POLİTİK GÜĞÜM
AK PARTİ’DE KEŞKE İLE BAŞLAYAN SERZENİŞLER!

Sonunda bu da oldu. AK Parti kulislerinde keşke ile başlayan serzenişler duyulmaya başlandı.

Keşke diye başlaşan serzenişlerin taban politikası yapacak Milletvekilinin olmayışı olarak görülüyor.

Bakan Erdoğan Bayraktan müthiş bir yoğunlukta. Türkiye’nin imarı ile ilgileniyor. Bakan Yardımcısı ve danışmanlarının tüm iyi niyetli çapaları taban politikası konusunda yalnız kalmalarına neden oluyor.

Bütün yük şu anda Bakan ve ekibinde.

Eski bakan Faruk Özak’ın bireysel bire bir politika konusuna uzaklığı AK Parti’de bire bir yüz yüze ilgi ve alaka isteyen grubu kitleyi tatmin etmiyor.

Aydın Bıyıklıoğlu, konu ile ilgili politik yönteminde bire bir yüz yüze politikaya da uzak.

Trabzonlu seçmen kendine yakın olan, derdini dinleyen, tayin terfi işlerine bakan hastası ile ilgilenen Ankara’ya gittiğinde evinde bile kalabileceği bir politikacı tipi arıyor.

Bu AK Parti’nin kuruluş döneminde ve sonrasında Trabzon özelinde vardı. Rahmetli Mustafa Cumur, Kemalettin Göktaş bu eksikliği dolduruyordu.

Şimdiki AK Parti vekil kadrosunda bu yok.

Safiye Seymenoğlu’nun da bu anlamda, politika yapmaması, AK Parti kulislerinde “Keşke” dedirten şu serzenişi yaptırıyor.

Keşke, Oktay Saral, Trabzon’dan milletvekili olsaydı..

O ÖMER DAYI BU ÖMER DAYI MI?

Ömer Dayı, CHP’nin Trabzon Belediyesi meclis üyesi. Heyecanlı,atak sinirli ve de partisinin en dinamik isimlerinden biri.

Dayı bir anda AK Parti Merkez ilçe teşkilatına üye olduğu ortaya çıktı.

Önceki gün de AK Parti Merkez ilçe başkanı Temel Altunbaş Dayı’yı arayarak sizin bizde kaydığınız yok dedi.

Birden herkes o Dayı, Ömer Dayı mı diye de merak etmeye başladı.

Ömer Dayı’yı aradık O’na şöyle bir ters analiz yaptı..” Belki siyaseten AK Parti’yi zor durumda bırakmak için senin bilgin olmadın kimlik bilgilerinde seni AK Parti’ye üye yayıp işe AK Parti’nin şişirilmiş üye sayısı üye güvenirliliği diye bir şey mi yapmak istedi..”

Dayı bunu da ret etti. Kendinden çok emin. Kendisinin iradesi dışında nasıl ve neden AK Parti’yi üye yapıldığının hesabın da soracağını belirtti.

Biz de Dayı’ya haklısın ama yukarıda söylediğimiz ihtimali de unutma dedik.

devamı 2.sayfada...

HASAN KURT İLE SERDAR BALİ BİRBİRİNE GİRDİ!

Serdar Bali ile Hasan Kurt dün akşam Kadırga TV’nin spor programına katıldılar. İhsan Öztürk’ün hazırlayıp sunduğu spor programında Serdar Bali daha çok tek başına katılıyordu.

Dün akşam ekranda Hasan Kurt’u görünce biz de ekran karşısına mecburen dikildik. Kurt sayesinde program da epeyce izleyici kazandı.

Kurt ile Bali programın bir yerinde maç bilet fiyatları konusunda sert bir tartışmaya girdi. Öztürk, sert tartışmayı yatıştırmaya çalışsa da çok başarılı olamadı.

Kurt, Trabzonspor’un içerdeki maçlarda bilet fiyatlarını en dibe durdurması gerektiğini söyledi. Trabzon’un ekonomisi kötü dedi. Bali, parası olmayan maça gelmesin deyince Kurt “Senin tuzun kuru Trabzon’da asgari ücretlilerle aynı masada oturmuyorsun ki çevrendeki bütün insanlar ekabir takımı tabi öyle dersin” deyince Bali sinirlendi ve Trabzon’da bütün toplumsal sınıflardan dostu arkadaşı olduğunu belirterek sert bir çıkış yaptı. Kurt, eski futbolcuların Trabzonspor’dan maaş alarak çalışmalarını yadırgamadığını ama eski futbolcuların maaşların çıkartacak bir iş yaparak kombine satarak kulübe katkı sağlayabileceklerini de belirtti.

Kurt, hiçbir eski yöneticinin beklenilen sayıda kombine almadığına da dikkat çekti.

