TRABZON'DAKİ OLAYLAR 
DEVLET İÇİNE YUVALANMIŞ
KONTRAGERİLLA TARAFINDAN
TEZGAHLANMIŞTIR
İstanbul'da 2007 yılında işlenen Hrant Dink cinayetinin Trabzon ile bağlantılı çıkmasının ardından görevden alınan dönemin Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir, o olayla ilgili ilk defa yorum yapmış ve "Bu dava ile ilgili karar kanaatimce Yargıtayca bozulur ve süreç daha bir o kadar sürer gider..."  demişti.

Açıklamaları ile Türkiye'nin gündemine oturan Yavuzdemir, www.61saat.com'dan Serkan Kılınç'a, Trabzon ve yaşanan olaylarla ilgili sorularını içtenlikle cevapladı. Trabzon'a övgüler yağdıran Yavuzdemir Trabzon'u çok özlediğini belirterek Trabzon denince aklına ilk çalışkan, kültürlü kadirşinas insanların geldiğini ifade etti. Yavuzdemir Trabzon ile ilgili ifadelerini şu şekilde sürdürdü,


TRABZON İNSANI KAYPAK DEĞİL ATEŞ TUĞLASI GİBİDİR
"Tabii ki Trabzon denilince Anadolu futbolunu en iyi temsil eden Trabzonspor da akla geliyor.. Yine Trabzon denilince Türkiye'nin yönetiminde etkin olan Karadenizliler akla geliyor. Gerçekten Karadeniz insanı, kararlı ve etkin bir politika izliyor. Bu yönlerine hayran olmamak elde değil.. Mert insanları çok.. Kaypak değiller. Sonunda söylemek istedikleri şeyi işin başında söylüyorlar. Bu da onların gerçekçi tarafı.. Tek eksiklik biraz sabırsız olmaları.. İnşallah bu da zamanla gerçekleşir. Trabzonda ikibuçuk yılım geçti. Şu fani dünyada bir anı olarak kaldı bizde... Ömrümüzün ikibuçuk yılı Trabzonda geçti ve hayatı, dolu dolu yaşadık diyorum.. Trabzon'u ve Trabzonluları elbette özlüyorum... İnsana geç ısınırlar ama ateş tuğlası gibi bir ısındıkları zaman da dostlukları baki kalır...Vefalı insanlardır.. Sevdiği zaman gönülden severler.. Biz de öyle"

TRABZON'DA YAŞANAN OLAYLAR TESADÜF DEĞİLDİ
Valiliği döneminde Trabzon'da yaşanan olaylarla ilgilide açıklamalarda bulunan Yavuzdemir şunları söyledi, "Trabzon'un en şansız valisi diye bır tanımlama yapmak gerekir mi bilmem ama benim görevde olduğum süreçte azımsanmayacak kadar şanssızlıklar yaşandı.. Ama bunlar bizim dışımızda geliştiği için yaşamak zorunda kaldığımız kader sırrı diyorum..

KONTRAGERİLLA VURGUSU
Trabzonda yaşanan olaylar elbette benim de yöneticilik alanında deneyimlerimi artırdı. Kontrgerillanın Devlet Teşkilatı içindeki etkinliğini ondan sonraki süreçte daha iyi değerlendirebildim. Trabzonda yaşanan olayların tesadüfi olmadığını ve Devlet Teşkilatı içinde yuvalanmış Kontrgerilla tarafından tezgahlandığını düşünüyorum. Verdiğim kararları düşünerek veririm. Bu nedenle verdiğim hiç bir karardan pişmanlık duymadım.

SADECE TETİKÇİLER CEZALANDIRILIYOR
Dink davası, Tayad olayları ve Rahip Santoro olayında mahkeme süreçlerine baktığımız zaman , sadece tetikçi durumunda olan kişiler mahkemelerde cezalandırılmış, perde arkasında kimlerin olduğu hususu hiçbir zaman mahkemelerce ortaya çıkarılamamıştır. Bana göre bunun asıl sebebi, suç delillerinin toplanması aşamasında Cumhuriyet Savcılarının , kendilerince yapılması gereken soruşturmaları ve delil toplamaları polise ve jandarma ya havale etmiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında polisin veya jandarmanın hazırladığı tahkikat dosyası neredeyse savcının iddianamesine dönüşmektedir ki bu tamamen yanlıştır.

SAVCILAR BİZZAT YÖNETMELİDİR YOKSA KARANLIK OLAYLARIN AYDINLATILMASI MÜMKÜN DEĞİL
Cumhuriyet savcıları olaylardan sonra hemen insiyatif alarak soruşturma sürecini bizzat kendileri yönetmelidirler. Bu yapılmadığı sürece mahkemelerin karanlık cinayetleri ve olayları aydınlatmaları mümkün değildir"

TRABZON'A GELMEK İSTERİM
Trabzon'a her zaman gelmek istediğini belirten Yavuzdemir son olarak şunları söyledi, "Allah nasip ederse Trabzona tabii ki tekrar gelmek isterim..Ama bu gelişim sade ve emekli bir vatandaş olarak....
Teşekkür eder , selam ve sevgilerimi sunarım.".

YASAL UYARI: HABERİN KAYNAK BELİRTMEDEN KULLANILMASI HALİNDE YASAL YOLLARA BAŞVURULACAKTIR...
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.