POLİTİK GÜĞÜM
VE ŞENOL GÜNEŞ KARAR AŞAMASINDA

Şimdi size anlatacaklarımızın hayalle hiçbir alakası yok. Ya da klavye karşısında uydurulmuş bir senaryo da değil.

Trabzonspor’un oyuncu kadrosunda son üç maçtan bu yana genel bir kanı var..”Teknik Direktör Şenol Güneş’in morali bozuk ve bu motivasyonsuzluğu takıma da yansıyor..”

Peki bunun somut bir delili ya da delile dayandırılacak bir somut durum tespiti var mı..? Elbette yok. Ancak bu ifadeler yabancı futbolculardan birine ait. Peki bunu nerede dedi.. Çok sevdiği Trabzon ekmeğini yanında dolaştırdığı bir genç esmer sakallı ve de garip giyinen genç bir delikanlı ile Moloz’da alırken dedi.

Peki kim duydu.. O anda ekmek alan bir başka müşteri, peki o müşteri ne yaptı, durumu iki hafta önce bize anlattı. Peki biz nasıl ona inandık. Çünkü bunu bize anlatan kendi halinde, hiç kimsenin adamı olmayın üstelik Trabzonspor’dan da beklentisi bulunmayan biri. O nedenle bu bilgiye inandık.

Şenol Güneş kafa olarak bittiği gibi, o kafasının bitik şekli takımın her haline yansıdığı gerçeği var. Ve Şenol Güneş ciddi ölçüde karar aşamasında. Bu karar bugün istifa olarak şekillenebilir. Trabzonspor’da her an her şey olabilir…

GÜNEŞ’İN PAPATYA FALINDAN NE ÇIKACAK?

Çok ilginç ilginç olduğu da çok garip bir olay yaşanıyor. Olay şu, Trabzonspor’da adamına göre Trabzonsporlulara bakılırsa, Şenol Güneş’in ligde ve Avrupa’daki faciadan sorumluluğu yok.

Niye, çünkü yönetim Güneş’in elini konulu bağladı.

Peki o zaman Güneş eli kolu bağlı bir takımın başında niye durdu. Bunu söyleyince de adamına göre Trabzonsporluların hedefi haline geliyorsunuz.

Sonuç olarak Trabzonspor gibi bir takımda, ligin ilk üç haftasındaki başarısız sonuca bir de Avrupa Kupalarından erken pes etmenin getirdiği faturanın bir papatya falı olmalı. O falda gitsem mi gitmesem mi diye açılacağa benziyor..

devamı 2.sayfada...

ŞENOL GÜNEŞ’E BİRİ SÖYLEMİYOR BARİ BİZ SÖYLEYELİM..

Yapma etme, bu bir değil ilk değil, son da olmayacak. Sizin sayenizde.Avrupa kupasında, Liverpool maçıyla Trabzonspor Avni Aker'de çok önemli bir müsabakaya çıkıyordu.
Maça bir gün kala, Toulouse yöneticileri, menajerler Umut Bulut için tesislere gelmişlerdi.


Hatta söylemlere göre maç günü de oradaymışlar.Bunu gören ve bunu duyan siz hocam ne yaptınız?
Umut'u kadro dışı bıraktınız.



Kimi cezalandırdınız? Trabzonspor'u.O maçta Trabzonspor'un Umut'a ne kadar ihtiyacı olduğunu orada açık bir şekilde gördük.Geri adım atmayarak Umut olayında dik durdunuz.
Kimsecikler de sesini çıkarmadı ve üç gün sonra Antalya'da oynanan maçta Umut'u ilk on birde sahaya sürdünüz.O ki Umut'u oynatacaktınız neden Liverpool maçında kadro dışı bıraktınız?



Ceremesini kim ödedi? Trabzonspor. Trabzonspor Liverpool elendi, sizin için hayat yine normal şekilde devam etti.Ya taraftar için hayat, sizin hayatınız gibi mi devam etti? Bundan haberiniz var mı?Bunu neden yazdım biliyor musun sevgili hocam?
Aynı sendromu Videoton maçında Colman ile yaşattın bu camiaya.Ne oldu da Colman'ı kadro dışı bıraktın?Şimdi de affediyorsun.Gaziantep maçında yok. Bari oynat.



Mevcut kadroda futbol dünyasında piyasası olan, ele avuca gelen, takımda iş görecek, oynadığı futbolla takımına katkı yapacak tek adam Colman, o da kadro dışı bu maç öncesi.
Olacak şey mi? Siz kendinizi değil Trabzonspor'u cezalandırıyorsunuz, ne hazindir ki bizler gibi başta başkan Sadri Şener olmak üzere yönetim kurulu sizi seyretmeye devam ediyor.
İyi seyirler!


