banner554
Geçmişini bilmeyen geleceğini kuramaz. Sözünden yola çıkarak 1919 yılına kısaca bi ziyaret yapalım.

Tarihler 19 Mayıs 1919 tarihini gösterdiğinde Mustafa Kemal Samsun’a çıkmıştı bile.

Ve o tarihte İzmir’in Yunan elinde, Trabzon’un Rumların elinde, İç Anadolu’nun İtalyanların, Doğu ve Güneydoğu, Fransızların, İngilizlerin, İstanbul bütün dünyanın elinin altında olduğu yıllardı. 

İşte o gün 19 Mayıs 1919, Milli Mücadele’nin başladığı gündür.

Mustafa Kemal 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkışını Nutuk'ta şöyle anlatır:

"1919 yılı Mayıs’ın 19'uncu günü Samsun'a çıktım. Genel durum ve manzara: Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu durum, Dünya Savaşı'nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş. Şartları ağır bir ateşkes antlaşması imzalamış. Büyük Harbin uzun yılları boyunca, millet yorgun ve fakir bir halde.

Milleti ve memleketi Dünya Savaşı'na sokanlar, kendi hayatları endişesine düşerek memleketten kaçmışlar. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet aciz, haysiyetsiz, ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta. İtilaf donanmaları ve askerleri İstanbul'da. Adana vilayeti Fransızlar, Urfa, Maraş, Gaziantep İngilizler tarafından işgal edilmiş.

Antalya ve Konya'da İtalya askeri birlikleri, Merzifon ve Samsun'da İngiliz askerleri bulunuyor. Her tarafta yabancı subay ve memurlar ve ajanlar faaliyette. 15 Mayıs 1919'da İtilaf Devletleri'nin uygun görmesiyle Yunan ordusu İzmir'e çıkartılıyor."

Mustafa Kemal’in anlatımı ile 19 Mayıs 1919’da ülkenin durumu bu. Aradan geçen 4 yılda dünya tarihine altın harflerle geçecek bir kurtuluş destanı yazıldı.

19 Mayıs’ta başlayan Milli Mücadele, 23 Nisan 1923’de, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihe kadar sürdü.

19 Mayıs’lar da bunları hatırlarsak, Mustafa Kemal Atatürk’ün, liderliğini, bağımsızlığın önemini daha iyi anlarız. Yani…

Mustafa Kemal’i Anlamak bu olsa gerek.

Gençler Bayramınız kutlu olsun…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Metin demir 1 hafta önce

Ben çok iyi anlıyorum.Anlamayanlar utansın

Avatar
Kanber 1 hafta önce

Tarih bilginizin ilkokul seviyesinde olması şaşırtmadı doğrusu..2 Aralık 1918’de Edirne’de kurulan Trakya Paşaeli Müdafaa-i Heyet-i Osmaniye Cemiyeti, 4 Aralık 1918’de Istanbul’da Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti kurulmuş ve 10 Mart 1919’da bunun Erzurum şubesi de resmen açılmıştı. Bunlar gibi yararlı dernekler, henüz işgal hareketi başlamadan kurulmaya başlamıştır. Örneğin, Kars Islam Şurası 5 Kasım 1918’de faaliyete geçmiştir. 30 Kasım 1918 tarihinde ise Kars’ta toplanan kongrede Kars Millî İslam Şurası Merkez-i Umumisi adı altında 3 hükümet birleşmiştir. Başkanlığına Cihangirzade İbrahim Bey seçilmiştir. 17-18 Ocak 1919’da Kars’ta Cenub-u Garbi Kafkas Hükümeti Muvakkate-i Milliyesi adıyla çalışmalarını sürdürmüştür. İstanbul’da 21 Aralık 1918’de Kilikyalılar Cemiyeti kurulmuş, bunun bir şubesi Adana’da açılmıştır. İstanbul’da 29 Kasım 1918’de Milli Kongre ve 4 Mayıs 1919’da Milli Ahrar çalışma hayatına girdi. Trabzon’da 12 Şubat 1919’da Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti kuruldu. Trabzon Muhafaza-ı Hukuk-ı Milliye Cemiyeti, vilayetin siyasî olduğu kadar, sosyal ve ekonomik geleceğiyle de ilgilenmeyi kendine görev edindiğinden bu tür sorunların çözümüne yönelik bir rapor bile hazırladı. Samsun’da 19 Şubat 1919’da Karadeniz Türkleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”, Istanbul’da 27 Mayıs 1919’da “Türkiye Müdafaa-i Vatan Cemiyeti”, Diyarbakır’da da “Müdafaa-i Vatan Cemiyeti kuruldu.
Bu amaçlarla kurulan diğer başlıca cemiyetler: Müdafaa-i Heyet-i Osmaniye, İzmir’de İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti, Manisa’da İstihlas-ı Vatan Cemiyeti, Erzurum’da Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, İzmir’de Redd-i İlhak Cemiyeti, Balıkesir’de Balıkesir Hareket-i Milliye, Alaşehir’de Alaşehir Kongresi, Denizli, Aydın Nazilli’de Heyet-i Milliyeler, İstanbul’da Rodos ve İstanköy Adalar Müdafaa-i Hukuku-ı İslamiye Cemiyeti, Sivas’ta Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti, İstanbul’da Milli Kongre Cemiyeti.

Avatar
Kanber 1 hafta önce

30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondoros Mütarekesinin 7inci maddesine dayanarak, 8 Kasımda Musul'u işgal eden İngilizler, Fransızlarla birlikte, işgal alanını ikinci ordu mıntıkasına doğru genişletip 9 Kasımda İskenderun'u işgal etmişlerdi. Daha sonra Fransızlar, Payas-Kilis hattına doğru devam edip Dörtyol, Mersin, Adana, Pozantı'yı da işgal alanına dahil ettiler. Bu işgalleri İtalya'nın Antalya ve Konya'yı işgali takip etti.
İşgaller henüz başlamadan önce, Erkan-ı Harbiye muhtemel düşman işgaline karşı direnişe geçmek üzere sivil halkı teşkilatlandırmaya başladı. İlk önce 2 Kasım 1918'de, Trakya toprağını Yunanlılara kaptırmamak için I. Ordu Komutanı Cafer Tayyar Paşanın önderliğinde ''Trakya Paşaeli Müdafaai Osmaniye'' derneği kuruldu. İşgalin başlamasından sonra bunu 2 Aralık 1918 de, İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti nin kurulması takip etti. Bu cemiyetin kurulduğu sıralarda aynı maksatla Müdafaa-i Vatan Heyeti çalışmalara başladı (İzmir'in Yunanlılar tarafından işgalinden bir gün önce bu kuruluş Redd-i İlhak adını almıştır). Doğu illerimizin Ermenilere verilmesini önlemek maksadıyla, 4 Aralık 1918 de Vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuku Milliye Cemiyeti, Adana yöresindeki işgale karşı 21 Aralık 1918'de Kilikyalılar Derneği, Pontus Rumları'nın talep ve saldırılarına karşı 12 Şubat 1919'da ''Trabzon Muhafaza i Hukuku Milliye Cemiyeti'' kuruldu. Bu teşkilatların kuruluşu M. Kamalin Anadoluya ingilizlerle kontak kurduktan sonra ve Vahidettin tarafından da hilafete sadık kalması şartıyla, gönderilmesinden çok önceye tekabül etmektedir.

banner488