POLİTİK GÜĞÜM
YILDIRIM'A GEÇMİŞ OLSUN DİYEN TS'Lİ YÖNETİCİ

Sizce Trabzonspor’un bir dönem yöneticiliğini yapmış biri Aziz Yıldırım’a evinden arayarak geçmiş olsun der mi..? Demiş midir?

İnsanı olarak belki diyebilir. Duygusal olarak da. Çok yakın dostu olduğundan da diyebilir. Demişti olabilir. Olmayabilir de. Bizce demesinde de bir bakınca yok. Durup dururken bu da nereden çıktı der gibisiniz. Bizde ateş olmayan yerden duman çıkmaz ya diyoruz.

Der ya da demez. O kişinin kendi bileceği iş. Hoş, Trabzonspor’un genel kurul üyesi olur Aziz Yıldırım’a savunan avukatımız var bizim. Hatta Trabzonspor’un manevi kişiliğine bile saldırıyor. Bunu hoş görüyoruz da Aziz Yıldırım’ı geçmiş olsun diye arayan divan kurulu üyeliğini bile kazanmış birinin olmasında ne sakınca var değil mi..?

ŞİKE DAVASININ FAHRİ GİZLİ KAHRAMANI KİM?

Şike davasının fahri gizli bir kahramanı var. Trabzonspor açısından. O bir sıradan taraftar. Sizin ve bizim gibi. Ama duyarlı. İnşaat Mühendisi. Mesleğinde 10.yılını doldurduğunda bir davada savcıya kızdı ve hukuk okumaya karar verdi.

Marmara Üniversitesi Hukuk fakültesini bitirdi. Sürmeneli, Gurbete Erzurum’a gitti. Erzurum’daki Dilaver otelinin de sahibi. Bahsettiğimiz isim Atilla Dilaver. Dilaver avukat oldu ama hiç avukatlık yapmadı. Ankara’da turizm ve ithalat ihracat ve imalat işleri ile uğraştı.

Şike davası patlak verdiğinde avukatlık misyonunu kullandı bütün dava dosyasını didik dikit etti. Trabzonspor açısından lehte tüm delilleri topladı. Tamamen fahri olarak Trabzonspor’un Avukatları ile ilişki kurdu. Dosyadaki delilleri savunma ve hamleleri kendince belirledi öneriler getirdi. Bir yıl süren bütün davaları takip etti. Kendi parası ile İstanbul’a gitti. Otelde kaldı. Yedi içti. Trabzonspor’dan tek bir maddi yardım talebinde bulunmadı. Hatta İstanbul’da davaya gelenleri bile misafir etti. Mahkeme salonunda iletişim imkanlarını kullandı dinleyici sıralarından anında bilgileri soruları Fener’in savunmalarındaki hataları buldu iletti. Ve Atilla Dilaver gizli bir kahraman olarak şike davasında yerini aldı. Atilla Dilaver’e de bir teşekkür borcumuz var..

devamı 2.sayfada...

HAS PARTİ'DE DERİN SESSİZLİK


HAS Parti’nin kurulmasında şekillenmesinde ve Anadolu’da teşkilatlanmasında Trabzon çok itici bir rol üstlendi. Hatta SP’ sinden kopmalarda Anadolu’nun gözü Trabzon’daydı. Şeref Malkoç, HAS Parti’nin teorisyenleri arasında yer aldı. Bütün gözler de onun üzerindeydi.

Malkoç kendi seçim bölgesi Trabzon’da çok iyi teşkilatlanmak SP’den önemli isimleri koparmalıydı. Belli ölçülerde bunu da başardı. Ama gelinen noktada, Numan Kurtulmuş’un Ak parti’ye geleceği yönündeki söylentiler dedikodular HAS Parti Trabzon’un teşkilatını tam bir ölüm sessizliğine büründürdü. Hatta, son günlerde dertleştiğimiz Şeref Molkaç’un bile eski heyecanı, hırsı ve hevesinin bile kalmadığını telefondaki sesinden anlıyoruz…

BEN NEW YORK'TA BÖYLE BALIK YEMEDİM

Geçenlerde ABD’den eski bir dostumuz geldi. 1978 KTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun. Siyasi yelpazenin o dönem solundan olan bir dostumuz. KTÜ’deki sembolik diploma törenine ta ABD’den geldi katıldı. Biz de görüştük kendisi ile.

