'Kafalarının içinde beyin yok'
Cumhuriyet Halk Partisi, Ankara Tandoğan Meydanı'nda hükümetin 4+4+4 eğitim düzenlemesini protesto etti.

Yurdun dört bir yanından gelerek Tandoğan meydanında toplanan on binlerce kişi 'Anne baba inanma, geleceğim karartılıyor', 'Babayım, eğitimde çözüm 1+8+4', 'İşçi çocuklara 4+4+4 çözüm getirmiyor', '10 yaşında meslek seçilmez', 'Çocuk gelinler olmasın' yazılı pankartlar taşıdı.

Mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, toplatılan afişleri, durdurulan otobüsleri dile getirdi ve iktidara "Ne yaparsanız yapın milleti ve CHP’yi susturamayacaksınız" diye seslendi.

İktidarın halkın uyanmasından korktuğunu öne süren Kılıçdaroğlu, "Korksunlar. Bütün meydanlarda olacağız. Meydanlardan korkuyorlar. Halktan korkuyorlar. Gece yarısı kanun teklifiyle neden eğitim sistemini değiştirmek istiyorsun? Halka sorsana.  Dikta anlayışıyla, Nazi yöntemiyle yasa teklifi getiriyorlar. Diktatör Erdoğan’a hayır diyeceğiz" şeklinde konuştu.

CHP'nin milletin ortak sesi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu "Buraya herkes Türk bayraklarıyla geldi. Çünkü milli eğitim sistemimiz tüm yurttaşların ortak davasıdır" dedi.

Kendilerini engellemekle suçladığı AK Parti iktidarına seslenen CHP lideri sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün Salı. Hafta sonu değil. Mesai var. Ama on binler burada. Eğer biz grup toplantımızı halkla beraber yapıyorsak, çağdışı bir anlayışa karşı yapıyoruz.

Demokrasi meydanların sesidir. Televizyonları susturdular. CHP’nin sesini kesmek istiyorlar. Muhalefet istemiyorlar. Ama bizim sesimizi kesemeyecekler.

Bir de bunlar Meclis içtüzüğünü değiştirerek Meclis'te de sesimizi kesmek istediler. Kafalarının içinde beyin taşımayanların anlayışıdır bu. Kaba kuvvet uyguluyorlar. Onların kaba kuvvetine karşı beynimizle direneceğiz.

Eğitim yasasıyla bir ülkenin 50 yıllık geleceğini belirliyorsunuz. Eğitim yasası bu yüzden anayasadan önemlidir.

Özgüveni olmayan, hayatı sorgulamayan bir gençlik yetiştirecek eğitim sistemini istemiyoruz.

Temel eğitim Türkiye’nin her tarafında eşit olarak uygulanmalıdır. Hedefimiz ve kavgamız budur.

Eğitim teklifini veren AKP milletvekilleri eğitimci mi? Hiçbiri değil. Hangi demokratik ülkede böyle bir garabet vardır?

Baktılar komisyondaki tartışmalar sırasında halk taslağın detaylarını görüyor, hemen geçirmeye kalktılar. Başbakan talimat verdi, komisyon işgal edildi. 25 maddelik görüşmeyi 20 dakikada sonuçlandırdılar. Görüşmeler baskıyla sonlandırıldı.

‘ÇOCUKLARINA İHANET EDEN SİYASETÇİLER HESAP VERECEK’
Elbette hesap verecekler. Halka hesap verecekler. Demokratik yollardan hesap soracağız.

Eğitimin yönünü belirleyecek olan eğitimcilerdir, siyasetçiler değil.

Bu teklif AKP’nin programında yok, kalkınma planlarında yok. Nereden çıktı bu teklif?

'ERDOAN'DA YÜREK YOK'
Ben Başbakan’a elimi uzattım. ‘Eğitim önemli konudur, gelin tartışalım’ dedim. Gelmedi. Benim önüme çıkması için önce adamda yürek olması gerekir. Yürek yok onda.

Karşımızda bir vak’a var. Kendisiyle kavgalı, milletle kavgalı, özgüveni olmayan bin vak’a var karşımızda. Karşımızda geçmişi ve geleceğiyle kavgası olan biri var.

Ama yine de, demokrasiye inandığım için, ülkeme duyduğum saygının gereği için elimi uzattım. Çünkü benim yüreğimde Yunus Emre sevgisi var.

Şunu söyledim Sayın Başbakan’a. 'Olabilir bizi dinlemek istemeyebilirsin. Bu ülkenin fakülteleri, üniversiteleri, öğretmenleri var. Akılla barış Sayın Erdoğan, bilimle barış Sayın Erdoğan' dedim.

YÖK Başkanı senin adamın. Bari onu çağır konuş. Bilmemek değil, öğrenmemek ayıp.

'BUNU YAPAN KAFA HİTLER KAFASIDIR'
Ben bunları söyledim. Recep Tayyip Erdoğan, cevabını bizim demokrasi tarihimize düşecek bir kara leke gibi verdi. Milletvekillerimiz tekmelendi, tartaklandı, Komisyon'a sokulmadı.

Milletin iradesi aşağılandı ve bunu yapan kafa sözde demokrat bir kafa. Hitler kafasıdır, kesinlikle orada demokrasinin 'd'si bile yoktur.

