POLİTİK GÜĞÜM
TRABZONSPOR LİGDEN ÇEKİLEBİLİR Mİ?

Trabzonspor ligden çekilerek haklı mücadelesini taçlandırır mı yoksa haklı mücadelesini yasal olmayan zeminlere mi kaydırır. Gelinen aşamada artık bu konuşuluyor.

Bordo Mavili kulübün son genel kurulunda son dakikada yoğun baskılara(!) maruz kalarak başkan adaylığını bile açıklayamayan Eyüp Aşık’ın yönetimin genel kurula gitmesi ile ilgili çağrısı pek yankı bulmasa da artık hiç olmaz ise yönetimin tek maddeli takımı ligden çekelim mi çekmeyelim mi diyeceği bir olağanüstü genel kurul kararı alması futbol dünyasında ciddi bir hareketlilik getireceği kesin.

Peki Trabzonspor böyle bir kararı alabilir mi..? Siyasi otoriteyi de güç durumda bırakacak böyle bir kararı bu yönetimin alması çok zor. Bu nedenle, yönetim her türlü mücadelesini hukuksal zeminde önce UEFA sonra CAS’da arayacak. Trabzonspor’un ligden çekilmesini tartışmak, Trabzonspor dışında ligi formatlamaya çalışanlara ciddi bir göz dağı olacağını ise 61saat.com olarak tahmin ediyoruz. Trabzonspor bu argüman ile sahaya inmeli. Bu argümanı kullanmayı denemeli.

ŞENER’İN BALIK GÖNDERMESİ

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener dün ilginç bir açıklama yaptı. Dedi ki, Trabzon’un ulusaldaki yerel gazetecileri dostları ile balık ziyafetini zaman buluyor ama Antalya’ya gelip, TFF’nin toplantısını izlemeye zaman bulamıyor. Ondan sonra da bu balık ziyafetlerinde masaya yumruk vurmaktan bahsediliyor.

Şener’in bu açıklamasında gönderme yaptıkları kim..?

Merak ettik. 61saat.com’un spor muhabirleri ve yorumcularının böyle balık ziyafeti çekildiği ortamlarda olmuyor. O nedenle bu sofların rengini de ahengini de öğrenmek için bizde bazı kaynaklarımıza başvurduk

Şener’in sözünü ettiğimiz buluşmalarını Cevat Kol’un TSYD başkanı olarak organize ettiği söyleniyor. Bu buluşmaların müdavimleri arasında Ergun Ata, Hayrettin Hacısalihoğlu, Ali Sürmen, Ali Sali, Tayfun Sezeroğlu, zaman zaman Turgay Beşyıldız olduğunu bize aktaran kaynaklarımız, Şener ve yönetiminin bu sofralarda olabildiğince enine boyuna genişlemesine eleştiriliyor olmasına Sadri Bey o kadar içerlenmiş olmalı ki, en kritik toplantının en kritik açıklamasında bile bakın nasıl bir yorum yaptı..

Okumak için tıklayın

devamı 2.sayfada...


KEMALETTİN GÖKTAŞ’DAN AĞIR TESPİTLER


Kemalettin Göktaş 3 Temmuz şike operasyonu başlamadan önce şike ile ilgili çok ciddi açıklamalarda bulunmuş eski bir Ak Parti Milletvekili. Göktaş, Emre’nin operasyonel şike faaliyetleri içerisinde olduğunu da kamuoyuna açıklayan ilk isim olarak da dikkat çekti.

Kemalettin Göktaş’ın bu cesur çıkışlarından sonra adı Trabzonspor Kulüp Başkanlığına da geçti. Son genel seçimlerde siyasete ara vererek Ankara’ya yerleşen Göktaş, Trabzonspor’u da şike gelişmelerini de yakından takip ediyor. Göktaş kendini bu konuya öyle vermiş ki biz O’nu arayıp Ak Parti Trabzon il başkanlığı ile ilgili düşüncelerini öğrenmek istedik. Ama o da şehrin gündemi ile ilgili konuşmak istediğini belirterek “Tezden Sadri Şener yönetimi görevi bırakmalı. Yok süreci iyi idare edemediler “ dedi. Göktaş, yönetimin koltuğuna yapışmasını da yersiz ve anlamsız bulduğunu belirtti.

KANCA’YI RAHATLATAN TELEFON KONUŞMASI

Trabzon Ak Parti il başkan adayı Faruk Kanca, Ak Parti’de hem genel merkezin hem de Bakan Bayraktar’ın Adnan Günnar’ı işaretlediğine dair açıklamalarından sonra kendince doğru olan bir hamle yaptı.