Bali, Trabzonsporlu olmanın sorumluluğu ve zorunluluğu olduğunu ifade ederek “Paranı vereceksin maça geleceksin kardeşim, gazeteci de olsan bu böyle olacak..” Kurt da bunun üzerine “Gazetecilerin de maça ücreti mukabilinde izlemelerini Türkiye’de ilk gündeme getiren benim sen ne diyorsun” diyerek cevap verdi. Daha sonra ikili bu sert tartışmaya, Soho Green's'den gelen kahve ile sohbeti yumuşattı.

ATAPARK PROJESİ NASIL OLACAK?

Trabzon Belediyesi, Atapark’a da yeni bir proje hazırlıyor. Atapark şehrin ikinci bir meydanı olacak.Yani ikinci bir meydan parkı ya da alanı.

Bu konuda burada yapılacak olan düzenlemenin yeniden düzenlenen vadi projelerine konsept olması isteniyor.

Bu konuda işin başında Nalan Ergin’in bulunduğu belediyedeki proje ekibi de kolları sıvamış durumda. Mimar Ufuk Hoş da önerileri ile projenin nasıl olması konusunda yardımcı oluyor.

Kuşkusuz proje için şehircilik uzmanlarından da görüş alınacak. Atapark projesinin bölge için önemi büyük.

Atapark’ın canlı ve gün boyu yaşayan bir park ve yaşam alanı olması açısından yapılacak yeni düzenlemeye elbette karşı çıkanlar olacak ama, Belediye Başkanı OFG, bu konularda hiiiiççççç kimseyi dinlemiyor. Trabzon’un güzelleşmesi yeniden yapılanması için var gücü ile ekibine güveniyor. Onlara da desteğini veriyor.

devamı 3.sayfada...

O SU KESİLDİ Mİ KESİLMEDİ Mİ?

Bir şehir bu kadar boş işle uğraşır,bu kadar boş işle enerjisini tüketir mi?

Bir şehir bu kadar birbirinin açığını kollar mı?

Bir şehir bu kadar eften püften iş için gündemini bu kadar meşgul eder mi?

Bir şehirde siyasilerde bu denli bu kadar ufak meseleyi şehrin en önemli meselesi gibi de görür mü?

Mesele ne?

Trabzonspor’un suyu kesildi mi? Kesilebilir mi?. Kesilir ve kesilebilir de. Şimdi bir için kendinizi, Trabzon’dan sıyırın. Şöyle her hangi bir il’i ilçenin belediye başkanı olarak farz edin kendimizi.

Önünüze dokümanlar konuluyor.Deniyor ki su borcu ödemeyenlerin mali tutarı şu. Siz de talimatınızı veriyorsunuz.. Borcu olanların suyunu kesin.

Trabzon’da bu çok oluyor. Çok tanıdık iş adamı gazeteci dostumuzun suyu kesildi. Borcunu ödememekten mi? Ödeyemeyecek kadar acz içinde olduğu için mi? Hayır ihmalkarlık borcunu ödemediği için.

Böyle bir talimatı veren Belediye başkanı, borcu olanların arasından şunun bunun suyunu kesmeyin demez. Talimatını global uygulatır. Hassas olacak olan alt birimdeki akıllı çalışanlardır.

Yani vur deyince öldürmeyecek olanlardır.

Trabzonspor’un suyu kesilmişse böyle kesilmiştir. Anında da açılmıştır. Kesilmemişse de kesilmemiştir.

Bir şehrin gündemi bu olmamamı. Siyaseten de muhalefet ile iktidar bu konuda bu kadar tartışmamalı.

Bizim diyeceğimiz de budur.

KIZILCIK’A KİMLER HAYRAN KALDI

Trabzon Valisi Dr Recep Kızılcık Fransa’da AB’nin kırsal alan kalkınması ve o alanda sağlık hizmetleri ile ilgili nasıl bir yol ve yöntem uygulanması ile ilgili yapılan geniş kapsamlı bir toplantıya katıldı.

Kızılcık’ın İngilizcesi süper.

Bu O’nun en büyük avantajı. Toplantılarda da kulaklık doğal olarak kullanmıyor. O nedenle meselelere hemen direkt girebiliyor. Kızılcık,kırsal alan kalkınması ve Türkiye örneği ile Trabzon’u verirken delegasyonun taktirini anında kazandı.

Kızılcık’ın özellikle kırsal alanda sağlık hizmetleri ve yaşlıların korunup kollanması ile ilgili Türkiye’de uygulanan projeyi anlatınca Avrupalıların da şaşkınlıklar içinde kaldığını gördü. Sağlıkta Türkiye’nin attığı adımlar Avrupa’dan gerçekten çok ileri.

Kızılcık, özellikle AB’nin kırsal alan kalkınmasında 2013 yılı içinde bütçesinde müthiş bir parası olduğunu da belirterek “Türkiye olarak bu paradan ciddi şekilde faydalanmayı bilmeliyiz. Ben bu konuda hükümetimize gerekli raporları izlenimlerimi ve de izlenmesi gereken yolları öneren geniş bir rapor sunacağım” dedi.

"
Anahtar Kelimeler:
politik güğüm
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.