Ev sahibi olmak için 3 altın öğüt
1) KONUTDER Başkanı Ömer Faruk Çelik, "Ödemede zorlanmayacağın ev al"

2) İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, "Metrekarelere takılma küçük olsun senin olsun"

3) İstanbul Gayrimenkul Değerleme Başkanı Ahmet Büyükduman, "Faizden korkma, kira yerine ev taksitini öde"

Türkiye'de ev sahipliği oranı hala yüzde 50'nin altında bulunuyor. Özellikle büyük şehirlerde kendi evinde oturanların sayısı kirada oturanların sayısından daha az. Bunun farklı gerekçeleri olduğunu belirten emlak uzmanları tasarruf eğiliminin istenilen seviyede olmamasının kiracılıkta etkili olduğunu söylüyor. Ancak ev sahibi olmak konusunda doğru adımların atılmaması da kiracılıktan ev sahipliğine geçişe engel oluyor. Türkiye'de bazı kişilerin birden fazla evi bulunurken bazılarının kiracı olmasının kader olmadığına dikkat çeken emlak duayenleri bunun için adım atmak gerektiğini söyledi

Bitmiş ev iyi bir alternatif

Kiradan kurtulmak için en önemli unsur hiç şüphesiz kira öder gibi kendi evinin taksitlerini ödemek. Birçok projede hemen teslim ve peşinatı düşük ev bulmanın mümkün olduğunu belirten KONUTDER Başkanı Ömer Faruk Çelik, "Kendi evine geçmek isteyen kişiler için çok fazla alternatif var. Eğer kira ödenirken aynı zamanda bir evin taksitinde zorlanılıyorsa bu durumda konut alıcılarının bitmiş ve hemen yerleşebilecekleri evi tercih etmesi gerekiyor. Bunun için peşinatı düşük, aylık ödemesi uygun olan birçok konut projesi bulunuyor" dedi.

Küçük ev büyük eve geçiş için bilet

Kendi evinde oturmak isteyen kişilerin atacağı bir diğer adım ise satın alınabilecek ve ödemede zorlanmayacakları ev. Bunun için küçük metrekareli evlerin iyi bir alternatif olduğunu belirten İstanbul İnşaatçılar Derneği Başkanı Nazmi Durbakayım, " Metrekarelere takılmamak gerekiyor. İlk ev işe yakın ve ihtiyaçların birçoğunu karşılayabilecek lokasyondaysa küçük ev ilk ev için ideal. Üstelik küçük evlerde 4-5 kişilik bir aile rahatlıkla yaşayabilir. Böylece küçük evle daha büyük evin kapısının da aralanması sağlanır. Bu yolla kiradan kurtulan ve daha sonra evini büyüten birçok kişi var. Kişiler beklentilerini üst seviyelerde tutmalı ama bunun için küçük adımların da atılması gerektiğini unutmamalı" şeklinde konuştu.

10 yıllık kira bedeli faizden fazla değil

Kiradan kurtulup konut almak için atılacak adımda en fazla çekinilen konu faiz olarak karşımıza çıktı. Bunun için nasıl bir yol izlenmesi gerektiğinin yanıtını ise İstanbul Gayrimenkul Değerleme Başkanı Ahmet Büyükduman verdi. Büyükduman, kiracıların zaten her ay belirli bir kira ödediklerine dikkat çekerek, ödenen kira ile 10 yılda çekilen paraya verilen faiz arasında çok büyük bir uçurum olmadığını söyledi. Büyükduman, ev sahibi olmak isteyen kişilerin faizden korkmaması gerektiğine de işaret ederek, faizlerin düşüş gösterdiği dönemde krediyi yeniden yapılandırma imkanı olduğunu da hatırlattı.

Konut artışından da kazanırsınız

Kirada oturan bir kişinin en iyi şartlarda aylık 500 lira kira ödediğini ve her yıl kiranın en az enflasyon oranında artış gösterdiğini belirten Ahmet Büyükduman, "500 lira kira ödeyen bir kişi enflasyonu da baz almadan kira artışının yıllık 50 lira olduğunu varsaydığımızda 10 yıl içinde kira için cebinden 87 bin lira para çıkarmak durumunda kalacak. Üstelik 87 bin lira artabilir ama azalmaz ve kiracı bu rakamı ödemek durumunda. Ödediği 87 bin liranın kiracıya geri dönüşü de söz konusu değil. Buna karşın aynı kişi, bankadan gidip yüzde 0,85 faizle 100 bin lira kredi çekse bankaya anaparaya karşılık ödeyeceği faiz rakamı 70 bin lira olarak hesaplanıyor. Kira için 10 yılda geri dönüşü olmayan 87 bin liraya göre faize daha az ödeme yapıyor. Bunun yanı sıra aldığı konutun da değeri 10 yıl içinde artış gösterdiğinden kiradan kurtulup krediyle bile olsa ev alan kesinlikle kazançlı çıkıyor" şeklinde konuştu.
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.