AMASYA (AA) - Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç Dr. Recep Orhan Özel, kurban kanının alna sürülmesine ilişkin, "Günümüzde yer yer kurban kanını çocukların alnına sürme şeklinde bir uygulamaya rastlanmaktadır. Ancak bu uygulamanın, dini açıdan herhangi bir temel ya da delile dayanmadığını bilmek gerekir. Kurban kanı üzerine söz konusu uygulama ve benzerlerinin cahiliye dönemi örf ve adetleri içinde yer aldığı anlaşılmaktadır" dedi.

Özel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kur’ân-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde kurban kanının alna sürülmesi uygulaması onaylamayan bilgilerin bulunduğunu söyledi.

Kesilen kurban kanının alna sürülmesinin dinle hiçbir alakasının olmadığı dile getiren Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Örneğin Hac suresinin 37. ayet-i kerimesinde Allah (c.c) 'Kestiğiniz kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşmaz. Fakat ona ulaşan sizin takvanızdır' buyurmaktadır. Bu ayetin inişine sebep teşkil eden olay cahiliye dönemindeki yanlış kurban anlayışıdır. Buna göre Cahiliye döneminde Araplar Kâbe yanında kurban keserler, kurban kanını da Kâbe duvarına sürerler ve kurbanlarının kabul edilmesi için dua ederlerdi. İslam gelince bu uygulamayı yapmak isteyenler olunca bu ayet-i kerime nazil olmuştur. Yine cahiliye adetlerine göre, insanlar “ensâb” denilen dikili taşların yanlarında kurban keserler ve kanını sürdükleri bu taşları takdis ederlerdi. Ayrıca putlara kan sürmenin onları kutsallaştıracağını düşünürlerdi."

- Uygulama İslam öncesi inanç ve kültürlerden izler taşıyor

Kurban kanının alna sürülmesi uygulamasının daha çok İslam öncesi inanç ve kültürlerden izler taşıdığını anlatan Özel, şu ifadeleri kullandı:

Öte yandan İslam öncesi dönemde Araplar arasında Akika Kurbanı kesmek adetti. İslamiyet bu adeti meşrulaştırmış, fakat çocuğun başına kan sürülmesi hadis-i şeriflerle yasaklamıştır. Sadece cahiliye Arapları'nda değil, Eski Mısır’da da kurban edilen hayvanın kanının çevreye sürüldüğü ve bu kanın tanrı hakkı olarak düşünüldüğü ifade edilmektedir. Şu halde söz konusu uygulamanın daha çok İslam öncesi inanç ve kültürlerden izler taşıdığını; İslam’da yerinin olmadığını binaen aleyh kaçınmak gerektiğini söylememiz gerekir. Günümüzde yer yer kurban kanını çocukların alnına sürme şeklinde bir uygulamaya rastlanmaktadır. Ancak bu uygulamanın, dini açıdan herhangi bir temel ya da delile dayanmadığını bilmek gerekir. Kurban kanı üzerine söz konusu uygulama ve benzerlerinin cahiliye dönemi örf ve adetleri içinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Bugün kimi yöremizde rastlanan kurban kanının alna ya da başka şeylere sürülmesi, kaza ve beladan korunma düşüncesi ile yapılıyor olabilir. Ancak bu da İslam’ın ibadet anlayışının yeterince kavranamadığının bir göstergesidir."

- Kurbanlık hayvanlar, et ve kanlarıyla kutsallık taşımazlar

İslami değerlere dayanmayan bu uygulamadan vazgeçilmesi gerektiği savunan Özel, şunları kaydetti:

"Burada iki husus öne çıkmaktadır. Öncelikle diğer ibadetler gibi kurban ibadetini de halis niyetlerle sırf Allah rızası için yapma bilincine sahip olmak hedeflenmektedir. İkinci olarak da kurban ibadeti ifa edilirken önceki inanç ve kültürlerde yer bulmuş mezkur anlayış ve telakkilerin önü kesilmek istenmiştir. Kur’an-ı Kerim kurbanlık hayvanlarla ilgili cahiliyeden kalma daha başka yanlış ve hurafe uygulamaları da kaldırmıştır. Buna göre kurbanlık hayvanlar somut varlıklarıyla, et ve kanlarıyla kendilerinde kutsallık taşımazlar. Onlar Allah’ın emriyle insan hizmetine sunulmuş varlıklardır. Nitekim 'Kurban' kelimesinde Allah’a 'yaklaşma, yakın olma' manası söz konusudur. Bu yakınlık da kurbanı Allah’ın adıyla kesme, ihtiyaç sahiplerini gözetme ve sırf Allah için kesme gibi durumlarda gerçek ifadesini bulmaktadır. Şu halde İslam kendine özgü kurban anlayışı ile gerçek dini değere dayanmayan, yozlaşan kutsal anlayışlarını kaldırarak, tevhit ve takva zemininde aslına uygun bir şekilde tesis etmiştir. Müslümanlar da ibadetlerini dinin ortaya koyduğu bu ilke ve prensipler dahilinde gerçekleştirmeye özen göstermelidirler."

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.