“Suriye Demokratik Güçleri kılıfı altında PYD’nin..."
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Suriye Demokratik Güçleri kılıfı altında PYD’nin oraya sokulmaması gerektiğini ABD’lilere ifade ettik. Bu konuda da ’başka alternatifimiz yok’ diyemezler. Çünkü alternatif var ” dedi.
NATO Savunma Bakanları Toplantısı için Belçika’nın başkenti Brüksel’de bulunan Milli Savunla Bakanı Fikri Işık, Türk gazetecilerle bir araya gelerek sorularını yanıtladı. Temaslarına ilişkin bilgiler veren Bakan Işık, “Varşova zirvesinden sonraki ilk toplantı. Dolayısıyla orada alınan kararların uygulamaya geçmesi noktasında yoğun görüşmelerin ve tartışmaların yapıldığı bir toplantı. Aynı zamanda Musul ve Rakka harekatı öncesi ve içerisinde bu toplantının yapılmış olması bizim bölgemiz açısından önem taşıyor. Bölgedeki gelişmeleri de dikkate aldığımızda önemli bir toplantı. İki gündür yoğun gündemle toplanıyoruz. Terörden AB-NATO ilişkilerine kadar, Doğu ve Güneyden kaynaklanan tehditten yasadışı göçün önlenmesine kadar pek çok konuyu birlikte değerlendirmek, müzakere etmek ve tartışmak, alınması gereken tedbirlerin görüşüldüğü toplantı” dedi.
Brüksel’de ABD Savunma Bakanı Carter ile yaptığı görüşmeye ilişkin bilgi veren Bakan Işık, “Geçen hafta ABD Savunma Bakanı Carter Türkiye’ye gelmişti, Salı günü de Fransa’da, Amerika ve Fransa Savunma Bakanlıklarının ev sahipliğinde 13 ülkenin Irak ve Suriye ile ilgili toplantısı olmuştu. Geçen hafta biz bu bölgede Irak ve Suriye’den kaynaklanan tehditlerden en fazla etkilenen, ciddi faturalarını ödeyen bir ülke olarak böyle bir toplantıya davet edilmememiz konusunda Carter’e sitemlerimizi iletmiştik. Kendisi ‘ben toplantıdan sonra sizi bilgilendireceğim’ diye söz vermişti. Sayın Carter ile baş başa yarım saate yakın görüşme yaptık, son gelişmeleri 1 hafta sonra tekrar değerlendirdik. Arkasından Fransa, Amerika ve Türkiye olarak üçlü değerlendirme yaptık. Üçlü değerlendirmede de hem bir gün önce yapılan toplantıyı görüştük hem de bölgedeki son durumu görüşme imkanımız oldu. Arkasından Alman Savunma Bakanı ile özellikle Musul, Rakka ve Fırat Kalkanı Harekatı ama ağırlıklı olarak Ege’deki göçmen krizini ele alan bir görüşme yaptık. Daha sonra da İngiltere Savunma Bakanı ile yine Irak ve Suriye, ağırlıklı olarak savunma sanayini içeren bir görüşme yaptık. Akşam üstü de genel sekreterle kısa bir görüşme yaptık. Görüşmeler verimli ve iyi oldu” diye konuştu.

“NATO’NUN EGE’DE KUVVET BULUNDURMASINA GEREK YOK”
Ege’de NATO kuvvetlerinin bulunmasına gerek kalmadığını açıklayan Bakan Işık, “Ege’deki yasadışı göç günlük 7 bini geçen bir sayıya ulaşmıştı. Bu insani trajedilere yol açıyordu hem insan kaçakçılarına çok büyük fırsat sağlıyordu, hem de Avrupa’nın güvenliğini ciddi tehdit teşkil ediyordu. Türkiye’nin onayı ile NATO aktivitesi başlatıldı. Bu aktivite ile beraber Türkiye ile AB arasında birebir anlaşması dediğimiz bir anlaşma da imzalandı. Geldiğimiz noktada bu yasadışı göç yüzde 96 oranında azaltıldı. Zaman zaman yüzde 99’a kadar çıktı. Bu başarı buraya NATO kuvveti geldiği için değil, denizde kurtarılan insanların yüzde 90’ını bizim Sahil Güvenlik Kuvvetlerimiz kurtardı. Biz Türkiye olarak, bu operasyonun amacına ulaştığını söylüyoruz. Bunu uzun süre devam ettirmenin amacı yok. Zaten yasadışı göçü engelleyen Türkiye. Biz Türkiye olarak bu konudaki çabalarımızı sürdüreceğiz, NATO kuvvetinin burada bulunmasına gerek yok. NATO şuanda bize Doğu Akdeniz’de özellikle artırılmış güvence tedbirleri konusunda taahhüdünü tam olarak yerine getirmedi. İtalya üzerinde özellikle güneyden bir göç dalgası var, burada da kuvvete ihtiyaç var, Karadeniz’de NATO’nun görünürlüğünün artırılması ile ilgili çalışma var, ‘kuvvetleri orada kullanabilirsiniz’ dedik, bunu da yıl sonuna kadar NATO aktivitesinin sonlandırılması ile ilgili görüşümüzü NATO’ya resmi olarak bildirdik. Bizim için artık NATO’nun Ege’de kuvvet bulundurmasının bir gerekliliği yoktur” açıklamasında bulundu.

