HAKAN ŞÜKÜR:ŞAMPİYON TRABZONSPOR
Sakaryaspor’da başladığı futbola, uzun yıllar Galatasaray’da devam eden ve A Milli Futbol Takımına kadar yükselerek büyük başarılara imza atan AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, futbolculuğu döneminde Oğuz Çetin’i beğendiğini, yurtdışında da Van Basten’i örnek aldığını söyledi.

Şükür, şu anda Messi’yi beğendiğini, ama Ronaldo’yu biraz daha fiziksel, atletik bulduğunu; Türkiye’de çok çok örnek gösterilecek bir oyuncu olmadığını kaydetti.

"Dünün futbolcusu, bugünün siyasetçisi"

Şükür, futbolculuk dönemi, beğendiği futbolcular ile son günlerde sporda yaşanan gelişmeler hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Şükür’e yöneltilen sorular ve cevapları şöyle: Soru: Türk sporunun geliştirilmesi için neler yapılabilir? Cevap: Sporun temel öğesi atletizm, öncelikle iyi bir atlet olmak lazım.

Sporcu ruhu taşımak, bugün ülkemizde yaşanan bir çok soruna da çözüm olabilir.

Maçtan ya da antremandan sonraki ruh haliniz ve sinirsel katsayınız çok farklı oluyor, daha mülayim bir yapıya dönüşüyorsunuz.

Soru: A Milli Futbol Takımı Avrupa’ya gidemedi. Dünya üçüncüsü A Milli Futbol Takımından bugünlere nasıl geldik. Bu düşüşün nedeni nedir?

Cevap: Çok bilinçli, planlı, istikrarlı bir anlayışımız yok. Çok az oyuncu yetiştirdiğimiz, bunun milli takıma olumsuz yansıdığı bir süreç yaşadık.

Ülkesini seven, profesyonel hareket eden, sporcu karakteri taşıyan sporcularla iyi başarılar yakaladık. Ama zaman zaman medyanın yönlendirmeleriyle futbolcuların kadroya alınmadığı dönemler oldu. Son dönemde yaşadığımız fişlenmelerin spor dünyasında da olduğu düşünüldüğünde, maalesef bu ülkenin çok yükselmesini istemeyenler var. ’Ülke yükselmesin, geriye gitsin’ düşüncesinde olan insanlar var. Zamanında sporda da bunu gördük.

Soru: Futbolculuk döneminizde fişlenmiştiniz, buna ne diyeceksiniz?

Cevap: İnançlı bir insanım. Ülkemin değerlerini bilen, şehitlerine saygı duyan, Atatürk’e her zaman saygıyla bakan ve gittiğim her yerde bununla ilgili yürekten yorumlar yapan bir insanım. Ayetle sabit olan bir şey var: ’Biz insanları kavimler halinde yarattık.’ İnsanların böyle yaratılmasının da Allah katında bir sebebi var. Biz hep beraber hoşgörü ve sevgiyle, dayanışmayla kendimize ait olan sınavdan geçmek istiyoruz. Üzerime düşen sorumluluğu inanç kültürüyle beraber yapmaya çalışıyorum.

-"Yabancı oyuncuların katkısı çok az"-

Soru: Yabancı futbolcuların fazla olmasının Türk futbolundaki düşüşte etkisi var mıdır?

Cevap: Yöneticilerimizin fazla yabancı istediği, büyük menajer oyunlarının olduğu dönemler yaşadık. Yerli oyunculara ilgisizlik vardı. Yabancı oyuncuların burada olmasından, takımlarına katkı sağlamasından büyük gurur duyuyorum. Alex bunun iyi bir örneği. Bir takımı bu kadar kaale alıp oynaması, hizmet etmesi, söylemlerinde hep aile birliğini söylemesi iyi bir örnektir. Hagi bunlardan biridir. Gelen yabancı oyuncuların katkısı var ama çok az. Ülkesini seven insanın, yerli oyuncular üzerinden fişleyerek, karalama politikaları ile hareket etmemesi lazım. Herkesin bir görüşü olabilir ama futbol sahası başka bir alandır.

Soru: İtalya’da da futbol oynadınız. Futbolculara, Avrupa’ya açılmalarını tavsiye eder misiniz? Örnek aldığınız bir futbolcu var mıydı? Cevap: Tabiki. Oğuz Çetin’i beğenirdim. Sakaryaspor’da o bizim abimizdi.

Oynadığım dönemde yurtdışında da Van Basten’i örnek alırdım. Maç kasetlerini izlerdim ne yapıyor, nasıl oynuyor diye.

