Türker Paşa'nın en büyük dezavantajı neydi?
İşte o yazı;

Size bu kongre ve öncesindeki gelişmeleri bugünkü ve haftaya Salı günkü yazılarımda çok kısa olarak anlatmaya çalışacağım. CHP Trabzon İl Başkanlığı Kongresi’ni konu olarak ele almamın nedeni okuduğunuz bu köşenin yazarının kongrede Trabzon İl Başkanlığı için yarışmış olmasıdır.
Sevgili okurlarım merak ediyorlardır ‘’ Nereden çıktı bu il başkanlığı yarışı? ‘’ diye. Yaklaşık iki yıl önce askerlik ve denizciliği bir arada bulunduran çok sevdiğim mesleğimden gelişmeleri protesto ettiğimi göstermek, büyüklerime ve küçüklerime kişisel çıkarların ötesinde başka değerlerinde olduğunu vurgulamak için istifa ederek ayrıldım.

Siyasete girmeyi düşünmemiştim

Yaşamım boyunca siyaseti düşünmememe ve kendime bir ideal olarak almamama rağmen şartlar beni siyasete girmeye zorladı. Çünkü emperyalizmin planlayıcısı, cemaatin tetikçisi ve AKP’nin aktif destekçisi olduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni dönüştürme maksadına yönelik operasyonlarla ülkem hızla felakete doğru sürüklenmekteydi.

İstifa eder etmez başka partilerden de teklif gelmesine rağmen geçmişte seçmen olarak koyduğum tavırla uyumlu olmak isteği ile Atatürk’ün kurucusu ve ilk genel başkanı olması CHP’ye katılmama neden oldu. Ama sürdürülen operasyonlardan CHP’de nasibini almıştı. Bu nedenle askerlik ve denizcilik konusundaki altyapıma, deneyimime, bilgi birikimime ve partide bu konuda çok büyük bir eksiklik olmasına rağmen sahip olduğum Atatürkçü ve ulusalcı fikirlerim yüzünden üyeliğimin ilerisinde bir göreve kasti olarak yaklaştırılmıyordum.

Küsmedim ve sinmedim

Fakat küsmedim, sinmedim ve köşeme çekilerek balık tutmadım. Türkiye’nin koşar adımlarla emperyalizmin taşeronluğuna, ekonomik bir iflasa, kanlı bir iç savaşa ve parçalanmaya doğru sürüklendiğini anlatabilmek için yazmaya başladım. Antiemperyalist sivil toplum kuruluşlarına katıldım, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli televizyon programlarına, konferanslara ve panellere iştirak ettim.

Bu ayın başında beni ve sürdürdüğüm mücadeleyi iyi bilen ve medyadan takip eden arkadaşlar bana CHP Trabzon İl Başkanlığı yarışına katılmam konusunda teklif getirdiler. Nasıl siyasete girmeyi yaşamım boyunca düşünmemiş isem il başkanı olmayı da hiç düşünmemiştim. Bana teklifi getirenler ismimin birleştirici olacağını, bilgi birikimim, deneyimim ve enerjimle CHP Trabzon örgütünü ayağa kaldırabileceğimi ve bugüne kadar yaşanan kırgınlıkları ve husumetleri sonlandırabileceğimi ifade ettiler.

Gençlerin verdiği ders

CHP gerçekten de muhalefette kaldığı halde eriyen ve oy kaybeden dünyadaki tek örnekti. CHP yönetimi AKP’yi taklit ederek oylarını artırmaya çalışıyordu fakat kamuoyu yoklamaları aksini gösteriyordu. En büyük dezavantajım Trabzon CHP örgütünü tanımıyor olmamdı. Ayrıca Trabzonlu olmama rağmen eğitimim ve mesleğim nedeniyle yaşamımın çok büyük bir bölümünü Trabzon dışında geçirmiştim.

Kabul edip etmeme konusunda tereddüt içindeydim. İstanbul’da yaşıyordum eğer seçilirsem ailemden ayrılarak ve devamlı olarak Trabzon’da yaşamam gerekecekti. Eşimin ve çocuklarımın olurunu almak zorundaydım. CHP Trabzon il Başkanlığı’na aday olmamda en büyük etki gençlerden geldi. Beni ikna etmeye çalışan örgüt içindeki çocuğum yaşındaki gençler bana ‘’ Türker bey madem ülkemiz yaşamsal bir tehlikenin arifesindedir ve her cephede mücadele etmek gerekir diyorsunuz, bu İstanbul’da yaşayarak değil Trabzon’dan Anadolu’ya çıkılarak yapılır. Gelin sizin ve atalarınızın memleketinde kısır çekişmeler içinde bulunan örgütü ayağa kaldırın ve CHP’yi halkımız için bir umut yapma mücadelesine katkı verin. ‘’ dediler.

Gençlerin ders verici mahiyetteki bu sözleri, ailemin yurtsever sorumluluğu içinde bana verdiği destek ve Trabzon’da CHP’nin başarısı için ter dökmüş bazı isimlerle, delegelerle ve üyelerle yaptığım görüşmeler sonunda CHP Trabzon İl Başkanlığı için aday olmaya karar verdim.

Seçime çok kısa süre vardı

Benimle beraber demokratik olarak yarışacak iki aday daha vardı. İkisi de çok değerli insanlardı ve CHP Trabzon örgütü içinde tanınıyorlardı. Ben ise bir şekilde medyada olmama ve fikirlerimin yazılarım ve söyleşilerim aracılığı ile bilinmesine rağmen yine de yeterince tanınıyor sayılmazdım. Çünkü milletçe az okuyorduk. Ayrıca bizim insanımız için sadece fikirsel olarak medyadan tanımak yeterli değildi. Yan yana gelmek, yüz yüze konuşmak ve elle tutmak istiyordu desteğini verebilmesi için.

Süre benim açımdan çok kısıtlıydı. Kongrenin yapılacağı tarihe kadar sadece 15 günüm vardı. Bu süre içinde örgüte, delegelere ve üyelere kendimi tanıtmak, ne yapmayı planladığımı, CHP’yi Trabzon’da nasıl yükselteceğimi anlatacak ve onları tanıyacaktım. CHP her geçen gün yanlış politikalar ve kavgalar yüzünden halk desteğini kaybediyor, umut olmaktan çıkıyor ve kayıplar Trabzon’da ve Karadeniz Bölgesi’nde ülke ortalamasının daha da altında gerçekleşiyordu. Bu duruma dur demek gerekiyordu!

Haftaya Salı günü kaldığımız yerden devam edeceğiz,

Saygılar sunarım.

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.