“TÜRKİYE GEREĞİNİ YAPMAKTA TEREDDÜT ETMEZ”
Türkiye’nin Münbiç’teki PKK-PYD unsurlarına ilişkin tavrının net olduğunu belirten Bakan Işık, ABD’nin Münbiç’te kesinlikle PYD-YPG varlığının olmayacağını taahhüt ettiğini söyledi. Bakan Işık, “Biz de bu noktada hem ABD Başkanı hem de Savunma Bakanı düzeyinde verdiği taahhüdün bir an önce yerine getirilmesini istiyoruz. Bu Türkiye için olmazsa olmazdır. Bu noktada onlar da ’biz de elimizden geleni yapıyoruz, bu kesinlikle bu taahhüdü yerine getireceğiz’ diyorlar. Bu konu sürekli her toplantıda gündemimizde. ABD’nin bu konuda sözünün arkasında özellikle durduğunu bize ifade ediyorlar. Tabii bu saatten sonra sadece söze değil icraata bakmak durumundayız. Bir an önce inşallah verdikleri sözleri yerine getirirler. Yoksa Türkiye gereğini yapmakta tereddüt etmez” diye konuştu.

“UÇAKLARIMIZ GÖREV BEKLİYORLAR”
Musul’da terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyonda Türkiye’nin savaş uçaklarıyla destek verdiği hatırlatılarak bu konudaki desteğin artıp artmayacağının sorulması üzerine Işık, ABD, Fransa, Almanya ve İngiltere savunma bakanları ile görüşmelerinde bu konuyu da detaylı görüştüklerini belirtti. Bakan Işık, bu konu ile ilgili bazı prensip kararlarının alındığını belirterek, “Bunlardan bir tanesi Irak’ın ve Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde Türkiye’nin bu harekatlarda bulunması. Şu anda resmen hava harekatında varız. Uçaklarımız görev bekliyorlar, görev yazıldığı anda gereğini yerine getirmek için havalanacak şekilde şuanda hazır bekliyorlar. Kara harekatıyla ilgili de özellikle ABD, Bağdat yönetimi ile bu noktada daha yakın bir diyalogda bulunmamızı istiyor. Sayın Carter, Türkiye’deki görüşmesinden sonra Sayın İbadi ile yaptığı görüşmeden de bahsetti görüşmemizde. Özellikle tansiyonun, açıklamaların tonunun düşürülmesi konusunda sayın İbadi’ye de gereken telkinde bulunduğunu, gerekeni söylediğini ifade etti. Zannediyorum sayın İbadi’nin dünkü açıklamaları daha düşük bir tondaydı. Biz Türkiye olarak Irak ile kesinlikle her vesileyle diyaloğumuzu artırmak istiyoruz. Irak bizim komşumuz, Irak ile Türkiye’nin geriliminden ne Irak ne Türkiye kazanır. Bunun bilincindeyiz. Özellikle Türkiye ve Irak’ın bu konuda daha yakın konuda çalışmasının bölge açısından daha gerekli ve yararlı olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda Amerikan tarafının katkısına da teşekkür ederiz, memnuniyet duyarız. Çünkü bölgenin istikrarı en çok Türkiye’nin, Irak’ın, Suriye’nin yararınadır. bu anlayışla musul harekatının ilerleyen dönemlerde Irakı merkezi hükümeitnyle görüşemelerle türkiye üzerine düşeni yapmaya tereddüt etmeyecek. Diyalog kanallarının sürekli açık olması, iç politikaya bu ilişkilerin esir edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de Dışişleri Bakanlığımızın yoğun gayreti, çalışması var" diye konuştu.
Irak’ın toprak bütünlüğünün muhafaza edilmemesi durumunda Türkiye’nin bir faydasının olmayacağını vurgulayan Bakan Işık, "Bu anlayışla Musul operasyonunda Türkiye elinden gelen tüm desteği verecek. Bu konuda da Türkiye’nin Musul operasyonuna katılmasında bir anlayış birliği var" açıklamasında bulundu. Musul operasyonunda koalisyon güçlerinin dikkatli davrandığını kaydeden Bakan Işık “Özellikle Haşdi Şabi’nin, Haşdi Şabi olarak şu ana kadar operasyonlara katılmamasından memnuniyet duyuyoruz. Ancak ABD tarafının ve koalisyondaki ülkeleri Haşdi Şabi’nin Irak ordusu bünyesinde dahi bu operasyonlara katılmamasının temini konusunda özellikle dikkatlerini çektik. Çünkü böyle bir risk de var, bunu da not aldılar" diye konuştu.