Soru: Günümüz futbolunda dünyada ve Türkiye’de en çok kimi beğeniyorsunuz?

Cevap: Tabiki herkesin beğendiğini beğeniyorsunuz, Messi ama ben Ronaldo’yu biraz daha fiziksel, atletik özellikler... Türkiye’de çok yetenekli oyuncular var ama çok çok örnek gösterilecek bir oyuncunun yetişmediği bir süreç yaşıyoruz. Emre Belezoğlu iyi bir oyuncu, yeni yetişen Emre Çolak iyi. Eğer fizik gücünü sürekli hale getirebilirse çok önemli bir oyuncu. Mehmet Topal ve Arda Turan benim aynı takımda da oynamaktan keyif aldığım başarılı kardeşlerim.

Soru: Futbol stilinize benzettiğiniz bir oyuncu var mı?

Cevap: Ligde hem fizik gücü olan, hem teknik, hem de hava toplarında iyi bir futbolcu yok. Bu anlamda yetenekli olan Batuhan var ama maalesef futbola fiziksel anlamda çok fazla kendisini vermiyor. Yabancılardan Elmander’i beğeniyorum, Alex’i beğeniyorum. Trabzonspor’lu Burak’ın eksiklikleri var ama onları geliştirebilir, biraz geç açıldı. Manisaspor, Fenerbahçe ve Beşiktaş’dan sonra Trabzonspor’da doku tuttu. Onunla gurur duyuyorum, arıyorum, tebrik ediyorum.

-"Hayatımın içerisine İstanbul’u çok fazla almadım"-

Soru: "Gece hayatının" futbolcular üzerinde etkisi nasıl oluyor?

Cevap: Hayatımın içerisine İstanbul’u çok fazla almadım. Herşeyin fazlası zarar. Ben oyuncuların böyle bir özgürlükten vazgeçmelerini kesinlikle isteyemem ama çok eğlenip sahaya vakit ayıramayan oyuncu da var, bir oyuncunun bu dengeyi ayarlaması lazım.

Soru: Türk futbolu şike iddialarından nasıl kurtulabilir?

Cevap: Ahlak kurallarını geliştirmediğimiz müddetçe, bu Meclisten daha çok yasa çıkarırız. Eğer iddia edilen şeyler yapıldıysa, bir başkasının hak gaspına girer. Kendi hakkınız için isteğinizi saha içinde legal olarak uygulayabilirsiniz ama bir başkasının hakkına girmek doğru değil. Bununla ilgili geçen ilk yasadaki cezalar çok ağırdı.

-"Bakan olması bir şeyi değiştirmiyor"-

Soru: Küme düşme olsun mu, olmasın mı?

Cevap: Bu konu şu anda, sanki 6-7 takıma özel çıkarılıyormuş gibi bir algı var. Küme düşmenin tamamen kaldırılması olmayabilir ama basamaklandırılabilir, derecelendirilebilir. Tuttuğunuz takıma göre duygusal hareket edersiniz, doğru olmaz. Bir Galatasaray’lı ’bunlar düşsün’ diyebilir ama öteki tarafta hiç bir kabahati olmayan Fenerbahçe’li var. Adamın tek suçu takımı sevmek. Eğer suçlulukları ispat edilirse kişiler ceza alsın ama kulüpler için derecelendirme yapılabilir.

Soru: Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın ’o kupa Trabzonspor’ sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Cevap: Bakan olması herhangi bir şeyi değiştirmiyor. Bir kişinin takım tutması, bir şehre ait olması zaman zaman insanlarda hak arayışlarını farklı duygulara götürebilir ama bu yargının işi. Trabzonspor, Fenerbahçe ile ligi aynı puanda bitirmiş, şampiyon gibi algılanması gereken bir takım, yani bir nevi o ligin şampiyonudur.

-"Eskiden fena futbolcu değildim" esprisi-

Üzerinde takım elbisesi olduğu halde Meclis bahçesinde futbol topuyla kısa bir gösteri yapan, topu ayağında ve kafasında sektiren Hakan Şükür, "Hala oynuyorum, eskiden de fena futbolcu değildim" diye espri yaptı.

Futbol topunu eline alan Şükür, "Hayatımızı bundan kazandık. 8 yaşından itibaren 29 yıl futbol oynadım. Yıllardır bu işten ekmek kazandık. Bu futbol topunun, benim tanınmamda çok büyük yeri vardır. Allah’a şükrediyorum bana böylesine bir meslek ve insanlara kendimi anlatabilmem için bir şans verdi, beni buralara getirdi" dedi.
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.