''Orman yangınlarının çoğu insan kaynaklı

TRABZON (AA) - MELTEM YILMAZ - Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Bilgili, "Ormanlarımızda çıkan yangınların yüzde 3 ila 5'lik kısmı yıldırım gibi doğal sebepler, geriye kalan yüzde 95 ila 97'lik kısmı da insan kaynaklıdır." dedi.

Bilgili, AA muhabirine yaptığı açıklamada, orman yangınlarının, ormanların sürekliliğini tehdit eden, milyonlarca liralık maddi hasar ve hatta can kayıplarına neden olan bir faktör olduğunu söyledi.

Ülke ormanlarının yarıya yakın bir kısmının, orman yangınlarına hassas alanlarda bulunduğunu dile getiren Bilgili, resmi kayıtların tutulmaya başlandığı 1937 yılından itibaren toplam 100 bin yangında, 1,65 milyon hektar ormanlık alanın yangınlardan etkilendiğini ifade etti.

Bilgili, orman yangınlarının temelinde sosyal, ekonomik ve kültürel nedenlerin yattığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülke ormanlarımızda çıkan yangınların yüzde 3 ila 5'lik kısmı yıldırım gibi doğal sebepler, geriye kalan yüzde 95 ila 97'lik kısmı da insan kaynaklıdır. İnsan kaynaklı yangınların yüzde 12 ile 15'lik kısmını kasıtlı çıkarılmış yangınlar oluştururken tüm yangınların yarıya yakını ihmal ve dikkatsizlik sonucu çıkmaktadır. Yangınlar incelendiğinde, ülkemizde yangın olayının temelinde sosyal, ekonomik ve kültürel nedenlerin olduğunu görmekteyiz. Bu durum, yapılacak yangın öncesi planlamalar açısından oldukça önemlidir. Bu bağlamda yangınların çıkmasını önlemeye yönelik tedbirler ile yangınlara karşı hazırlıklı olma ve yangınlarla mücadele faaliyetlerinin planlanması, hem orman ekosistemlerinin bütünlüğünü ve devamlılığını sağlamaya yönelik, hem de yangına hassas bölgelerde yaşayan hedef kitlelerin sosyal, ekonomik ve kültürel ihtiyaç ve beklentilerini de içine alan bir düşünce ve görüş çerçevesinde yapılmalıdır."

Yangınların oluşması ve gelişmesinde en önemi faktörün hava halleri ve yanıcı maddeler olduğunu vurgulayan Bilgili, "Yaz aylarının başlamasıyla hava sıcaklıklarının artması, bağıl nemin azalması ve bunun sonucunda orman zeminindeki kuru yanıcı maddelerin nem içeriklerinin azalması ile yangınlar kolaylıkla çıkabilmektedir. Rüzgarın da etkisiyle gelişerek bu günlerde gördüğümüz şekliyle tehlikeli boyutlara ulaşabilmektedir." dedi.

- "Yangınlarla etkin mücadele yangın tehlikesini ortadan kaldırmıyor"

Bilgili, tehlikenin boyutunu artıran önemli hususların, yanıcı maddelerin arazi üzerindeki sürekliliği, dağılımı ve miktarı olduğunu da anlatarak, şunları kaydetti:

"Son 20-30 yılda kırsal kesimden kentlere yaşanan yoğun nüfus hareketi ve sonucunda hayvancılığın azalması ile ısınma ve yakıt olarak doğalgazın kullanımının yaygınlaşması, ormanlar üzerine olan sosyal baskının azalmasına yol açmıştır. Orman ve Ağaçlandırma Genel Müdürlüklerinin geniş çaplı ağaçlandırma, rehabilitasyon ve bakım çalışmaları ormanlık alanlarda bir artışı beraberinde getirmiştir. Bunun sonucu olarak ormanlardaki yanıcı madde birikimi ve sürekliliği önemli oranda artmıştır."

Yanıcı madde miktarlarındaki bu artışın, yangının başlaması, büyümesi ve gelişerek tehlikeli olmasına zemin hazırladığını da belirten Bilgili, "Yeni yerleşim alanlarının artan bir şekilde ormanlarla iç içe yapılması, kıyı kesimlerdeki turizm tesisleri ve orman içi yerleşim alanlarında yangına hazırlıklı olma seviyelerin oldukça yetersiz oluşu yangınların verdiği zararı arttırmaktadır. Son yangınlarda boşaltılan yerleşim birimleri, yanan evler ve sera alanları bu durumun bir sonucudur. Gerekli önlemler alınmadığı sürece çok daha büyük felaketlerle karşılaşmak kaçınılmaz olacaktır." diye konuştu.

Bilgili, yangınlarla etkin mücadelenin yangın tehlikesini ortadan kaldırmadığına dikkati çekerek, Türkiye'de özellikle son yıllarda yangınla mücadelede elde edilen başarının, yangın işçisinden yangın amirine kadar tüm yangın çalışanlarının gayretli çalışmaları ve halkın orman yangınlarına karşı hassasiyetinin ve orman sevgisinin sonucu olduğunu, ileri teknolojinin de bu başarıdaki katkısının son derece önemli olduğunu söyledi.

- "Yangınla mücadele bilimsel temellere oturtulmalı"

Yangınlarla mücadelenin önemine dikkati çeken Bilgili, şunları kaydetti:

"Yangınla mücadelenin bilimsel temellere oturtulması gerekiyor. Yangınlarla mücadelede başarının derecesi, yangının mevcut topografik yapı, yanıcı madde durumu ve hava hallerinde ne tür bir davranış sergileyeceğinin sağlıklı bir şekilde tahmin edilmesine bağlıdır. Bundan dolayı Kanada, Amerika, Avustralya gibi yangın problemi olan ülkeler, yangın organizasyonlarına yardımcı bir sistem olarak, yangın tehlike oranları sistemi oluşturmuş ve yangın davranış modelleri geliştirmişlerdir."

Bilgili, bu modellerin ülke çapında yangınla mücadele birimleri tarafından kullanıldığını da anlatarak, şöyle devam etti:

"Ülkemizde 'Ulusal Yangın Tehlike Oranları Sistemi'nin (UYTOS) oluşturulması süreci çok yeni olmakla, bu konuda çalışan kişi sayısının yetersiz olması ve Orman Bakanlığı, Ormancılık Araştırma Enstitüleri ve üniversiteler gibi araştırma kurumlarının orman yangınlarıyla ilgili çalışmalara olan ilgilerinin çok az olması, bilimsel çalışmaların çok kısıtlı ve yetersiz düzeyde kalması sonucunu doğurmaktadır. Şu an ülkemizde Ulusal Yangın Tehlike Oranları Sisteminin oluşturulmasına yönelik çalışmalar, Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi, TÜBİTAK desteği ve Orman Genel Müdürlüğü işbirliği ve desteğiyle gerçekleştirilen projeler kapsamında devam ettirilmeye çalışılmaktadır."

UYTO sisteminin hizmete sunulmasının büyük önem arz ettiğini belirten Bilgili, "Sistemin devreye girmesiyle yangınlarla ilgili önleyici, koruyucu ve yangınlarla mücadele faaliyetleri daha etkin ve daha düşük maliyetli olarak gerçekleştirilebilecektir. Orman yangınları çok boyutlu bir olay olduğundan, konuyla ilgili çalışmaların sosyal, ekonomik ve ekolojik açıdan ele alınarak incelenmesi gerekiyor. Bunun için de çok disiplinli bilimsel çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır." dedi.

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.