En unutumadığın golün: Geçen sene Beşiktaş’a attığım gol çünkü hem 10 kişi kalmıştık Penaltımız verilmemişti, hem benim burnum kırılmıştı, geriye düşmüştük 2-1 kazandık. Benim çin çok anlamlı bir goldü. Diğeri de bir sene evvelinde Fenerbahçe’ye attığım gol. O da çok önemli bir goldü çünkü ligin şampiyonunu belirlemişti.

En unutamadığın maç: Geçen sene oynadığımız birçok maçı unutamıyorum ama Sivas maçını üstüne basa basa söyleyebilirim. 1-0 öne geçtik 1-1 oldu 2-1 öne geçtik 2-2 oldu
hemen santrayı yaptık, ben attım 3-2 kazandık. O maçı unutamam.

En güzel asistin: En güzel asistim Umut’a 100. Golünü attırdığım asisti. Umut golü attıktan sonra hem biz rahatladık hem Umut rahatladı. Üstümüzden çok büyük bir yük kalktı Umut golü atınca. Umut’un üzüldüğünü görünce 100. Golü atamayınca hepimz üzülüyoruk çünkü çok iyi bir arkadaşlığımız vardı. O golü atınca sonuçta hepimiz rahatladık; o asisti unutamam.

En anlamlı maç: En anlamlı maçım benim için milli takımda oynadığım Belçika maçı. İkinci resmi maçımdı; attığım gol beraberliği getirmişti. Resmi olarak milli takımlarda attığım ilk goldü. Benim için çok anlamlı bir maçtı.

En iyi oynadığın maç: En iyi oynadığım maç Karabük maçı. 3 tane gol attım. Ordu maçında da 3 gol attım ama Karabük maçında kendimi çok iyi hssediyordum; iyi oynadığımı düşünüyorum.

En kötü oynadığın maç: En kötü oynadığım maç Beşiktaş’ta oynarken Rize maçı. Hoca Tigana’ydı; bnana sabretti, nasıl sabretti bilmiyorum. Çok seviyordu beni ama o kadar da çok sevmemesi lazımdı.  Çok top kaybı yapıyordm; gol kaçırıyordum. Diğeri de Sakarya maçı Beşiktaş’ta oynarken. Sakarya’da çk gol kaçırmıştım, iki tane yüzde 100 falan; hem de kötü oynuyordum. Kötü oynarken bile pozisyona giriyordum ama iki tane % 100 kaçırmıştım; bomboş kaçırmıştım. Hoca da artık.. Hoca seviyordu ama dayanamadı; 45’te çıkardı beni. Trabzonspo’da kötü oynadığım maç ilk geldiğim dönemlerde –devre arası gelmiştim- üç aylk dört aylık süreçte omştu. Zaten bir ara 60 ile 70 arası kesin çıkıyordum oyundan. Yani bir 5-6 maç öyle olmuştu. Yani 60 ile 70 arası tabela kalkınca hiç bakmıyordum; ben gidiyordum zaten.

En çok sevindiğin maç: Çok var ama yani en sevindiğim maç geçen seneki Beşiktaş maçı diyebilirim. 2-1 kazandığımız maç.

En çok üzüldüğün maç: Geçen sene Karabük maçından sonra çok üzülmüştük. Kazanmıştık; ligin son maçıydı puan puana bitirmiştik ama ikinci olarak görünüyorduk. Çok üzülmüştüm o maç. Maç sonu ağlamalar falan normal.Çok üzülmüştük Karabük maçından sonra.

En beğendiğin stat: İnönü Statı’ndan çok etkileniyorum. Beşiktaş’ınİnönü Stat’ından çok etkileniyorum; çok beğeniyorum. Oraya her çıktığımda farklı duygularla çıkıyorum. İnönü Statı’nı çok seviyorum yani. Hem taraftar olarak,ambians; bilmiyorum, o stattan çok etkileniyorum. ,

İdolün: Hakan abi; Hakan Şükür bizler için, forvetler için her zaman bir idol olmuştur.Hem kişiliğiyle hem futbolculuğuyla onun kariyerine yetişmek çok zor ama en azından onun yolundan gidebiliriz. Trabzonspor’da oynadığım için Fatih Tekke; yani çok saygı duyduğum kişiliği ve futbolculğuyla Fatih abiyi hem çok seviyorum; hem insan olarak hem futbolcu olarak çk beğeniyorum. Beşiktaşlılığımdan dolayı da Sergen abi diyebilirim. Yani Trabzonsor için elbette canımı kanımı verrim sahada ama Beşiktaşlıydım küçükken. O yüzden Sergen abiyi de çok seviyorum yani.

