Politik Güğüm
TRABZONSPOR’DAN SİYASETE!

Her dönem, Trabzonspor siyasetin verimli tarlası olmuştur. Önce, Trabzonspor’da aktif yöneticilik ardından siyasete sıçrama, Trabzon özelinde olağan karşılanan bir gelişmedir.

Bazen çok az da olsa siyasetten  Trabzonspor’a geçiliyor ama, diğer geçiş daha çok.

Eskiden beri Trabzon siyasetinde bu böyle.

Trabzonspor’da öyle ya da böyle yıldızı parlayan, siyasette de önemli yerlere geliyor, bakan bile oluyor.

Eyüp Aşık, bu örneklerden biridir. Genç bir yöneticiyken, ANAP’ın kurucusu oldu milletvekili bakan olarak görev yaptı.

Örnekleri çoğaltabiliriz.

M.Ali Yılmaz ve Faruk Özak gibi.

Bunlar ünlü isimler, akılda kalanlar.

Şimdi de Muharrem Usta yönetiminden siyasete özellikle Ak Parti’ye sıçrayarak milletvekilliği hedefleyen var mı?

Elbette.

Bu konuda çok kısa süren il yöneticiliği ile Ahmet Çubukçu, en şanslı isimlerden biri. Çubukçu, Akyazı(Şenol Güneş) stadının açılışı esnasında Cumhurbaşkanı ile çok samimi sıcak ilişkiler de kurdu. Erdoğan’ın aklına ve
gözüne girdi.


Çubukçu, Trabzonspor’dan siyasete sıçrayacak en şanslı isim. Yazın bir kenara.

BALİ SORDU, ORTALIK HAREKETLENDİ

Ahmet Çubukçu ara transferde alınan iki futbolcuyu eski Trabzonspor’lu futbolcular izledi ve biz de onların referansı ile aldık dedi.

Çubukçu,  alınan futbolcuları kimin izlediğini ise söylemedi. Bunun üzerine de eski futbolcuların bir çatı altında toplandığı Trabzonsporlu futbolcular derneği eski başkanı Serdar Bali, gazetecilerin sorusu üzerine, kendi dahil, bildiği eski takım arkadaşları arasında kimsenin alınan futbolcuları izlemediğini belirtti.

Bunu da sosyal medyadan açıklayınca tartışma konusu oldu. O tartışmaya da nokta koyar gibi açıklaması ile Bali, şunları söyledi.

Ali savaş beni aradı  Ahmet Çubukcu bir soruya eski futbolcu abilerimiz seyretti dedi sen dernek Başkanı olarak biliyor musun dedi 

Bende haberim yok abi dediklerinin çoğunun da haberi olduğunu zannetmiyorum dedim 

Ama Ahmet'e söyle kim seyretmişse isimlerini versin ki futbolcular iyi çıkarsa onlarda methiye alsınlar ama tersi olur diğerleri gibi futbola yabancı çıkarlarsa günahı olmayan bizlerin annesine kimse sövmesin.

Konu bu  İsmimizin kullanılmasını istemiyoruz Meraklısı da değilim 

Sadece annemi korumaya çalıştım

2017 YILI VE CHP

Son birkaç yıldır CHP’nin üzerine sinmiş olan Kılıçdaroğlu gölgesinin bu partiyi ne durumlara düşürdüğü ortada…

Onun tarafından önce milletvekilliğine, sonra da parti yönetimine taşınan kimilerinin tescilli CHP karşıtı olmaları, gerçek CHP’lileri partilerinden soğutmuştur.

CHP’nin ilkeleri açıkça ayaklar altına alınırken, Kılıçdaroğlu liderliğinde; ayrılıkçılar, ikinci cumhuriyetçiler, ülkemiz üzerinde değişik rüyalar görenler CHP’nin yüksek organlarına doldurulmuştur.

Elbette onları korumaya alan Kılıçdaroğlu, gerçek CHP’lileri ya partiden uzaklaştırmış ya da onları CHP’den uzaklaşmak zorunda bırakmıştır.

CHP yönetimi, OHAL’i gerekçe göstererek genel başkanlığın tartışılmasını bir süre için önlese de, 2017 yılının sonlarına yaklaşıldığında artık ‘mızrak çuvala sığmayacaktır!’