Edindiğimiz bilgilere göre Kanca önce Genel Merkez’deki ilgili kişileri aradı. Onlardan Genel Merkez’in eğilimini aday tespitinde kararının netleşip netleşmediğini sondu. Genel Merkez Kanca’ya şu bilgiyi verdiği iddia ediliyor..” Biz henüz adayımı belirlemedik..”

Kanca bu telefondan sonra yine iddiaya göre Bakan Bayraktar ile konuştu. Bayraktar’ın Günnar’ı desteklediğine dair açıklamasındaki ayrıntıları aldığı belirtilen Kanca Bakanla telefon konuşmasından da çıkardığı yorumla yola devam kararındaki kararlılığı bir hayli artmış oldu.

MUSTAFA YANMIŞ SAHAYA İNER Mİ..?

Trabzon Ak Parti kulislerinde yeni bir bilgi ortalığı kasıp kavuruyor. Bilgiye göre Günnar’a karşı cephe, Kanca’nın ve Şahin’in yeterince sinerji yaratamadığından hareketle Mustafa Yanmış’ın kapısını çaldı.

Yanmış’ın bu yeni gelişmeden haberi var mi diye aradık.."Sizden duyuyorum” dedi. Yanmış’ın bu yeni gelişmeden haberi olsa da siyaseten böyle bir açıklama yapması normal.

Haber kaynağımıza Yanmış’ın “Sizden duyuyorum” cevabını yorumlamasını istedik.

Şöyle yorumladı..” Yoksa bile yakında olur. Ona o haberi getirenlere ya da iletenlere de Yanmış yok diyemez..” Ak Parti yakın zamanda çok ilginç gelişmelere gebe gibi..

devamı 3.sayfada...




1 MAYIS EMEK BAYRAMI, KUTLU OLSUN

1 Mayıs İşçi Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü.Biz de siz okurlarımızın emek bayramını kutluyoruz.

Günün anlamına göre de 1 Mayıs ile ilgili bazı bilgiler vermek istiyoruz.

1 Mayıs 1886'da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bıraktılar. Chicago(Şikago)'da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Luizvil'de (Kentaki) 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi, birlikte yürüdü. O dönemde Luizvil'deki parklar, siyahlara kapalıydı. İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park'a girdi. Her eyalet ve kentte, siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler, gazeteler tarafından, 'Böylece önyargı duvarı yıkılmış oldu' şeklinde yorumlanmıştı. Böylelikle 1 Mayıs o günden bu yana emek yani işçi bayramı olarak kutlandı.

TÜRKİYE’DE 1 MAYIS

Ülkemizdeki 1 Mayıs kutlamalarının kronoljik tarihi ise şöyle;

  • Osmanlı Devleti döneminde işçi örgütlenmesinin en gelişmiş olduğu yer Selanik'ti ve 1911 yılında burada tütün, liman ve pamuk işçileri, 1 Mayıs gösterisi düzenleyerek bu günü kutladılar.
  • 1912 yılında İstanbul`da ilk defa 1 Mayıs kutlaması gerçekleşti.
  • 1923 yılında 1 Mayıs günü yasal olarak "İşçi Bayramı" ilan edildi.
  • 1924`te hükümet kitlesel 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı.
  • 1925`te çıkan Takrir-i Sükun Yasası, İşçi bayramını kutlamayı yasakladı ve uzun yıllar bu yasak geçerliliğini korudu.
  • 1935 yılında 1 Mayıs`a "Bahar ve Çiçek Bayramı" adı verildi ve ücretsiz tatil günü ilan edildi.
Türkiye Cumhuriyeti döneminde işçi hareketleri yüzyılın ikinci yarısından itibaren ivme kazandı.

