Politik Güğüm
SÜLEYMAN BAYKAL’DAN İLGİNÇ HAMLE

KTÜ’de ikinci kez rektör olarak atanan Süleyman Baykal, ülke gündeminden hareketle ve FETÖ soruşturmaları nedeni ile yönetim anlayışında kılı kırk yarıyor. Baykal’ın dekan seçimleri bu nedenle adeta mercek altında.

Ve Baykal dekan seçimleri konusunda ilk dönemindekinden daha objektif davrandığının izlenimlerini veriyor.

Daha önce resmen FETÖ’nün önemli isimlerini dekan olarak atayan Baykal şimdi operasyonlar nedeni ile elinin rahat olmasından hareketle, kendisine oy vermeyenleri bile YÖK’e dekan olarak öneriyor.

Özellikle iki fakültede, TIP ve Fen Edebiyat’a Baykal, YÖK’e önerdiği üç isim arasında kendisine oy vermeyenleri de koydu ve üstelik oy vermeyen öğretim üyelerinin atanması ile ilgili de fikir beyan etti.

Baykal’ın bu hamlesi, umarız KTÜ’de barış ortamını da beraberinde getirir. Zira, seçim sonrası bir çok değerli bilim insanı Üniversite’den ayrılacağına dair açıklamalarda bulunmuşlardı.

Baykal’ın bir tek öğretim üyesini kaybetme lüksü yok. Bunu biliyor buna göre de davranması gerekiyor.

Bu konuda ilk adımını, kendisine oy vermeyen iki Profesörü, dekan adayı olarak önermesi ile kanıtladı.

KTÜ’LÜ HOCALARIN ÇOCUKLARI VE TERCİHLERİ

Üniversitelerde yerleştirmeler bitti.  KTÜ’yü tercih edenlerin sınavlardaki başarı sıralaması ne? Bu konuda ne geçmişte ne de bugün, sağlıklı veri paylaşılmıyor.

Batıda; Üniversitelerin kalitesi, hocaların, çocuklarının, babalarının üniversitesini tercih etmelerindeki oranla yakından ilgili.

İngiltere’de  Cambridge hoca olanın çocuğu, Oxfordu tercih etse olay olur, bir de üniversiteden kovulma nedenidir. Tersinde de aynısı geçerli.

Türkiye’de de böyle üniversiteler var.

ODTÜ’lü hoca, oğlunu İTÜ’ye göndermez. KTÜ’yü ise hiç düşünmez.

Çapa’lı hoca, kızını Hacattepe’ye yollamaz.

Boğaziçi’li de başka üniversiteyi çocuklarının tercih etmesini arzulamaz.

Şimdi merak ettiğim şu.

KTÜ’den kaç hocamızın çocuğu; KTÜ’yü tercih etti. Ya da KTÜ dışında bir üniversiteye kayıt yaptırdı. Anası babası KTÜ’de hoca olan ve KTÜ dışında kaliteli Üniversiteleri tercih eden öğrencilerin ruh halini hakikatten nasıldır?

Babalarının, annelerinin bilgisine mi güvenmiyorlar, KTÜ’nün genel durumu mu onları hoşnut etmiyor?

Hocaların çocuklarının KTÜ’yü tercih edip etmeme rakamlar KTÜ’deki eğitim kalitesini aşağı yukarı belli eder

YOKSA İHBAR MI GELDİ

Trabzonspor’un Avni Aker’i veda geçişini iptal etmesi herkes için sürpriz oldu. Oysa vedaya gelen binlerce kişi, Türk ordusuna desteğini daha iyi verir iki olay kutlanırdı.

Ancak, Trabzonspor’dan resmi olarak açıklanmasa da özellikle  Türk Ordusunun Suriye’ye girmesinden sonra her türlü terör olaylarının olabileceğinden hareketle veda geçişi iptal oldu.

Veda geçişinin iptal edilmesindeki mantık buydu.

Kalabalıklar arasında canlı bomba olma ihtimali.

Kısa sürede de gerekli güvenlik önlemleri alınamayacağından güvenlik anlamında veda iptal edildi.

YOK BÖYLE ACEMİLİK

A.Aker’e veda programı iptal edilince, kilometrelerce uzaktan gelen yabancı ve yerli futbolcular ile apar topar dün bir program yapıldı.

