Politik Güğüm
ÜNLÜ SİMALAR KAMERA KARŞISINDA

Trabzon’u mekan seçerek filim çevirmeye devam eden Trabzonlu hemşerimiz Adem Kılıç, Sümela’nın Şifresi 2 filminin çekimleri için motor dedi.

Kılıç, yine güzel hoş tatlı bir Karadeniz filmi çekiyor. Bu anlama aynı zamanda Trabzon’un da tanıtımını yapan Kılıç, filminde Trabzon’un ünlü simalarına rol de veriyor.

Trabzon’da çektiği bütün filmlerinde şehrin ünlü isimlerini de kamera karşısına alan Adem Kılıç bu son filminde de ünlü isimlere rol teklif etti.

Bu isimler şunlar.

İbrahim Sağıroğlu, Hami Mandıralı, Turgay Beşyıldız, Ali Savaş, Suat Hacısalihoğlu, Ömer Eyüpoğlu, Hüseyin Usta ve Burhan Bekar.

Ayrıca Trabzon’dan tiyatrocuları da filminde oynatacak olan Adem Kılıç, Sümela’nın Şifresi 2 filminden çok umutlu.

OĞUZ TONGRSİR, TRABZON’U İKNA MI ETTİ?

Türkiye Spor Yazarları derneği fokur fokur.

Ankara  TSYD şubesinin başlattığı imza kampanyası ile Genel Başkan Oğuz Tongsir genel kurula zorlanıyor.

Trabzon TSYD şubesinden de bazı delegeler genel kurul için imza verdi. İmzaların yeter sayıya ulaştığı ve genel kurul için de düğmeye basıldığı biliniyor. İşte böyle bir ortamda, genel başkan Tongsir, Trabzon’a geldi, Şehir Kulübünde, üyeleri topladı, gelişmeleri anlattı.

3 saate yakın bu sohbetten, Trabzon şubesinin Oğuz Tongsir adına ikna olduğu haberini aldık.

Tongsir, hakkındaki iddiaları tek tek yanıtladı. Tongsir’in gitmesi için imza veren isimlerden Ergun Ata toplantıya katılmadı.

Ata, toplantıya katılırsam bildiğim bazı şeyler var onları soru olarak sorarım, sorduğumda da ortam gerilebilir diyerek katılmama kararı aldığını söyledi.

Oğuz Tongsir ise, “Keşke, Ergun kardeşim de gelseydi, O bildiklerini ben de benim bildiklerimi anlatırdım…” dedi.

Bu arada, TSYD genel merkezi tüzüğünü  değiştirdi ve genel merkez seçimlerinin delege yöntemi ile değil, bütün Türkiye genelindeki üyelerin oy kullanması ile yapılmasına karar verildi.

Bu değişiklik TSYD’de devrim olarak nitelendirilirken, delege sultası da kalkmış oldu.

TRABZON’DA BİR GAZETECİNİN MİLLİ DUYARLILIĞI

Trabzon medyasının genç kuşak temsilcilerinden Serdar Hellaç, yetenekli bir arkadaşımızdır.

Kalemi kuvvetli olan Hellaç’ın habere bakış açısındaki ters gözlemi de mesleki becerisi açısından kendisine büyük avantaj sağlamıştır.

Meslek ilkeleri ile taviz vermeyen bir kişiliğe sahip olan Sertaç kardeşimiz, meydan civarını süsleyen Trabzonspor flaması  ve Türk Bayrakları koparak yere düştü.

Uzun zaman özellikle Türk Bayrağının yerde olduğunu cemiyet lokalinden gözlemleyen Hellaç hemen olay yerine gitti, önce Türk Bayrağını kaldırdı ve yüksek yere bastı.

Hellaç’ı üzen ise bayrağın üzerindeki ayak izleriydi. Bunu da lanetledi.

FUTBOLCU İZLEME KOMİTESİ NİYE TARTIŞILIYOR

Çünkü, şeffaf olmadığı için.

Hadi diyelim transfer döneminde ketum ol. Piyasa bunu gerektiriyor. Ama izleme komitesinin önderliğinde, öncülüğünde, bilgisinde transferin yaptığın futbolcular ile ilgili cesur açıklamalarda bulun.

Bu futbolcuyu izleme komitesi şuradan aldığı bilgi ile takip etti. Şu kadar yerinde inceleme yaptı, şu kadar uzaktan takip etti, şunlardan bilgi alındı dense, ortalıkta yığınla dedikodu çıkmayacak.

Her şey zamanı ve anı gelince şeffaf olmaktan geçiyor.

Mübarek, izleme komitesi MİT’in en  kritik servisi gibi.

Bu izleme komitesinin ketum ve sır dolu özelliği, tartışılmasının nedenidir. Size her yaptığınızı her hamlesiniz açıklayın diyen yok.

Transferini yaptıklarınızın transfer sürecini toplumla paylaşın, dedikoduların da önüne geçin.

İş bu kadar basit.

USTA’NIN İZLANDA ESPİRİSİ

Bilen biliyor ama biz yine hatırlatalım. Başkan Usta, Galatasaray maçında, tribünlerin Trabzonspor taraftarlarına açılması ile ilgili karardan sonra İzlanda’yı kıskandıralım dedi. Çoğu kişi bu esprinin altında ne yatıyor diye merak etti.
 
Dedik ya bilen biliyor. Bilmeyenler için kısa bir açıklama.
 
İzlanda dünya futboluna yeni bir tezahürat şekli kazandırdı.
 
Çok az sayıdaki İzlanda taraftarları milli maçlarında balina sesi çıkartarak tribünleri hareketlendiriyor.
 
Az sayıdaki İzlandalı taraftarın futbolcular ile balina sesi çıkartarak tribünlerde üstünlük sağlaması ile dünyaya gündem oldu.
 
Başkanın da İzlanda örneği buradan geliyor.
 
Az sayıda Trabzonspor taraftarı, Galatasaray maçında İzlandalılar gibi tribünleri ayaklandırabilir, üstünlük kurabilir.
 
Peki, balina sesi ile mi?
 
Elbette hayır.
 
Kemençe olabilir.
 
ŞENOL GÜNEŞ’İN TÜRK AŞÇISI VAR MIYDI?
 
Trabzonspor’un Güney Koreli futbolcusu Suk’un daha verimli olması, gol atması için ülkesinden özel aşçı getirilecekmiş…
 
Haberi okuduk, bir güldük bir güldük sormayın gitsin.
 
Ya hangi devirde yaşıyoruz. Dünya artık küçük bir köy oldu köy. Bir de futbolun bilimsel beslenme programı var. Şu mutfak bu mutfak diye bir şey var mı?
 
Biz haberi okuyunca hemen aklımıza Şenol Güneş geldi.
 
Güneş, Güney Kore’de de teknik adamlık yaptı. Adnan Demir de onun menajeriydi. Acaba Güneş’e Kore’de bir aşçı tahsis edildi mi diye sorduk.
 
Aldığımız cevap şöyle oldu… “Türk restoranları olduğu için gerek görülmedi”
 
Eeee, Trabzonspor’un ilgilileri de pratik bir çözüm bulmuş…
 
Trabzon’da Kore mutfağı olmayınca, aşçısını getirmek daha akılcı da, Kore mutfağının her türlü yiyecek, içecek çeşitliliği nasıl bulunacak. Bakın bu da yeni bir kriz.
 
 
"
Anahtar Kelimeler:
politik güğüm
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.