemen yok edildi.

- Şirketle ilgili soruşturmalarda yetkililere bilgi veren bir ya da daha fazla şirket üyesini bizzat öldürdü.

- Blackwater çalışanları Tapınak Şövalyeleri’nin gizli haberleşme yöntemlerini kullanarak birbirlerini tanırlardı.

- Blackwater askerleri, zihinlerini etkileyen ilaçlar ve uyuşturucular kullanırdı.

- Blackwater’ın sahibi Erik Prince, kendi özel uçağında Irak’a yasadışı silahlar sokardı. Patlayan mermileri kullanmasını ve bu şekilde “Iraklılar’a çok daha fazla zarar” vermesini isterdi.

Irak’ta işlediği suçlar dolayısıyla Irak hükümeti Blackwater’ın sınır dışı edilmesini sağladı. Şirket, kötü imajından dolayı isim değişikliğine de gitti ve Şubat 2009’da Xe Worldwide ismini aldı.

‘İslam’ı dünyadan silmek istiyorum’

Irak ve Afganistan’da yaptığı görevler sırasında adı cinayet, tecavüz ve silah kaçakçılığı gibi skandallara karışan güvenlik şirketinin sahibi Erik Prince’in Irak’a yasadışı yollardan sokulan silahları bizzat özel uçağıyla taşıdığı iddia ediliyordu. Blackwater üyeleri tarafından öldürülen Iraklı 60 sivilin yakınları tarafından Virginia’da açılan davada ifade veren şirketin iki eski çalışanı, Prince’ın kendisini Müslümanları öldürmekle ve İslam inancını yeryüzünden silmekle görevlendirilmiş bir haçlı gibi gördüğünü söylemişti. Buna göre Prince, Irak’a sadece kendisi gibi Hristiyanlığın tüm dinlerin üzerinde olduğunu düşünen insanların gitmesine izin verirdi. Iraklılar’ı öldürmek için buldukları her fırsatı değerlendirmelerini isterdi. New York Times’a göre Prince, kurduğu yeni şirket ile Birleşik Arap Emirlikleri hükümetiyle 500 milyon dolara varan bir anlaşma yaptı. Buna göre Birleşik Arap Emirlikleri hükümeti, Prince’in ülkede çıkabilecek olası isyanları bastırması için 800 kişilik bir paramiliter ‘ordu’ kurmasına izin verdi.
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.