'Nefret söylemiyle mücadele önceliğimiz'
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, yükselişte olan ve belirli din ve inanç mensuplarına yönelik nefret söyleminin, ayrımcılık ve hoşgörüsüzlük vakalarına karşı mücadele edilmesinin, Türkiye'nin insan hakları bağlamındaki dış politika öncelikleri arasındaki önemli yerini koruduğunu söyledi.

Davutoğlu, toplumlarda vuku bulan bu tür olaylarla mücadelede gerekli tedbirlerin alınması, dini hoşgörü ve anlayış kültürünün yerleştirilmesinin sağlanmasının, uluslararası toplumun sorumlulukları arasında olduğunu vurguladı.

Davutoğlu, hoşgörü ve çeşitliliğe saygının, siyasi ve toplumsal kültürün vazgeçilmez boyutu haline getirilmesinin, insan hakları alanındaki iyileştirici düzenlemelerin devam ettirilmesiyle mümkün olabileceğini ifade ederek, "Ulusumuzun ve uluslararası toplumun İnsan Hakları Günü'nü kutluyor, insan haklarına saygı anlayışının tüm dünyada kök saldığı aydınlık bir gelecek diliyorum." ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler'in, bu yıl İnsan Hakları Günü temasını, 'Bireylerin kamu hayatına dahil olma hakkı' olarak tespit ettiğini kaydeden Davutoğlu, bu çerçevede, bireylerin ülkelerindeki karar alma süreçlerine ve kamu hayatına katılabilme fırsatına kavuşturulabilmesi, demokrasi standartlarının yükseltilmesinin ve iyi yönetişimin sağlanabilmesinin önemli koşullarından birini teşkil ettiğine dikkat çekti.

Vatandaşların, demokratik talep ve beklentilerine en iyi biçimde cevap verebilmek için sivil toplumun, bu talep ve beklentilerini rahatça ortaya koyabilmesi ve karar alma süreçlerine katkıda bulunacak fırsata kavuşturulması gerektiğini kaydeden Bakan Davutoğlu, şunları ifade etti: "Ülkemizin de taraf olduğu Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nde de yer bulduğu üzere, tüm bireylerin ayrım gözetilmeksizin kamu yönetimine katılma hakkına sahip olması önemlidir. İnsan haklarına özgü evrensel değerler bütününün korunup geliştirilmesi, Türk dış politikasının temel unsurlarından biri olmaya devam etmektedir. Bu anlayışla, üyesi bulunduğumuz uluslararası örgüt ve mekanizmalarla bu alanda yakın ve yapıcı işbirliğimiz de sürmektedir."

İnsan hakları alanındaki uluslararası sözleşmelere taraf olma konusunda geride önemli gelişmelerin bırakıldığını da ifade eden Bakan Davutoğlu, bu çerçevede, Avrupa Konseyi bünyesinde geçtiğimiz yıl imzaya açılan 'Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ne 14 Mart 2012 itibarıyla taraf olunduğunu hatırlattı.

Davutoğlu, Türkiye'nin, sözleşmeyi imzalayan ve onaylayan ilk Avrupa Konseyi üyesi olduğunu, ayrıca, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne Ek Bireysel Başvuru'ya ilişkin Üçüncü İhtiyari Protokol'ün de 24 Eylül 2012'de imzalandığını kaydetti.
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.