En çok benzetildiğin futbolcu: Bazıları Henry’ye benzetiyor; asla onlar gibi değilim ben. Yanlış anlaşılmak istemiyorum ama Henry’ye stilimin benzetildiğini söylüyorlar. Bazıları Ronaldo’ya benzetiyor. Bazıları da futbolcu falan değil diyor. Benzetildiğim çk futbolcu var.

En iyi golcü: Hakan abi, Fatih abi. Hakan Şükür ve FatİH Tekke. Benim için ikisi çok farklı. Hakan abide çok özellik var yani; kafa. Fatih abi de öyle. İkisinin inanılmaz bir kafa hakimiyeti; kafa vuruşu. Onlarda olan bende olmayan tek özellik kesinlikle kafadır yani; kafaya çıkış, kafaya sıçrayış, kafaya gol. Bende iyi sıçrıyorum ama onlardan zayıfım yani.

En beğendiğin futbolcu: En beğendiğim futbolcu Selçuk İnan. Selçuk çok iyi bir futbolcu. Alex zaten çok iyi bir oyuncu. Bir de Mathias Delgado. Beşiktaş’ta beraber oynadığım takım arkadaşım çok beğeniyordum kendisini.

En iyi kaleci: En iyi kaleci Tolga abi ve Onur; yani Tolga Zengin ve Onur Kıvrak. İkisi çok iyi kaleci. Kendi aramızda idmanlarda maç yapıyoruz dar alanda. İkisi gol yemiyor. 0-0 bitiyor yani maçlar.

En kötü kaleci: Çok çok göze batacak kötü bir kaleci görmedim açıkçası.

En yetenekli futbolcu: Benim bugüne kadar yani çocukluğumdan beri görmüş olduğum hayran olduğum Sergen abi; Sergen Yalçın. Şu anda günümüzde Selçuk İnan. Çok yetenekli ve Jaja. Çok yetenekli.

En yeteneksiz: En yeteneksiz şimdi söyleyecğim ama olmaz yani yorumculuk falan yapıyorlar; sonra bana ters döner. Yok yani en yeteneksiz futbolcu ben görmedim yani.

En çalışkan futbolcu: Umut Bulut. En çalışkan futbolcu Umut Bulut. İdmandan 2 saat önce çalışmaya başlar. İdmandan 2 saat sonra çalışmayı bırakır. Umut çok çalışkan bir futbolcu. Egemen abi de öyle.

En tembel futbolcu: En tembel Cale’ydi. Cale fazla çalışmayı sevmezdi. Ah falan, nasıl idman var. Yağmu yağdı mı ıslanacağız falan. Öyle Cale’yi söyleyebilirim.

En çok zorlayan futbolcu: Beni en çok zorlayan futbolcu olarak değil de en çk korktuğum; başıma bir şey gelmesinden korktuğum futbolcu var. Kamil Zayette. Şimdi Belediye’de oynuyor. Geçen sene bana beyin kanaması geçirtmişti. Kafa kafaya çarpmıştık; beyin kanaması geçirmiştim.

En iyi şarkı söyleyen futbolcu: Colman var. Hem gitarıyla beraber söyleyebiliyor; çalabiliyor. Arjantinliler zaten genelde böyle oluyorlar. Colman çok güzel şarkı söylüyor; evet.

En kötü şarkı söyleyen futbolcu: En kötü söyleyen Barış Ataş olabilir. Hem; çünkü dinledi şarkılardan Barış Ataş olabilir. Kızmasın ama bana; kötü şarkı söylüyor.

Duşta en fazla kalan futbolcu: Ona ben hiç dikkat etmedim aslında; hemen duşumu alıp çıktığım için ama Umut olabilir. Yani şöyle; idman bitiyor, sauna gidiyor, saunadan çıkıyor sıcak soğuk yapıyor, o bitiyor duş alıyor, olmadı ya eksik mi kaldı 5 dakika daha mı kalsam falan. Umut bu işlere çok önem veriyor; yani aslında profesyonelliğinden dolayı.

En fazla yemek yiyen futbolcu: En fazla yemek yiyen şu anda takımda Mustafa Yumlu. Yani kesin Mustafa Yumlu. Kilo almak için yemeklerde yanımda oturuyor; kilo almak için yani her şeydn yiyor. Ne varsa o gün yemekler yani her şeyden yiyor. Bir de makarna yemeden kesinlikle yemeklerden kalkmıyor. Kilo alması gerekiyormuş çünkü ama hiç ağırlık çalışmıyor. Yemek yiyip kendiliğinden kas olacak sanıyor.

En bonkör futbolcu: Selçuk çok bonkör bir futbolcu.Benim gördüğüm Arda Turan da öyle. O da çok bonkör bir futbolcu. Tolga abi de öyledir bizim. Bizim kaleci Tolga da öyledir.  Ondan sonra Serkan Balcı da öyledir. Ama çok yakından tanıdığım için Selçuk diyebilirim.