TS Clup’ta imza günü,  taraftarla buluşma saati. Mantık güzel ama mekan bir hayli dar ve üstelik klimalarda yetersiz kalınca  salonun içi hamama döndü. Taraftarlar sırılsıklam oldu.

Efsaneler bunaldı. Organizasyonun bu yönü düşünülmediği için TsClup’un içi adeta işkence yerine döndü.

Taraftar perişan oldu. Misafir futbolcular bunaldı. Taraftar kan ter içinde ilgi ve alakasını gösterdi.

Ortamın bu tür bir organizasyonu kaldırmadığı ortaya çıktı. Acemice bir organizasyon amacına ulaşsada, profesyonelce düşünülmeyen bu etkinlik, taraftarı ortamın elverişsiz oluşu nedeni ile pek de memnun etmedi.

Yaklaşık 50 kişinin durabildiği alanda imza töreni yapmak istenmesi taraftarın yoğun ilgisi ve alanın yetersizliği ile beklendiği gibi kaosa sebep oldu.

Terden su olanlar, sürekli birbirine bağırıp çağıranlar, birbirinin üzerine çıkanlar bölgeyi söylene söylene terk etti. Kısa bir sürede düzenlenen bu organizasyon yerine başka bir yer tercih edilebilirdi.

PFAFF’DAN BİR ANI

Trabzonspor’a gelmiş geçmiş en ünlü futbolculardan biri de Pfaff’tır. Trabzon’a özel uçak ile indi. Havaalanında taraftar uçağın indiği perona girdi, uçağın tekerleklerini yerden kesti.

Sonra üstü acık jipe binerler, havaalanından meydana kadar tur attı. O’nun gibi kimse daha  sonra böyle karşılanmamıştı. Pfaff’la  Trabzonspor’da oynadığı dönemde yakın dost olan yayın danışmanımız Ali Savaş ünlü kaleci ile ilgili bir anısını bize şöyle anlattı.

Pfaff Trabzon’a geldi…

Havaalanında özel uçağının tekerlekleri yerden kesildi. Konvoyla şehir turu attı. İdmanlar başladı. Bir gün kendisi ile mizansen bir fotoğraf çekelim istedik. Bıldırcın avcılarının kıyafetlerini getirdik. Çizme, yağmurluk, kafada kukul, bir elde ağ bir elde Fener… Pfaff makul karşıladı. Ancak dedi ki ‘bu fotoğrafı bir şartla çektiririm, gidin çocuk esirgeme kurumuna bağış yapın…’ Bağışı yaptık, makbuzunu gösterdik, fotoğrafı çektirdi… Manşete ise şu başlığı attım…”Uçan her şeye plonjon yaparım…” 

PLANSIZ KENTLEŞME; KAŞÜSTÜ KAVŞAĞI-ÇUKURÇAYIR YOLU

Bir mahalle bakkalına, ticari geleceğinle ilgini en büyük düşmanın, süper ve hipermarkettir desen pek ciddiye almaz. Ama burnunu dibine süper hiper ultra market kurulduğunda gerçeği geç de olsa görür.

Bizim çarpık kentleşmemizin en çarpıcı örneği Boztepe Çukurçayır yolu ile Kaşöstü kavşağıdır. Konutlaşma plansız sürdükçe, uzmanlar bu yollar bu insan ve araç trafiğini kaldırmaz dediler, kimseyi inandıramadılar.

Şimdi manzara ortada.

Tıpkı, burnunun dibine hiper, süper ultra market açılan bakkal gibi olduk. Şehir sert bir tokat yedi, vay anasını diyoruz.

Ve hala akıllanmıyoruz.

Hem Kaşüstü’nde hem de  Çukurçayır’da konut yapımı devam ediyor.

Bu arada Söğütlü’de elden çıkıyor.

Farkında mısınız?

Söğütlü, ikinci bir Çukurçayır oluyor ve herkes seyrediyor

"
Anahtar Kelimeler:
politik güğüm
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Akın 4 ay önce

KTÜ seçimleri sonrasında kendisine oy vermeyenleri ötekileştiren, sadece kendine oy verenlere teşekkür eden, bugünlerde kendisine oy vermeyen MYO müdürleri ve idarecilerini görevden alan Rektör Baykal'ın dekan atamalarında böyle bir şey yapacağına ihtimal vermiyorum.

