Toyota CEO'su: Türkiye kendi otomobilini üretir
Özer yaptığı açıklamada, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın yerli otomobil konusuna çok önem verdiğini belirterek, "2023 yılında yani Cumhuriyetin 100. yılında ülkenin belli hedefleri var. Şimdi ihracatı 500 milyara çıkarmak, Türkiye’yi en büyük 10 ekonomi arasına getirmek gibi. Ben kişisel olarak yerli otomobilin başarılacağına inanıyorum" dedi.

Özer, Türkiye’nin 2023 hedefleri kapsamında ciddi hedefler edindiğine dikkati çekerek, otomotiv sektöründe 75 milyar dolar ihracat hedefinin çok önemli olduğunu anlattı.

Bunun için otomotiv ihracatının 3 katına çıkarılması gerektiğine işaret eden Özer, "Bunu yeni yatırım olmadan yapmak biraz zor. Ama genel olarak bu hedeflerin tutturulacağına inanıyorum. Böyle bir ekonomi içinde Türkiye’nin bir otomobil markası olması gayet doğal. Bu olamayacak bir şey de değil" diye konuştu.

Özer, otomobil üretiminin zor bir uğraş olmadığını ancak "Yüzde 100 yerli olsun" anlayışının üretim konusunu zorlaştırdığını ifade etti.

Türkiye’nin bazı otomobil parçalarını ithal etmek zorunda olduğunu anlatan Özer, şöyle devam etti: "Yani otomobil üretmek aşırı zor bir iş değil. Sadece yorgunu yokuşa sürmemek lazım. Yüzde 100 yerli olsun gibi şeyler biraz zor. Japonya otomotivin merkezi olmasına rağmen orada üretilen yüzde yüz Japon mudur, hiç alakası yok.

Önemli olan markanın Türk olmasıdır. Markanın, şirketin, hatta ortakların Türk olması önemli. Ondan sonra bazı parçaları değişik yerlerden getirip yaparsınız.

Her şeyin Türkiye’de bulamazsınız ki." Özer, yerli otomobil konusuna sıcak baktığını belirterek kendi üretimlerinin büyük çoğunluğunun da yerli olduğunu savundu.

Toyota Verso’nun son derece yerli olduğunu ifade eden Özer, "Otomobil konusunda yüzde 69 pazarın ithal olması hoş bir durum değil. Şu anda bizim ürettiğimiz Verso modelinin hacmi olarak yüzde 86’sı yerli. Burada mesela motoru Polonya’dan getiriyoruz. Onu mecburen ithal etmek zorundayız. Ama onun dışında parasal olarak ta yüzde 54 civarında yerli. Bu arabanın çoğunluğu yerli yani" ifadesini kulandı.

"Model çeşitliliğini artırmak çok önemli"

Yerli otomobil üretimi konusunda model çeşitliliğinin olmasının önemine dikkati çeken Özer, bu şekilde üretilen otomobillerin rahatlıkla satılacağını dile getirdi.

Özer, otomobilin pazarlamasının üretiminden daha önemli olduğuna vurgu yaparak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Burada en düşündürücü konu, üretim değil pazarlamadır. Yeni bir marka kurup onun dağıtımını yapıp, toplum da bunun kabulünü sağlayıp bunu satabilmek.

Yani kaliteli bir araç üretip bunu pazarlamak lazım. Yerli otomobilde model çeşitliliğini artırmak çok önemli. Yani şimdi bir tane araba ürettik. Eskiden Anadol üretip satıyorduk çünkü seçenek yoktu. Yani o yüzden herkes alıyordu.

Almak zorundaydı yani." Geçmiş yıllarda tek tip üretilen araçların satıldığını anlatan Özer, model çeşitliliğinin artmasıyla birlikte insanların tek tip almaktan vazgeçtiğini söyledi.

Özer, Türkiye’de otomotiv sektörünün yüzde 69’unun ithal olduğunu belirterek, "Bu insanların çeşitliliğe önem verdiğini gösterir. Yani asker mantığıyla tek tip araba koyarsanız, satarsınız ama ona ihtiyacı olanlara satarsınız. Üretimi çeşitlendirirseniz değişik kesimlere de satarsınız. Yani birden fazla modelin olması o yönüyle iyi. Yerli aracı satmak çok kolay. Kapatın gümrükleri herkes almak zorunda. Böyle olunca bütün pazar yerli olur ve marka da üretilir. Ama zorlamayla olur ve bir süre sonra yürümemeye başlar" dedi.

"Türkiye’nin ekonomik durumu gayet pozitif"

Avrupa’da yaşanan ekonomik krizi de değerlendiren Özer, bu krizin geçici olmadığını ve yaşanan sıkıntıların daha da büyüyeceğini aktardı.

Özer, krizin şu anda çok ciddi boyutlara ulaştığına dikkati çekerek, "Ben bu krizin öyle çok çabuk çözüleceğine inanmıyorum. Tabi bizi de çok etkiliyor. Çünkü biz üretimimizin yüzde 90’ını ihraç ediyoruz. İhraç ettiğimiz ülkelerin yüzde 90’ı da Avrupa. Onun da üretim sayımızda düşüşe etkisi var" diye konuştu.

Yaşanan krizin kendi otomobil satışlarını da etkileyeceğini söyleyen Özer, bu doğrultuda ihracat yaptıkları Avrupa ülkesinin sayısını artırmaya amaçladıklarını ifade etti.

Özer, bu şekilde krizden fayda sağlanabileceğine dikkat çekerek, "İhracat yaptığımız bölgeleri genişletmeye çalışıyoruz. Böylelikle Avrupa’daki küçülmeyi yeni pazarlarla şirketimize yeni pazar olarak yansıtma gayretindeyiz.

Avrupa’daki kriz kısa süreli değil. Avrupa önümüzdeki dönemde zorlanmaya devam edecek. Çünkü bir ülkede katma değer yaratmıyorsanız. İnsanlarınız çok çalışmıyorsa sorun yaşarsınız" ifadesini kullandı.

Türkiye’de ise ekonominin iyi yönde ilerlediğini vurgulayan Özer, büyüme hedefinin gerçekleşeceğini dile getirdi.

Özer, Türk insanının çalışkanlığıyla bunu hak ettiğini belirterek, konuşmasını şu şekilde tamamladı: "Türkiye’nin ekonomik durumu gayet pozitif. Çünkü Türkiye sadece Avrupa’ya bağımlı olmaktan, yüzünü sadece o tarafa dönmekten kurtuldu. Dünyadaki diğer ülkelerin varlığından da haberdar oldu. İşte Orta Doğu, Orta Asya, Afrika, Rusya, Uzak Doğu, her tarafta Türk insanı yeni iş yapmak için çalışıyor. Ben insanımızın isteği ve çalışkanlığına çok inanıyorum. Türkiye’nin Avrupa karşısında başarılı olması hiç sürpriz değil. Çünkü insanımız çalışkan."
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.