  • 1976 yılında uzun yıllar sonra ilk defa geniş katılımlı 1 Mayıs kutlaması Taksim`de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu`nun organizasyonu altında gerçekleşti.
  • 1977 yılında İstanbul Taksim Meydanı'nda yaklaşık 500 bin kişiyle en geniş katılımlı 1 Mayıs toplantısı düzenlendi. Ancak, göstericilerin üzerine ateş açıldı ve göstericilerden 34'ü, yaralanarak ve üstlerine ateş açılması sonucu çıkan izdihamda ezilerek öldü. 1977 yılının 1 Mayıs günü, tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti. Askeri darbe hazırlığı olarak yapıldığı MİT tarafından Başbakan Süleyman Demirel'e rapor edilince, Kara Kuvvetleri Komutanı Namık Kemal Ersun derhal re'sen emekliye sevkedildi.
  • 1978'de yüzbinlerce kişi tarafından Taksim Meydanı'nda kutlandı.
  • 1979`da Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul`da miting yapılmasına izin vermedi, sokağa çıkma yasağı ilan etti. Buna rağmen İstanbul sokaklarında yüzbinlere ulaşan rakamlarla korsan 1 Mayıs kutlandı.
  • 1981`de Milli Güvenlik Konseyi 1 Mayıs`ı resmi tatil günü olmaktan çıkardı.
  • 1989`da trafik polisinin açtığı ateş sonucu işçi Mehmet Akif Dalcı yaşamını yitirdi.
  • 1996`da Taksim Meydanı'nın yasaklı olduğu gerekçesiyle Kadıköy`de düzenlenen 1 Mayıs kutlamalarına yaklaşık 150 bin kişi katıldı. Eylemin ilk dakikalarında polisin silahsız göstericilere açtığı ateş sonucu 3 kişi hayatını kaybedince, Kadıköy`de büyük bir kitlesel isyan gerçekleşti. Bu olaydan sonra Kadıköy 2005 yılına kadar 1 Mayıs kutlamalarına yasaklı kaldı. Ayrıca telsizinin sesini açık unutan bir sivil polisin göstericiler tarafından oldukça şiddetli bir şekilde dövülmesini Star TV`nin naklen duyurması ve bir başka yerde polislerin eğlenerek seyrettiği bir linç girişimini de naklen yayınlamasıyla hafızalara kazındı.
  • 2006 yılında en geniş katılımın yaşandığı ilçe Kadıköy oldu. Çeşitli sendikalar ve gruplar saat 12:00 sularında Rıhtım Caddesi`ne yürüdü. Düzenlenen miting sonrası saat 16:00 sularında gruplar tamamen dağıldı.
  • 2007 yılında 1 Mayıs'ı tekrar Taksim'de kutlayarak aynı zamanda 1977'de olan olayları anmak isteyen grupları polis silah, biber gazı, gaz bombası kullanarak durdurmaya çalıştı. 100'den fazla kişi yaralandı.Valiliğe göre 580, diğer kaynaklara göre 700'e yakın gözaltı gerçekleşti. İbrahim Sevindik adındaki bir vatandaş hayatını kaybetti.
  • 2008 Nisan'ında, 1 Mayıs'ın "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması kabul edildi.
  • 2008 yılında sendikaların hükümetle 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlama konusunda uzlaşamaması sonucunda sendikalar, Taksim'e yürüme kararı aldı ve bazı sol görüşlü partiler de bu yürüyüşe katılacaklarını açıkladı. Bunun üzerine, güvenlik güçleri bir gün öncesinden hazırlıklara başladı ve sabah 06:30'dan itibaren Şişli'de, Osmanbey'de, Pangaltı'da, Nişantaşı'nda, Okmeydanı'nda, Dolapdere'de ve Kurtuluş'ta olaylar çıktı. Polisin, DİSK, Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, ÖDP ve Halkın Kurtuluş Partisi binasında yönelik tutumu ve bir hastanenin acil servisi girişinde gaz bombası atarak birçok kişinin yaralanmasına neden olması çok tartışıldı.[1] Polis; bu olaylar sırasında biber gazı, gaz bombası, tazyikli ve boyalı su kullandı. DİSK binası önündeki olaylarda CHP milletvekili Mehmet Ali Özpolat, sıkılan biber gazı nedeniyle kalp spazmı geçirdi. Okmeydanı'nda Burhan Gül isimli 19 yaşında bir genç, başından plastik mermiyle vurularak yaralandı. Ayrıca Ankara'da Sıhhiye Meydanı'nda yapılan kutlamalarda da olaylar çıktı ve polis, göstericilere gaz bombalarıyla müdahale etti. Ankara'da Sakarya Meydanı'nada yapılan kutlama olaysız sona erdi.
  • 2009 Nisan'ında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verilen önergeden sonra 1981'den sonra tekrar resmi bayram olarak kabul edildi.
  • 2009 Nisan Taksim'e çıkılmasına izin verilmedi.]
  • 2010 1 Mayıs 140 bin kişinin katılımıyla Taksim'de kutlandı
"
Anahtar Kelimeler:
politik güğüm
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.