Telafer’in Türkiye için önemine değinen Bakan Işık, "Telafer’in kesinlikle Telafer’in dışından bir güçle savunulmasının veya DEAŞ ile mücadele edilmesinin ileride çok büyük sorunlara yol açacağı için karşısında olduğumuzu söylüyoruz" şeklinde konuştu. Söz konusu bölgede Sunni ve Şii Türkmenlerin yaşadığına dikkati çeken Işık ”Biz burada kesinlikle Telafer’i Sunni Türkmenler ve Şii Türkmenlerin birlikte savunmasını istiyoruz. Bizim buradaki yaklaşımımız kategorik değil. Biz ’Sunni Türkmenler savunsun, Şii Türkmenler savunmasın’ gibi bir anlayışta değiliz" diye konuştu.
Yapılan görüşmelerin ardından Türkiye’nin Musul operasyonuna katılımının artıp artmayacağına ilişkin soruya cevap veren Bakan Işık, "Bu görüşmelerin sonucunda atacağımız adımlar daha ileri sonuçları doğuracaktır. Burada güvene dayalı ilişki oluşturmak durumundayız. Mutlaka bu görüşmelerin de sahada olumlu yansımaları olacak" açıklamasında bulundu.
Türkiye’nin Münbiç’te verilen sözlerin tutulmasını istediğini söyleyen Bakan Işık, “Münbiç’te daha önce var olmayan unsurların bugün Münbiç’te territorial alan oluşturmasına Türkiye kesinlikle müsaade etmeyecek. Bu açık. Bu PYD’nin kantonları birleştirme hayali açısından, Türkiye açısından öncelikli. ABD Savunma Bakanı, ’ABD olarak biz kesinlikle kantonların birleştirilmesine karşıyız’ diye bunu tekrar teyit etti. Bu bizim için önemli. Bunlar taahhüttür aynı zamanda. Biz Türkiye olarak kantonların birleştirilmesine kesinlikle karşı olduğumuzu bu konuda da bunu temin etmek için gereken ne varsa, ne pahasına olursa olsun yapacağımızı net olarak ifade ettik. Bu konuda da fikir birliğimiz var” şeklinde konuştu.

“ABD’nin tavrı yumuşuyor”
“Türkiye olarak Rakka’nın kendi insanları tarafından orada yaşayan insanlar tarafından savunulması konusunda her türlü desteği vermeye, yardımı yapmaya hazırız” açıklamasında bulunan Bakan Işık, olası Rakka operasyonuna yönelik şu ifadeleri kullandı:
“Özellikle Suriye Demokratik Güçleri kılıfı altında PYD’nin oraya sokulmaması gerektiğini ABD’lilere ifade ettik. Bu konuda da ’başka alternatifimiz yok’ diyemezler. Çünkü alternatif var. Türkiye olarak bu alternatifin en kısa sürede devreye alınması için de biz gerekeni yapmaya hazırız. Bu konuda ve özellikle Fırat Kalkanı Harekatı’nda da askerlerimizin koordinasyonu, diyaloğunun daha da artırılması için gerekli çalışmayı yaptık, biz arkadaşlarımıza gereken talimatı verdik, ABD Savunma Bakanı da gerekli talimatı verdi. Bu konuda hem Fırat Kalkanı Harekatı’nın bundan sonraki aşamasında hem de Rakka operasyonu için askerlerimiz birlikte hem planlama hem de diğer aşamalarda daha yakın çalışacaklar.”
ABD’li bir komutanın Rakka operasyonunda YPG unsurlarının da yer alacağı yönelik açıklamalarının bulunduğu iddiasının sorulması üzerine Bakan Işık, “Bunun olmaması gerektiğini biz söylüyoruz. Alternatif konusunda Türkiye’nin bu alternatifi oluşturma yeteneği var. O bölge insanından oluşacak özellikle Özgür Suriye Ordusu bünyesinde yeterli gücün oluşturulacağını biz söylüyoruz. ABD’nin bu noktadaki tavrını bu yönde değiştirmesini istiyoruz. Bu konuda da sonuna kadar ısrarcı olacağız. Şunu bilmeleri gerekiyor. Rakka’yı DEAŞ’tan temizlersiniz ama kısa ama uzun sürer operasyon fakat sonunda temizlersiniz. Fakat temizlendikten sonra ’Rakka’yı biz aldık’ deyip, PYD/YPG’nin burada hak iddia etmesi bölgede çok büyük sıkıntılara sebep olur bunun için de bu işi baştan ortadan kaldıralım. ABD’nin tavrı yumuşuyor, yani daha önce bu konuda çok özellikle katı duran ABD, şu anda daha yakın duruyor, olaya daha yumuşak bakıyor. Belki tereddütleri, ’bu kuvvet sağlanabilir mi, sağlanamaz mı’ noktasında olabilir onu da askerlerimiz ve ilgili kurumlarımız, istihbarat birimlerimiz görüşecekler ve bu görüşmelerin sonucunda inanıyorum ki YPG/PYD unsurlarının Rakka’da kullanılmadan bu operasyonun yapılması konusunda mutabık kalırız” dedi.
(İHA)
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.