İzmir’de FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında sela okuyan müezzin, kendisine saldıranların serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Darp sırasında ölümle tehdit edildiğini anlatan müezzin, ’hoca dayak yiyor’ diye alkış tutulduğunu da ifade etti.
15 Temmuz gecesi yapılan darbe girişimi gecesi Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından camilerde sela verilmesi çağrısı üzerine Narlıdere Yalvaç Camii müezzini Mehmet Kuzgun da görevini yerine getirdi. Ancak okunan seladan rahatsız olan bazı vatandaşlar cami önüne gelerek sela okuyan caminin müezzini olan Mehmet Kuzgun’la tartışmaya başlayarak darp ettii. O gece müezzini öldüresiye dövenler ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Kuzgun, şahıslarından serbest bırakılmalarından endişe duyduğunu söyleyerek, devletine ve adalete güvendiğini ancak tekrar bu şahsıların içeriye alınmasını istediğini belirtti.

“HOCA DAYAK YİYOR, DİYE ALKIŞ TUTTULAR”
O gece yaşadıklarını anlatan Mehmet Kuzgun, “İlk önce gece saat 01.30’da Diyanet İşleri Başkanlığından sela vermeye davet ettiler. Biz de saat 01.30’da sela verdik, 01.40’da selam bittikten sonra caminin ara koridoruna geçtim. Dışarıda iki bayan bir erkek 3 kişi vardı. Ban ‘şehitler için sela vermiyorsunuz da niye Cumhurbaşkanı, Başbakan için sela veriyorsunuz’ diyerek ağza gelmez küfürler ettiler. Biz de ‘bize verilen emir olduğunu ve emirleri yerine getiririz ve hazırız’ dedik. O an bayan taşla geldi sağ omzumdan ve sol omzumda taşla vurdu. Eğildi eğilince sırtımdan taş vurdular. Erkek olan boşluğuma taş vurdu. Beni ölümle tehdit ettiler. O acıyla dışarıya çıktım. Orda kamera yoktu gözükmüyor ama orada çok feci şekilde tekme tokat darp edildim. Darp edilince çevredeki vatandaşlar ‘Hoca dayak yiyor’ diye alkış tuttular, galeyana geldiler. Ama eğer o taşı kafama vurmuş olsalar ben şu an ölmüş olurdum.”

“DAYAK YEDİĞİM İÇİN BUNALIMA GİRDİM”
Yaşadıklarının ardından acı içinde ilçe müftüsünü aradığını ve ardından emniyet güçlerinin geldiğini belirten Kuzgun, kendisinin de hastaneye gittiğini söyledi.
Kendisine kaldırım taşıyla vurulduğunu anlatan Kuzgun, “Her tarafım çürük halindeydi. O anda dayak yediğim için bunalıma girdim. Evimde yüzde 100 engelli evladım var, ona bile bakamaz hale geldim. 20 gün kendime gelemedim, bunalımdaydım. Psikolojik olarak çok bunaldım. Onun için ben bunlardan sonuna kadar davacıyım” dedi.

“TEKRAR İÇERİYE ALINMALARINI VE CEZA ALMALARINI İSTİYORUM”
Kendisine saldıranların tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Mehmet Kuzgun, “Şu an serbest bırakılmış. Ama ben yine de devletime, milletime, adalete güveniyorum. Tekrar bunlar inşallah içeriye alınacaktır. Ben bunların ceza almasını istiyorum. Çünkü dışarıya çıktıları zaman beni tekrar darp edeceklerinden, gasp edeceklerinden, ailevi olarak rahatsız oluyorum. Ailem ve çocuklarım şu anda çok acı şekilde bunalımda. 26 yaşındaki oğlum ‘Bu acılara dayanamıyorum baba’ diyor. Bunlar tekrar içeri alınırlarsa çok memnun olurum. Ben bunların dışarı çıkmasını istemiyorum” dedi.

"KADINA KARŞI EL KALDIRAMAM"
O gece kadınların saldırısına karşı elini kaldırmadığını anlatan Kuzgun, “Bir din görevlisi olarak kadına karşı el kaldıramayız. Kadın demek bizim annemiz sayılır. Biz onu anne olarak gördük ve el kaldırmadık. O gün erkek olmuş olsaydı o anda kendimizi korumaya çalışabilirdik. Ama bayan olduğu için kadın olduğu için elimizi kaldırmadık” ifadelerini kullandı.

“BİR ERKEK KADINA TEKME ATINCA 9 YIL ALIYOR DA…”
Şahısların serbest bırakılmasına şaşırdığını belirten Kuzgun, “Kamerada darp edilmem gözüküyor. Gerçekten şaşırdım. Bir erkek bir kadına tekme vurunca 9 yıl ceza alıyor da, kadınlar bizi darp ediyor, kamerada görülüyor da, taşlarla öldüresiye bize kast ediyorlar da bunlar neden serbest bırakılıyor. Böyle adalet olmaz. Kesinlikle ben devletime,, adalete güveniyorum ve bunların tekrar içeri alınmasını istiyorum” diye konuştu.
(İHA)
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.