YENİ TRANSFER YASİN ÇOK İDDİALI


Teknik direktör Şenol Güneş tarafından verilen şansı iyi kullanan ve Güneş'in ekibinde yer almayı garantileyen Yasin Öztekin, Trabzonspor Dergisi'ne hedeflerini anlattı. Her futbolcunun olduğu gibi kendisinin de bir hayali olduğunu ifade eden Yasin, "Gençlerbirliği benim için bir basamaktı. Kendimi göstererek büyük bir kulüp olan Trabzonspor'a transfer oldum. İnanılmaz mutluyum. Hedef anlamında büyük bir adım attığımı düşünüyorum. Artık bundan sonra Trabzonspor'da başarılı bir performans sergileyip A Milli Takım'a davet edilmek, sonrasında ise Avrupa'nın üst düzey takımlarından birine transfer olmak istiyorum. Trabzonspor'a baktığınızda kadrosunda yer alan oyuncuların tümünün Avrupa standartlarında olduğunu görüyorsunuz. Hepsi çok iyi. Böyle oyuncularla futbol oynamak benim için çok iyi olacak" dedi.

Şenol Güneş'le çalışmanın kendisini heyecanlandırdığını da ifade eden Yasin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şenol Güneş gibi dünyanın tanıdığı, önemli bir teknik adamla çalışmak benim için gurur verici bir durum. Zaten Trabzonspor'u tercih ederken Şenol Güneş'in etkisi de vardı. Kendisiyle birlikte güzel başarılar elde edeceğimizi düşünüyorum. Ayrıca Şenol hocanın konuşması, tavırları çok etkileyici."

SOL AÇIK OYNAMAK HOŞUMA GİDİYOR

Borussia Dortmund'da profesyonel olduğunda sağ ve sol bek mevkilerinde görev yaptığını ifade eden Yasin, "Sonrasında çeşitli bölgelerde görev aldım ama en verimli olduğum mevki forvet arkasında görev yapmak gibi görünüyor. Ayrıca sol açık oynamak da hoşuma gidiyor. Buradan taşıdığım topu içeri çekip vurmak güzel oluyor. Ligin 14. haftasında oynanan maçta Gençlerbirliği'nin Trabzonspor'a karşı galibiyet golünü atmıştım. O maçta Trabzonspor gibi büyük bir takıma karşı gol attığım için çok sevinmiştim. Maç öncesi Hüseyin Avni Aker Stadı'na girdiğimde çok etkilenmiştim. Taraftar ve oluşturulan atmosfer müthişti. Hedefleri olan bir futbolcu olarak böyle bir stadyumda ev sahibi olmayı hep istiyordum" dedi.

'ASLA TÜRKİYE'YE GİTME' DEDİLER

Gurbetçi bir futbolcu olarak Almanya'dan Türkiye'ye bakış açısını da anlatan Yasin, "Borussia Dortmund'da oynadığım dönemde Türkiye hakkında hep kötü söylemler işitiyordum. Hatta bana asla Türkiye'yi tercih etmememi, Almanya'da ikinci ligde oynamamın bile daha iyi olduğunu söylendiler. Bu söylemler yüzünden ürktüm ve ülkeye 4-5 yıl sonra geldim. Gençlerbirliği'ne transferim sonrasında ülkenin anlatıldığı gibi olmadığını gördüm. Almanya'da Türkiye'nin imajı iyi gözükmüyor. Süper Lig de Bundesliga kadar olmasa da kaliteli. Ligin zirvesindeki takımlar Avrupa düzeyinde ancak bazı ekipler onların çok uzağında kalıyor" ifadesini kullandı.

HAYATIMIN EN BAŞARILI SEZONU OLACAK

Geçmişten bugüne kadar kendisine her zaman inandığını ve güvendiğini belirten Yasin, "Buraya da kendime güvendiğim için geldim. Çok çalışarak takımıma katkı sağlayacağımı, hatta hayatımın en başarılı sezonunu geçireceğimi düşünüyorum. Kendime örnek aldığım futbolcu Cristiano Ronaldo. Pozisyonumuz aynı. Hareketleri, sürati çok iyi" dedi.

