Kaçak balık avcılığı ile mücadele

BOLU (AA) - Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığı Federasyonu (ASOF) Başkanı Serkan İnanç, "Bilinçsiz ve kaçak avlanma sonucunda yakın zamanda balıkçılık kalmayacak." dedi.

ASOF tarafından geleneksel olarak Bolu Gölköy Barajı'nda düzenlenen balık tutma yarışmasını takip eden İnanç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2014 yılında kurulan federasyona bağlı Türkiye genelinde 8 derneğin bulunduğunu belirtti.

Amaçlarının amatör ve sportif olta balıkçılığının bilinçli yapılabilmesi olduğunu dile getiren İnanç, "Ülkemizde amatör ve sportif olta balıkçılığının yanında ticari balıkçılık da var. Sürdürülebilirliğin sağlanması, mümkün olduğu kadar sularımızda sürdürülebilir olta balıkçılığını yaymaya ve sevdirmeye çalışıyoruz." diye konuştu.

İnanç, sürdürülebilir balıkçılığın ''kırmızı alarm'' verdiğini ifade ederek, bilinçsiz ve kaçak avlanmanın tehdit oluşturduğuna dikkati çekti.

Türkiye'de birçok noktada balık yetiştirme çiftliklerinin yer aldığını söyleyen İnanç, "Bunun yanı sıra enstitülerimiz var. Barajlarımızı Devlet Su İşleri (DSİ) ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerimiz göl ve göletlerimizi balıklandırılıyor. Fakat balık daha ilk yavrusunu bırakamadan ya bilinçsiz oltacılarca olta ile tek tek avlıyor ya da yasa dışı avcılar bunları alıyor. Çok fazla değil 1-2 senede bu havzada da balık kalacağını zannetmiyoruz. Bilinçsiz ve kaçak avlanma sonucunda yakın zamanda balıkçılık kalmayacak." ifadelerine yer verdi.

Manyas Kuş Cenneti'nde 2 yıldır teknelerin göl kenarından suya indirilmediğini belirten İnanç, şu değerlendirmede bulundu:

"Tekneler bu yıl suya indirildi ve kilosu 80 kuruş olan İsrail sazanı ismi verilen balıklardan günde 100-200 kilo yakalayıp 'Biz çok balık yakaladık' diyorlar. Halbuki bizim yerli sazan balığımızın kilosu 7-8 lira ama 80 kuruşa tenezzül ediyoruz. Bunun olmaması lazım. Mesela Manyas’ta bir dönem balıkları daha bir sefer yavru bırakmadan yakalanıp katledildi. Sonra orada 3 sene balık tutmak için beklendi. Hiçbir iş yapmadılar, bu sene tekrar avlanmaya başladılar."

Bolu Abant'ta endemik tür Abant alasının bulunduğunu ancak oltacıların balık yakalaması için buraya kadife türü balıkların, sazan ve kefal türlerinin devlet eliyle bırakıldığını savunan İnanç, "Mesela kerevit, Abant alasının en büyük düşmanı. 'Bu canlı nasıl geldi oraya?' diye düşünüyoruz. Yumurtaları, ağlardan ve kuşlar nedeniyle bir şekilde geliyor. Fakat öyle şeyler öğreniyoruz ki ağ atıyorlar biz istilacı sazan türünü buradan temizlemeye çalışıyoruz. Sazan istilacı değil, o bizim yerli balığımız ama Abant’ta olması istila gibi görünüyor. Fakat onu atan da devlet. Yanlış politika. Şimdi dönüp oltacıdan yardım istiyorlar. Tek tek bunu yakalayalım. Ben oltayı attığım zaman endemik tür de takılacak oltaya. Bir de alabalıktan bahsediyoruz. Kanama yaptığında hemen ölecek tür. Daha bir bilimsel ve titiz çalışmaların olması lazım." dedi.

İnanç, kaçak avcılara verilen cezaların yetersiz olduğuna da vurgu yaparak, şu ifadelere yer verdi:

"Bir amatör balıkçıya 300 lira ceza kesiliyor. Eğer siz 80 balık yakalasanız bile 'Bunları evime yemeye götürüyorum' derseniz 300 lira civarı ceza yiyorsunuz. Mesela, ağ attınız 500 kilogram ya da bir ton balık yakaladınız, alacağınız ceza bin 155 lira. Bolu Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü deposunda 25-30 bot ve 8-10 da motor var. Bunlar bizim arkadaşlarımız ve kolluk kuvvetlerinin çabası ile yakalandı. Ertesi gün yine aynı kişi yine aynı yer yakalıyorsunuz, yine ceza kesiliyor. Bu sefer ikiye katlıyor ama sonrakilerde yine bin 155 lira olarak devam ediyor. O yakalananlar 'Tek seferde 5 milyarlık balık yakalıyorum' diyor. '4 seferde 20 bin liralık balık yapıyorum, bir sefer yakalanırım bin lira veririm' diyor. Hiçbir sermayesi yok. Ekmiyor, biçmiyor bizim doğamızın balığını alıp katledip götürüyor."

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.