Bu yasa teklifi 4+4+4 değil, 8 bölü 2’dir. Eğitimi bölen bir yasadır. Bir binanın temelini ikiye bölerseniz iki ayrı bina çıkmaz. O bina yıkılır, sonuç yıkımdır. Eğer sekiz yıllık eğitimi de ikiye bölerseniz, onun sonu da yıkımdır. Ama birisinde yıkılan bir binadır, ötekinde yıkılan bizim çocuklarımızdır.

'BİLİM HIRSIZI BAKAN'
Milli Eğitim Bakanı intihalden mahkûm olmuş biri. Bilim hırsızlığı yapan birinden Eğitim Bakanı yaparsanız sonuç böyle olur.

Bu kanun teklifi Milli Eğitim sistemimizin hangi sorununu çözüyor? Velilerin mi, okulların binaların mı sorunlarını çözüyor? Hiçbir sorunu çözmüyor.

'YOKSUL ÇOCUKLARN NE OLACAK?'
Bu yasa teklifinin asıl muhatabı bu ülkenin yoksul çocuklarıdır. O çocuklar hedef alınıyor, kandırılmak isteniyor. Varlıklıların durumu iyi, çocuklarını ABD’ye Fransa’ya gönderirler. Peki yoksul çocuklar ne olacak?

Sen kendi çocuklarını askere de göndermedin. E peki, yoksulun çocuğundan ne istiyorsun? Düşünün bakın, dört yıllık eğitim okuyacak, dördüncü yılın sonunda 10 yaşına gelecek ve soracaklar “sen hangi mesleği seçeceksin?” 10 yaşındaki çocuk nasıl meslek seçecek?

Uluslararası Çalışma Örgütü, 15 yaşından küçük çocukların çalışmasını yasaklıyor. Sen hangi akla hizmet 10 yaşındaki çocuğa meslek seçtiriyorsun?

'PEDAGOJİNİN NE OLDUĞUNU BİLMEZ'
Başbakan ne diyordu? Bizim yaptığımız düzenleme pedagojiktir diyordu. Allah sizi inandırsın pedagojinin ne demek olduğunu bile bilmez o.

Sen ülkenin geleceğini kinle yönetemezsin. İlkel bir intikam duygusuyla bakın, ilkel bir intikam duygusuyla çocukların geleceğiyle oynanır mı?

Cahil adam çıkmış ‘Zorbalıkla geleni demokrasiyle gönderiyoruz’ diyor. Sen bu tartışmanın ne zamandan beri yapıldığını biliyor musun? İlkel bir intikam duygusuyla çocukların geleceğiyle oynanır mı? 28 Şubat’la hesabın varsa çağır altına zırhlı araç verdiğin adamı onunla konuş.

Yalan üzerine yalan söylüyorlar. Kendisine yalan makinesi dedim, 'Evet öyleyim' dedi, kabul etti. Daha ne diyeyim?

'1+8+4 ÇAĞDAŞ UYGARLIĞA TAŞIR'
‘8 yıllık eğitimin şu eksiği var’ de, çıkıp konuşalım.  8 yıllık temel eğitimi alan, sonra istediği işi yapabilir. O ortak eğitimdir. 4+4+4 bölücü projedir. 1+8+4 Türkiye’yi çağdaş uygarlığa taşıyacak projedir.

Din eğitimine karşı olan yok ki. Elbette çocuklarımız din eğitimi de alacak. Ama nasıl bir eğitim? CHP İlahiyat fakültelerini kuran, imam hatip liseleri açan, inançlara saygılı bir partidir. CHP’nin karşı çıktığı kindarlar ve münafıklardır.

'SEN KİNDARSIN, SEN MÜNAFIKSIN'
Dindar insan kindar olmaz. Kindar insan münafıktır. Sen kindarsın, sen münafıksın. Sen din tüccarısın. Dine en büyük kötülüğü yapıyorsun.

Cemil Çiçek TBMM’de Evrak İşleri Şube Müdürü gibi davranıyor.  Onun Meclis Başkanlığı yapma kapasitesi yoktur. Düşünün, Sayın Erdoğan diyor ki 'Şu gün Meclis’te görüşülecek, şu gün şunlar yapılacak.' Yahu Meclis Başkanı sen misin o mu? Korkuluk musun orada? Yürekli ol biraz. Biraz onurlu davran. Her dönemin adamı olmaktan vazgeç. Acaba ben milletvekili olabilir miyim? Doymadı mı gözün senin?

'YÜRÜTME KONUSUNDA SENDEN İYİ BAŞBAKAN GELMEDİ'
Yolsuzluk yapmayı bir yasa teklifiyle güvence altına alıyorlar. Adı ne? FATİH Projesi. Eğitimde fırsatları araştırma projesi. Fırsat şu: Malı nasıl götüreceğim. Ben sana yürütme organın başısın dedim, sen de ‘evet’ dedin. Ben de çok iyi biliyorum, yürütme konusunda senden daha iyi bir başbakan daha gelmedi.

Gözü doymaz haramzadeleri bütün Türkiye’ye anlatmak her yurtseverin boyunun borcudur. Cumhuriyet kuranlar çağdaşlığı hedef koydular. Çağdaş uygarlığı hedef koydular. Millet okullarını açtılar. Şimdi siz bir bölücü projeyi getiriyorsunuz. Karanlığa doğru gitmek istiyorsunuz, yazık günah değil mi çocuklarımıza?"

"
Anahtar Kelimeler:
kafalarının beyin yok
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.