Kart aidatı ödememenin kolay yolu
Bankalar ile kredi kartı kullananlar arasında aidat tartışması sürerken, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin’den ilginç bir ‘tavsiye’ geldi. Bilgin, “Kredi kartı sözleşmesine el yazınızla ‘aidatı ödemeyeceğim’ yazın ve ödemeyin” dedi.Finans Derneği’nin Ankara’daki yemeğinde konuşan Bilgin, şunları söyledi:
“Cuma günü benzin almak için girdiğim istasyonda pompacı, kredi kartı aidatını ödemediğini söyledi.
‘Nasıl ödemiyorsun’ diye sorduğumda, ‘Sözleşme geldiğinde arkasına aidatı ödemeyeceğim diye not düşüp öyle imzaladım’ dedi. Bu kadar basit. Bankacı kredi kartı için geldiğinde bu notu ekleme şartı koyun. İzin vermiyorsa başka bankaya gidersiniz.”
Yargıtay kredi kartlarından alınan ücretin yasal olmadığı yönünde bir karar almıştı. Bankalar Birliği ise tüketicinin altında imzası bulunan sözleşmelere istinaden ücretlerin tahsil edildiğine dikkat çekerek, ‘yasal bir işlem yapıyoruz’ demişti. Bu açıklamayı tüketici derneklerinin ‘tepki olarak kart kullanmayın’ çağrısı izlemişti. Bilgin, “Gelişmeleri biz de yakından izliyoruz” diye konuştu. Cnbc-e’nin haberine göre Bilgin, bugünlerde en acil konulardan birinin de uzun, en az 2 - 3 yıl vadeli finansman ve kaynak bulma sorunu olduğunu söyledi.
Bilgin, “Bu konuda vergisel veya bize özel diğer avantajlar olabilir. Acil bir şeyler yapmak lazım” diye ekledi. Sektör rakamlarına da değinen Bilgin, bankacılık sektörünün 2012 Ocak’ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18’lik kar artışı ile ilgili, “Bankalarımızın faiz marjlarında bir iyileşme oldu. Temel sebebi budur” diye konuştu.

‘Aşırı tedbir büyümeye engel’
Bilgin, bankaların temmettü dağıtmamasının ise sonsuza kadar devam etmeyeceğini, yeri geldiğinde bunun değiştirileceğini söyledi. Bilgin, sektöre yönelik düzenlemelerde ‘hassas dengenin’ iyi korunmaması gerektiğini belirterek, “Tedbir alınırken ölçü kaçmamalı. Bu, ülkenin büyümesini bile engelleyebilir” diye konuştu.“Biz icrai müdahale etmeyiz; bizim görevimiz, önceden kuralları koyup uyulup uyulmadığına bakmak” diyen Bilgin, BDDK teknik çalışanlarının banka şubeleri bazında da denetlemeler yaptığını söyledi.

 

Basel’in etkisi hissedilecek
Tevfik Bilgin, 1 Temmuz’da Basel II’ye geçişle birlikte sermaye yeterlilik rasyolarında ortalama 1.4 puan düşüş hesapladıklarını açıkladı. Bilgin, “Önümüzdeki dönem bankacılıkta önemli problemlerden biri de bu olacak” dedi. Bilgin, “Yaptığımız çalışmalara göre, Basel II’ye geçince SYR’ler ortalama 1.4 puan düşüyor. Önümüzdeki dönemde bankacılıkta önemli problemlerden biri de SYR’ler olacak, aşağı salınım var, Basel’in etkisi de söz konusu olacak. Kurumların becerisi de bu  zamanlarda kendini gösterir” dedi.

‘Lisansta Türkiye’nin şerefiyesi olmalı’
BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, yeni bankacılık lisansları ile ilgili de şöyle konuştu:
“Kuruluş izni alarak ilk aşamayı geçmiş bir bankamız var; faaliyet izni için  gelmelerini bekliyoruz. Sair sıfır lisans talepleri var. Ama Türkiye’ye girişin bir  şerefiyesi olmalı” dedi ve 300 milyar dolar ve reputasyonun ön koşul olduğunu vurguladı. Bilgin sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’ye öyle bir teveccüh var ki; önümüzdeki dönemlerde de yeni sinyaller olabilir... Bir bankayı soymanın en kolay yolu o bankaya sahip olmaktır. Bence, BDDK gibi kurumların topluma karşı ilk ve en büyük günahı lisans konusunda yapacakları hatadır. Bu konuda çok keskinim.”
BDDK’nın incelemesinde kaç başvuru olduğu sorusunu ise Bilgin, “Elimizde bir başvuru var” diye yanıtladı. Hafta başında basında, İtalyan Bankası Intesa’nın bankacılık lisansı almak için BDDK’ya başvurduğu bilgisi yer almıştı.

 

KONUT KREDİSİNE DİKKAT ÇEKTİ: HASSAS OLALIM
Bankaların konut kredisi kullandırdığı kişi sayısının 1 milyon 360 bin kişi olduğunu söyleyen Bilgin, “Burada müthiş potansiyel var. Konut kredileri, KOBİ’lerle birlikte, bankacılıkta geleceğin yıldızı; ancak son krizlerin temel sebebi varlık fiyatlarının da şişmesiyle birlikte konut kredileri. BDDK’nın, SPK’nın hassas olması lazım” dedi.

Takipteki krediler büyük risk
Bilgin, sektörün geleceği ile ilgili yaptığı projeksiyonda, yakın vadede en büyük riskin kredilerin takibe dönüşümü olacağını kaydederek, “Bu konuda bazı sinyaller alıyoruz. Bu, özellikle izlenmeli. Gerektiğinde önlem alınabilir; sadece ortalamalara değil, banka bazında da bakmak lazım” diye konuştu.

Takipteki alacaklar yükselişte
Bankacılık sektöründe takipteki alacakların kredilere oranı 2011 sonunda brüt yüzde 28 olarak gerçekleşti. BDDK’nın 9 Mart tarihli verilerine göre, brüt takipteki alacaklar toplamı 19.6 milyar  TL. Bu oran 2011 sonunda 18.8 milyar TL seviyesindeydi.

İki yılda yüzde 63.7 artış
BDDK verilerine göre konut kredileri iki yıl içinde yüzde 56.7 oranında artarak, 26 Mart 2010’daki 47 milyar 663 milyon TL seviyesinden, 24 Şubat 2012 tarihinde 74 milyar 708 milyon TL seviyesine yükseldi. Konut kredileri bir yılda 27 milyar TL’den fazla arttı.
Konut kredileri son bir yılda ise yüzde 18 oranında artarak 25 Şubat 2011 tarihindeki 63 milyar 323 milyon TL seviyesinden, 24 Şubat 2012’de 74 milyar 708 TL seviyesine yükseldi. Konut kredileri bir yılda 11.5 milyar TL artış gösterdi.
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.