15 Temmuz gazisi Borsa İstanbul önünde yaşadıklarını anlattı
15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında darbeciler tarafından kuşatılan Borsa İstanbul binasına giden ve burada açılan ateş sonucu vurulan ilk isim olan Bayram Sağlam o gece yaşananları anlattı.
15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Meydanlara çıkın’ çağrısı üzerine milyonlarca kişi sokağa çıkmıştı. Televizyondan çağrıyı duyan ve İstinye’de esnaf olan evli 2 çocuk babası Bayram Sağlam, eşinden izin alarak dışarı çıktı. Yüzlerce kişi gibi o da eline bayrağını alıp darbe girişimine karşı koymak için Borsa İstanbul’u kuşatan askerlerle mücadeleye girişti. İstinye’den yaklaşık 2 bin kişiyle yürüyen Sağlam ve arkadaşlarının önü Borsa İstanbul binasına varamadan askerler tarafından kesildi. Sağlam, burada giriştikleri mücadelede darbeci bir askerin yakın mesafeden açtığı ateş sonucu bacağından vuruldu. Arkadaşları tarafından ilk olarak İstinye Devlet Hastanesi’ne ardından Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülen ve burada halen tedavisi süren Sağlam, o gece yaşananları İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı.
Cumhurbaşkanının çağrısı üzerine meydanlara indiğini belirten Bayram Sağlam, "Televizyonda önce Boğaz Köprüsü’nün kapandığını gördük. Ne oluyor anlamaya çalıştık. Daha sonra saat 10 buçuk, 11 gibi Cumhurbaşkanımız ‘bu bir kalkışmadır’ diye açıklama yaptı. O açıklamadan sonra ben dükkanı kapattım, eve gittim. Evde duramıyorum, yukarıdan jetler geçiyor, tabi o sırada saat 12 civarı. Sonra Cumhurbaşkanımızın açıklamasını dinledik ‘sokaklara çıkın ‘diye. Ardından birkaç arkadaşla birlikte telefonlaştık, buluştuk, ilk olarak İstinye Polis Karakoluna gittik, orada herhangi bir şey varsa yardım edelim diye. Fakat oraya gittiğimizde orada bir sıkıntı olmadığını, bize Borsa İstanbul’un askerler tarafından sarıldığını söylediler" dedi.

"Darbe de yapsa asker bizim askerimizdir bizlere ateş etmez diye düşündük"
Borsa İstanbul binasına ulaşana kadar yaklaşık 2 bin kişi olduklarını ifade eden Sağlam, "Gelenlerin çoğunu da tanıyoruz zaten esnaf olduğumuz için. Onlarla birlikte borsaya doğru yürümeye başladık. Arada arkadaşlarla konuşuyoruz, silah seslerinin geldiğini söylüyorlar. Bana soruyorlar ateş diyorlar ne yapalım diye. Ben çok yetkiliymişim gibi ben de onlara darbe de yapsa asker bizim askerimizdir bizlere ateş etmez diye düşündük. Ama bunların asker kıyafeti giyinmiş terörist olduklarını bilemedik. Sonra çıktık gidiyoruz bir ses duydum baktım bacağımdan kan geliyor, yere düştüm. Tabi orada vurulduğumu anladım, önce hiçbir şey hissetmiyorsun, hiçbir şey de hissetmedim zaten, bilincimi de kaybetmedim. Orada arkadaşlara seslendim beni kurtarmaya gelen bir arkadaş, onu da vurmuşlar. Bir yaşlı amca var beni çekerken onu da vurmuşlar. Benden sonra beni kurtarmaya gelen 2 kişiyi daha vurmuşlar. Önce İstinye Devlet Hastanesine ardından Baltalimanı Kemik Hastanesine geldik. Tedavimiz devam ediyor. Şuana kadar 3 ameliyat oldum, birkaç ameliyat daha geçireceğim" ifadelerini kullandı.

"Eşim 11 yaşındaki çocuğumu da alıp sokağa çıkmamı söyledi"
Askerle mücadeleye girişemeden vurulduğunu söyleyen Sağlam, "İlk beni vurmuşlar zaten. Benden sonra ortalık karışmış, gelen arkadaşlar öyle anlatıyorlar. Ben bir şey yapamadım. Hiçbir şey hissetmedim hiç. Ne üzüntü ne niye geldim buraya, hiçbir şey. Hatta eşim özellikle beni gönderdi, gittik hiçbir sıkıntımız olmadı. Vatan sağ olsun. Hiçbir şekilde gocunmuyoruz bu halimizden. Bizim yaşımız kurtarmıyor darbe görmüş olma ihtimalini ama okuduğumuzdan, televizyonda gördüğümüzden biliyoruz. Ertesi gün benim kaymakamım Allah bilir bir tane teğmen mi olacak? Bu hastanenin başına kim bilir kim gelecek, benim devletimin başına kim bilir kimi getirecekler, ben sokakta rahat yürüyebilecek miyim? Benim çocuklarım ve anne babam rahat edebilecek mi? Ben onların hepsini düşündüm. O anda çıktık, Allah da onlara nasip etmedi. Normal zamanlarda o saatlerde sokağa çıkmama izin vermez eşim, izin istedim hatta bana dedi ki biri 11 yaşında bir oğlum, 2,5 yaşında da bir kızım. Bana dedi ki oğlanı da al götür dedi. O derece yani. Sonra çocuklar uyduğu için ben gidiyorum dedim ve çıktım evden. Biz buradayız, ayağım düzelsin gene çıkarız sokaklara, hiç gocunmayız öbür ayağım da gitsin, canım da gitsin sıkıntı yok. Yeter ki vatana, millete bir şey olmasın" şeklinde konuştu.
(İHA)
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.