Avatar
S. Kösele 4 ay önce

Eğer rektör hakkında yapılan haber rektör üne ekibi tarafından lanse edilmiş ise: büyük ihtimalle öyledir; zaten çoktan bu dekanlık koltuğuna oturacaklar YÖK ten imzadan onanmıştır ve Bugün yarın ilanı yapılır ve bu kişilerin yukarıda belirtilen kriterlere (fetöcü olmayan-kendisine oy vermeyen) uymadığı etrafa fısıldamaktadır. Ama ben bu fısıldıya kanacak kadar, aklımı kaybetmedim. Bol şanslar bremen mızıkacıları.

Avatar
Ali Veli 4 ay önce

Eminin Sayın Baykal yapacaktır....İnandınız mı? ben kendi yazdığıma inanamadım. Eskiler derdi; "Bayburt Bayburt olalı böyle zülum gömedi diye" bizim KtÜ deki durumda böyle bir hal aldı. Biri kılır kıryarsa, bir rektör yardımcısını kendi fakültesinden aramaz diye düşünüyorum. Kılı kırk yarsa, görevi ehline vermek için arayış içinde olur: denenmişi, eski bölüm başkanlarını ve kendi bölümlerinde yönetimsel bazda iltifada tabi olmayanları dekan olarak atatmazdı. Saygılarımla.

Avatar
Veli Ali 4 ay önce

Rektör Beyin yaptıklarını tersten okursak, yapılanları doğrulamış oluruz. Kılı kırk yarsa, bir tarihçi, bir tıpçı ve bir deSİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ mezunu (kendisini hukukçu diye lanse etmeye çalışanlara duyurulur) rektör yardımcısı mı seçerdi TEKNİK üniversirtede...

Avatar
Baki Baykal 4 ay önce

Edep yahuuu...üniversite de 374 professör görev yapmaktadır. Her biri birinden değerli, tecrübeli, görmüş-geçirmiş kişilerdir. Sayın rektörde bir profesör ünvanlı bir kişidir. Kişiler arasında şu bana oy verdi; bu vermedi diye bir kafa yapısına sahip ise ve bunun yanın da şu benim köylüm, şu benim köydeki dereden su içmiştir, bu derenin karşı tarafından, şu öteki yayladan diye bir ilişkiler yumağını kuruyorsa; bu bebek (dekan) ölü doğar yada sadece alete bağlı hayatını sürdürür. Bu alette sadece sizde olandır. Yani işin özeti ne kukla değişir nede kuklacı: olan güzelim ünivesitemize olur vesselam.

Avatar
Nurettin Vermeyen 4 ay önce

"FETÖ mü? oda ne" bu repliği KTÜ yönetimi doğrudan dile getirmeselerde yaptıkları icratlar ile doğrulamaktadır zannımca. Üniversitede toplam: 374 prof, 292 doç, 384 yrd.doç var; tabi diğer akademik ve idar birimlerinde eklersek 4474 kişi demektir. Valiliğin web sayfasında işlem yapılan KTÜ personeli sayısı 43. Rakamlab böyle olduğuna göre KTÜ yönetenlerin "FETÖ mü? oda ne" repliği benimsemeleri normal. Ülkemiz büyük bir felaketin eşiğine sürüklenmekten son anda kurtulurken bizlerin, sizlerin, elinde bilgi-belge olan kişilerin, yönetici kademesinde olanların eğer ki gerekeni yerine getirmiyorlar ise bu habis ur FETÖ mensuplarından ne farkımız kalır.

Avatar
S. Ahıska 4 ay önce

Rektör bey ne hamlesi yapmışta, birilerini şahmat yapmış. Ha derseniz KTÜ yü şah-mat yaptı.. tamam o zaman. İnce eleyip sık dokumasına gerek yok ki: hastalara denildiği gibi teşhis koymadan ameliyat demek gibi bende dekan olacak kişi ya kendi memleketlisidir yada o tarafın deresinden su içmiştir.

Avatar
Baykal 3 ay önce

Baykal ve objektif olmak! Sahi buna inanan var mı? Ada'mın gözlerinden kin akıyor, fil gibi! Kılı kırk yarıp bu çıkıyorsa KTÜ Allah a emanet demektir! Bence atamak için çevresinde FETÖ ye bulaşmamış Ada'm bulamıyor!!!