NURİ ŞAHİN İLE KADER ARKADAŞIYDIK

Futbol altyapısını kazandığı Borussia Dortmund'un kendisine çok şeyler kattığını vurgulayan Yasin Öztekin, "Dortmund'da ilk günden itibaren oyunu taktiksel anlamda öğrenme açısından eğitilmeye başladım. Bu eğitimi çok büyük bir disiplin çerçevesinde aldım. Kısacası çok genç yaşta, top ayağımdayken en doğru pası nereye atmam gerektiğini, topsuz oyunda ise nerelere koşmam gerektiğini en iyi şekilde öğrenmiştim. Bana göre Borussia Dortmund her açıdan dünyanın en iyi takımlarından birisi. Çok da iyi bir altyapısı var. Taraftardan ve stadyumdaki atmosferden bahsetmeme ise hiç gerek yok. Bu yüzden böyle bir takımda yetiştiğim için çok şanslı, bir o kadar da mutluyum" diye konuştu. Nuri Şahin ile B. Dortmund'da başlayan arkadaşlığını da anlatan Yasin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Nuri ile Dortmund'un U15 takımında beraber oynamıştık zaten. O dönemden beri de aynı takımlarda oynadık, turnuvalarda birlikte yer aldık. Futbol dışındaki zamanlarımızda da sürekli görüşür, birbirimize destek olurduk. Birbirimizin evlerinde kaldık. Nuri'yle kader arkadaşıydık adeta. Futbolundan bahsetmek gerekirse de küçük yaştan itibaren Nuri'nin kendini çok iyi geliştirdiğini söyleyebilirim. Böyle olunca da çok erken yaşta A takıma çağrıldı. Çok ama çok yetenekli bir oyuncu. Hala konuşuruz kendisiyle. İnşallah A Milli Takım'da buluşuruz."

"TÜRK'Ü OYNATACAĞIMA ALMAN'I OYNATAYIM" DİYE DÜŞÜNDÜLER

B. Dortmund formasıyla sadece bir maçın son dakikalarında Nuri Şahin'in yerine oyuna girerek Bundesliga'da oynama şansı bulabilen Yasin Öztekin, o günleri anlatırken şunları söyledi:

"Altyapıda oynarken, bir gün mutlaka bana şans verileceğini biliyordum, çünkü antrenmanlarda iyi performans gösteriyordum. Kadroya alınmadığım zamanlarda bile bundan emindim. Nihayet A takımla bir lig mücadelesinde forma giyme şansı da bulmuştum. O süreye kadar da elimden geleni yaptığımı düşünüyorum. Ayrıca şunu belirtmeliyim ki, bir Türk olarak Almanya'da bir yerlere gelmek zannedildiği gibi kolay değil. Orada doğup büyüseniz bile uyum problemi yaşıyorsunuz bazen. Kendi açımdan en büyük sıkıntı buydu. Ancak işin futbol yönüne baktığımızda iyi işler yaptığımı düşünüyorum. Antrenmanların yanı sıra Udinese ve Real Madrid gibi takımlara karşı da hazırlık maçlarında oynadım ve bu karşılaşmalarda oldukça iyi performans sergiledim. Üstüne üstlük sağ bek, sağ açık, sol açık gibi birçok farklı mevkide görev yaptım. Gazeteler de benden övgüyle söz ediyordu o dönem. Oynama fırsatı bulamayınca Klopp'un yanına gidip, 'Antrenmanlarda elimden geleni yapıyorum. Benden istediklerinizi de yerine getirdiğimi düşünüyorum. Ne zaman oynama fırsatı bulacağım?' diye soruyordum. 'Bekle' diyordu ve beni resmen oyalıyordu. Benim pozisyonumda oynayan Grosskreutz, Schmelzer gibi isimler hep sonradan yükselmişti A takıma. Belki de 'Türk'ü oynatacağıma Alman'ı oynatayım' şeklinde düşündüler, ondan şans vermediler." -
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.