BÜYÜK KONDİSİYONER ÖZCAN BİZATİ DE İFLAS ETTİ

Trabzonspor’un yardımcı teknik adamlarından biri de Özcan Bizati. Bizati, spor kamuoyuna büyük kondisyoner olarak lanse edildi.

Bizati’nin bu anlamda çok yetenekli ve bilgi küpü gibi olduğu da belirtildi. Bizzat Güneş tarafından takımın başına getirilen Bizati’nin kondisyon kazandırmada Türkiye’nin en yetenekli teknik adamı olduğu da Trabzonspor taraftarlarına resmen ilan edilerek açıklandı.

Ancak Bizati erken patladı. Mumu erken söndü.

Bizati’nin teknik adam olarak görev yaptığı takımların küme düştüğü gerçeği de gözler önündeyken; Trabzonspor’un ligdeki performansı ile Avrupa’daki hüsranı Bizati’nin denildiği gibi olmadığını ortaya koyuyor..

devamı 3.sayfada...

SUAT KILIÇ TRABZON’A NİYE KAFAYI TAKTI

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç Trabzon’a kafayı taktı. Bakanlık katında Trabzon’a özel ilgi gösteren(!) Kılıç’a göre Türkiye’nin her spor dalında en mükemmel tesisleri Trabzon’da.

Bakın bu doğru. Kılıç bunun için Trabzon’daki tesislerin dolu olmasını istiyor. Atıl durmasından yana değil. Salon sporları ve atletizm ile yüzmede Türkiye’nin en önde gelen tesislerine sahip Trabzon’un Gençlik Oyunları nedeni ile tesis zenginliğine diyecek bir şeyimiz yok. Tenisten jimlastike, yüzmeden atletizme, Suat Kılıç Trabzon’un bir arı kovanı gibi çalışması gerektiğine inanıyor.

O nedenle, haftada bir Trabzon’a bakanlık müfettişleri göndererek tesislerin durumu hakkında bilgi alıyor. Kılıç’a gelen raporların da pek iç açıcı olmadığı yönünde iddialar var. Özellikle branş antrenörlerinin şu sıraları başı hakikatten sıkıntıda. Daha önceleri tesis mi varda çalışmıyoruz diyen branş hocaları şimdi de sporcu çocuk mu var da çalıştırmıyoruz diyorlarmış.

Bakan Kılıç’ın emri ile Trabzon’da gençlik ve il müdürlüğü teşkilatı okullarla ciddi bir iş birliğine giriyor.

Kılıç’ın tesis zengini Trabzon’da gelecek 10 yılda olimpiyatlara katılabilecek bir sporcu yetişmemesi durumda çok sert tedbirler ve cezai müeyyideler uygulayacağı iddia ediliyor. Kılıç, 10 yıl daha bu statüde ve bakanlıkta olur mu bilemiyoruz ama hakikatten, tesis yönünden artık bir sıkıntısı olmayan Trabzon’un bu anlamda sıçrama yapması gerekiyor.

MUSTAFA AKÇAY’A NE YASAĞI GELDİ?

Ve Mustafa Akçay 1461 ile PTT liginde iki haftada kazandığı 6 puan ile lige ağırlığını koydu.

Akçay ilginç inanışları olan kendini her zaman yenileyen okuyan ve de bazı totemleri olan biri. Mesela Akçay, Trabzonspor’un bir teknik adamı olduğu için sakal bırakamıyor. Oysa o Robin Hood gibi yaşamak istiyor ama sakal bırakması yasak. Sakal ise Akçay’ın totemi. Bu anlamda yasak gelen Akçay, iki maçını kazandığı için artık bu yasağı delecek gibi.

Mesela Akçay takım elbise ile sahaya çıkmıyor. Aslında çıksa çıkabilir ama takım elbise ile rahatsız olacağını düşünüyor. Akçay, maçı kulübesinden izlerken bazen dizleri üzerine de çöküyor.

Şöyle vücudu ve başı saha zemini ile aynı hizaya geliyor. Takım elbise ile böyle bir pozisyon alamayacağına inanan Akçay, bir iş kazasına da(!) uğramak niyetinde değil.

Mesela Mustafa Akçay başındaki şapkayı çıkarmıyor. İlerleyen aylarda kış günleri kukul bile takacak. Bu Akçay’ın bir totemi.

"
Anahtar Kelimeler:
politik güğüm
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.