Türkiye malına sahip çıktı kabahatli oldu!
ABD’nin önde gelen haber dergilerinden Newsweek, son sayısında Türkiye’nin Batılı müzelerle giriştiği, kendi sınırlarından kaçırılmış tarihi eserlerin geri döndürülmesi mücadelesini “milliyetçilik” olarak yorumlayarak, Türk yetkilileri eleştirdi.

Dergiye göre, Türk hükümeti, yabancı müzelerdeki eski Anadolu eserlerini geri kazanmak için yürüttüğü sözlü kampanya ile milliyetçi puan toplamaya çalışıyor. Geçen sene Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı, yabancı arkeoloji ekiplerinin kazı izinlerini askıya alabileceği tehdidinden, müzelere sergiler için eser gönderimini bloke edebileceğine kadar “agresif” önlemlere başvurdu. Son olarak geçen ay, New York’taki Metropolitan Müzesi, Londra’daki British ve Victoria and Albert Müzeleri’ne sergiler için eser gönderme lisansı vermeyeceğini açıkladı. Bunun ardından müzeler Bizans ve İslam, Hac gibi önemli sergilerini ertelemek ya da Türk olmayan eserlere başvurmak zorunda kaldılar. Dergiye, adını vermeden konuşan Batılı bir müze yöneticisi Türkiye’nin yaklaşımını, “Buna şantajdan başka bir şey demek zor. Tartışmalı eserleri geri almak için uluslararası arkeolojik çabaları tehdit etmek etik dışı” diye değerlendirdi.  Dergi yazıda Türkler için “arsız” ifadesini de kullandı.



Sfenks nasıl geri geldi?
Türkiye’nin ülkesinden yasadışı yollarla çıkartılan tarihi eserleri geri kazanmaya hakkı olduğunu kabul ettiğini vurgulayan dergi, son olarak bu çabaların bir sonucu olarak Yorgun Herkül heykelinin Türkiye’ye geri getirildiğini, 1998’den bugüne kadar Türkiye’ye 4 bin 519 kaçırılan eser geri getirildiğini hatırlattı.  Yazıda Alman arkeologların Boğazköy’de çıkartıp, 1917’de restorasyon için Berlin’e gönderdikleri 3 bin 500 yıllık iki sfenksin öküsü de yer aldı.  Geçen sene Türkiye’nin Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün (DAI) arkeoloji lisansını askıya alma tehdidi ile olayı hızlandırmaya çalışmıştığını yazan dergiye göre bu tehdit çok ciddiydi ve Alman hükümeti teslim oldu, sfenks kasım ayında geri alındı. Yine derginin yorumuna göre, Türkiye’nin DAI’nin altı kazı alanını kapatması, “şoke edici kültürel bir barbarlık olurdu”. 

İddia: Baskı yapılıyor
Fakat derginin haberine göre, Almanların Bergama’daki neredeyse yüzyıllık yatırımına karşın yerel yetkililer Almanlara hala şüpheyle yaklaşıyor. DAI, turizm yetkililerinden, yıkılan tapınakları yeniden inşa ederek ziyaretçiler için daha fotojenik bir hale getirmesi için baskı görüyor.  Dergi yazısına şöyle devam ediyor: “Fakat kendi miraslarını hırsızlar ya da şehir planlamacılarına karşı koruma konusuna gelince Türk yetkililer daha az heyecanlılar. DAI’nin Türkiye projesi direktörü Doktor Felix Pirson sık sık yerel polis tarafından çağrılarak, Bergama civarında yerli hazine avcıları tarafından parçalanmış antik mezarlarda “kurtarma kazıları” yapmalarını istiyor.
Mezar hırsızları organize, sistemli ve büyük ihtimalle yerel halka entegre olmuş durumda ve çok azı yakalanıyor.
Türk hükümeti aynı zamanda Allianoi’deki multimilyonlarca dolarlık baraj projesine izin verirken etrafındaki çok önemli arkeolojik alanların yıkılmasından hiç endişe duymadı. Yorgun Herkül heykelini isterken çok gayretli olan Başbakan Erdoğan, geçen sene İstanbul Yenikapı’daki Bizans arkeolojik kazılarına, Boğaz’dan geçecek tünel projesi için sonlandırılmasını emretti, tüm alan sonsuza dek yok oldu.”
Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun uzak sınırlarından getirilen eserleri müzelerinde tutması da eleştiri konusu oldu. Dergiye konuşan Avrupalı bir bürokrat, “Bir kere eserlerin orijinal yerlerine geir döndürülmesini istediğinizde absürd sonuçlara ulaşırsınız” diyor.
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.