New York’da bir benzin istasyonu sahibi. Aynı zamanda mütehatlik de yapıyor. Adı Ekrem Aydın.

Bize dedi ki Trabzon’un Karadeniz’in balığını özledim. Aldık getirdik Çukurçayır’daki Bordo Mavi Balıkçılığa. Adını Bordo Mavi görünce dostumuz daha bir sıcak v sempatik oturdu mekana. Kendi de aynı zamanda New York’ta ki Trabzonsporlular derneğinin yöneticisi. Sevgili dostumuza Bordo Mavi’nin işletmecileri hünerlerini konuşturdu. Önce kaya balığının tavasını sonra müthiş ekliyi ardından da balık şişi yedik. Bir çırpıda. Ekrem kardeşimiz mekandan yani bordo mavi balıkçılıktan ayrılırken aynen şöyle dedi..”Ben New York’un en lüks balık restorantında  böyle güzel taze ve nefis balık yemedim..” Bordo Mavi Balıkçılık Çukurçayır’da bizde tavsiye ediyoruz.

devamı 3.sayfada...

ÖZELLİKLE İKİ ADAMI UNUTMAYALIM


Trabzonspor kamuoyu özellikle iki ismi unutmamalı diyoruz. Bunlardan biri Ak parti’nin Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar. Tayyar gerek şike sürecinde gerekse şike yasasının değişikliği esnasında hiçbir Ak parti’li milletvekilinin Trabzon da dahil yapamadığını yaptı ve yasanın değişmemesi gerektiğini ısrarla söyledi. Gitti TBMM’sinde Trabzon vekillerinin yapamadığını yaptı hayır oyu verdi.

Tayyar Aziz Yıldırım’ın Ergenekon ile olan bağlantılarından da bahseden ilk siyasetçi ve gazeteci oldu.

Mehmet Baransu da gazeteci olarak bindirilmiş bir kıta değil objektif tavrı ile şike sürecinde gerçeklerin izinden gitti. Konuştu. Tüm Fenerbahçelilerin hedefi haline geldi.

Bu iki ismi elbette diğer isimsiz kahramanlarla birlikte unutmamak gerektiğini ısrarla hatırlatalım.

AKKAYA İLE KAVANOZ KUCAKLAŞTI

Trabzon Belediye Başkanı Özel Kalem Müdürü Mustafa Akkaya’ya rastladık. Kahramanmaraş Caddesi’nde yürüyordu, bir mahallenin çöp sorunundan ayaküstü bahsedelim dedik ama. Mümkün mü, sabah sporu, ardından eski dostları ile sabah kahvaltısı yaptığını öğrendiğimiz Akkaya’yı yolda durdurup dert yanan veya sıkıntısını anlatanların sayısı bir hayli fazla. Akkaya bizi dinlerken koşar adımlarla da ilerliyor… Birde baktık, Ak Parti Trabzon Merkez İlçe eski başkanı Zeki Kavanoz. Nedense merhabalaşmayacaklarını düşündük. Yanılmışız. Onlar kucaklaştılar. Sohbet ettiler. Akkaya en fazla da Kavanoz ile sohbet etti ayaküstü. Sonra kucaklaşıp ayrıldılar. Tam da bu arada aklımıza Fransız Devlet Adamı Andre Malraux’un şu sözü geldi. Siyaset başkalarına sezdirmeden, değişme sanatıdır. Belki Sayın Akkaya ve Kavanoz ile ilintili olmayabilir. Belki onlara haksızlık etmiş oluyoruz bu sözle. Fakat seçim dönemleri öylesine derin fırtınalar estriliyor ki; insanların insanlara insanca bakışı değişiyor.
"
Anahtar Kelimeler:
politik güğüm
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.