En cimri futbolcu: Ya cimri lafı biraz ağır kaçacak; ona biz en tutumlusu diyelim. Giray çok tutumludur bizim takımda. Gerçekten tutumlu bir çocuktur. Yani gereksiz yere harcamalar yapmaz. Kendisine ve ailesine her zaman gereğini yapar ama çok tutumlu bir çocuktur Giray.

En çok konuşan futbolcu: En çok konuşan futbolcu değil de en çok konuşan deyince aklıma direkt o geldi. Bizim doktor var. Kesinlikle susmaz yani. Eminim uyuyorken de konuşuyordur o. Hakan Ayaz yani kesinlikle çok konuşur.

En az konuşan futbolcu: En az konuşan bizim Ferhat, Olcan. Olcan hani bir şey ama Ferhat hiç konuşmaz; Ferhat’ı yani istediğin gibi yönlendirebilirsin. Git gel, gel git. Hiç konuşmaz. Bir şeye karşılık vermez.  Ferhat çok efendi, kişilikli, çok karakterlidir ama fazla konuşmaz yani.

En doğrucu futbolcu: En doğrucu futbolcu yani şu an bizim takımda gördüğüm Halil abi. Halil Altıntop. Yani Egemen abi de öyleydi. O da söylerdi.

En abartan futbolcu: Yine affına sığınacağım ama Necati abi diyeceğim ama kendisini çok seviyorum. Bazen benimle konuşurken beni de abartıyor. Beni Ronaldo yapıyor mesela.  Necati abi beni abartıyor; başka bir şey değil.

En iyi giyinen futbolcu: En şık giyinen futbolcu Nobre. Nobre çok şık giyinir. Hem çok dikkat eder ne giydiğine, üstüne başına, tıraşına. Nobre diyebilirim. Dışardan gördüğüm Guti diyebillirim. Sonra bizim Song da iyi giyinirdi. Yani kendine yakıştırıyordu.

En kötü giyinen futbolcu: En kötü giyinen futbolcu İbrahim Üzülmez diyebilrim. Beşiktaş’ta oynarken de kendisiyle beraberdik. Hep eşofman giyerdi İbrahim abi.

En yumuşak futbolcu: Jaja.Çok yumuşaktı bilekleri uzun boyuna rağmen.

En gaddar futbolcu: En gaddar bizim Glowacki. İdman, maç; hiç fark etmez. Çok sert ve sağlamdır. Yine en gaddar Kamil Zayette. Sağ olsun o da öyledir. Tekme tokat giren arkadaşlarımızdan.

Lakabın: Takımda bizim aramızda var bir şey. Ben kara diye seslenirim. Onlar bana Kara diye seslenir. Böyle birbirimize Kara Kara Kara dedikçe bütün kulübe yayıldı. Yani artık herkes bana Kara diyor, Burak demiyor. Herkes Kara diyor, Efendim diyorum bakıyorum. Ben de kime Kara diyeceksem; ben de bağırıyorum o da bakıyor. Yani Selçuk’la birbirimize Kara Kara Kara demekten bu büyüdü; kulübe yayıldı.

En iyi teknik direktör: Efsane; Şenol Güneş. Kişiliğiyle, öğretmenliğiyle, öğreticiliğiyle eli öpülesi bir insan benim için. Saha içinde farklı saha dışında farklı. Hangi futbolcuya nasıl davranması gerektiğini, hangi futbolcuya ne şekilde davranırsa ondan ne şekilde verim alacağını bilen, egolarından sıyrılmış çok iyi bir öğretici.

En kötü teknik direktör: Genç bir oyuncuyu kaybetmek çok kolay olmamalıydı. Mutlaka benim de hatalarım olmuştur ama burada ismini vermekten çok çekinmeyeceğim. Luis Aragones diyebilirim.

En sevdiğin hakem: Mustafa Kabil Abitoğlu.

En sevmediğin hakem: En sevmediğim hakem var; kesinlikle var. Yani hatta sevmemektn öteye bile geçmiş olabilir ama burada ismini zikretmeyeceğim çünkü playofflar var, daha çok maçım var. Yani sevmediğim hakem mutlaka var.

En sevdiğin yemek: En sevdiğim yemek lahana dolması. Lahana dolmasını çok severim ama çok yiyemiyorum. Yapmıyorlar çünkü. Anca Antalya’ya gidince annem yapıyor.

En sevdiğin film: En beğendiğim sinema filmi Pearl Harbour’u çok beğenmiştim.

En beğendiğin sinema oyuncusu: Türkan Şoray’ın hala eski filmlerini izlerim. O benim için tektir. Çok beğenerek çok severek izlerim. Yeni nesilden de Beren Saat diyebilirim.

En beğendiğin şarkıcı: Sezen Aksu benim için bir numara.

"
Anahtar Kelimeler:
zayette dan korkuyorum
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.