Patlamaya hazır bomba haline gelen fakat FETÖ darbe girişimi ile susmak zorunda kalan gerçek CHP’liler, gelecek seçimden önce Kılıçdaroğlu yönetiminden kurtulma şansını elde edebilecektir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘dişine göre’ bir muhalefet lideri olan Kılıçdaroğlu’nun gitmesinden mutlu olmayacaksa da…

Ve onun CHP’nin başında kalması için elinden geleni yapması beklenirse de…

TBMM içinden veya dışından uzlaşmayla çıkarılacak bir genel başkan adayı, bu yıl olmasa bile en geç gelecek yıl, CHP’nin dinamik güçlerini arkasına alacak ve sadece CHP için değil, ülkemiz için de umut olabilecektir.

Bunu nasıl mı öngörebiliyorum?

CHP’nin neredeyse bütün kesimleri -buna Aleviler de dahil- artık Kılıçdaroğlu ile olmayacağını söylüyorlar da ondan…

CHP’nin başına kimin geleceğinin hesabını yapanlar, bu konuda yıpratıcı olabilecek bir sürecin parçası olmamalıdır.

Çok dinamik ve değerler içeren bir örgüte sahip olan CHP’de liderlik nitelikleri olan çok sayıda insan vardır.

Aklında liderlik olanlar birbirini yıpratmadan bir araya gelmeli ve öncelikle, CHP’yi değerlerinden uzaklaştıran Kılıçdaroğlu’nun daha fazla zarar vermesinin önüne geçmelidirler…

2017 YILI VE MHP

FETÖ’nün darbe girişiminden, yarar sağlayan bir kişi de Sayın Bahçeli oldu.

Çünkü uygulamakta olduğu politika ile MHP’de ortaya çıkan güçlü muhalefeti bastırma ve darmadağın etme şansını elde etti.

Meral Akşener gibi bir genel başkan adayını- en güçlü olduğu dönemde Fethullahçı çamuru atarak- yarış dışı bıraktı.

Sadece Meral Akşener’i değil, Sinan Oğan ve Ümit Özdağ gibi kendisine biat etmeyen ve MHP’nin geleceğini kurtarmaya çalışan diğer genel başkan adaylarını da partiden ihraç etti.

Bahçeli, AK Partiye ilk büyük iyiliğini 2002 yılında erken seçim isteyerek yaptı. O seçimde MHP parlamento dışında kalırken AKParti iktidara geldi.

En son, Anayasa konusu gündemde bile değilken, “Cumhurbaşkanı madem Anayasa’ya uymuyor, o zaman Anayasa’yı Tayyip Bey’e uyduralım” diyerek Başkanlık Rejimi’nin önünü açtı.

Başkanlık sistemi getirilince MHP’nin AKParti içinde eriyeceğini ve Türkiye’de sadece iki partinin (AKParti, CHP ve belki bir de etnik parti) kalacağını herkes görüyordu.

Bunu en iyi anlatan da Başbakan Binali Yıldırım oldu:

“Yeni anayasa ile Türkiye koalisyonlardan kurtulacak!” dedi.

Meral Akşener, MHP’li milletvekillerini şöyle uyarmaya çalışıyor:

“MHP’nin göz göre göre yok olmasına razı olmayınız! Başkanlığı getiren Anayasa tasarısına destek vermek, Tayyip Bey’i başkan yapmaktan başka işe yaramayacaktır. Ama bu arada ne yazık ki, MHP denen bir parti kalmayacaktır!”
 
“Devlet Bey MHP’ye böyle bir kötülüğü neden yapsın?” diye soranlar az değil…

Peki, MHP milletvekilleri, MHP’yi bitirecek olan Başkanlık Anayasası’na karşı çıkar da, Bahçeli ve Erdoğan’ın ortak planları suya düşerse ne olur?

İşte bu olasılık gerçekleşirse Türkiye’de ilginç şeyler olabilir. Mesela erken seçim.

TBMM’de referandum kararı çıkarsa, Meral Akşener ve arkadaşlarına büyük iş düşecektir.

Çünkü referandum sürecinde yapacakları etkili muhalefet ile kendilerini gösterme şansı elde edecekleri gibi, referandumdan çıkaracakları red kararı ile de, MHP’nin başına geçmeyi annelerinin sütü kadar hak etmiş olacaklardır.

(Bu aşamada Meral Akşener’in yeni bir parti kurması kanımca doğru değildir. Zamanlama çok önemlidir ama bunun değerlendirilmesi referandumun hemen sonrasına bırakılmalıdır.) 

TRABZON SİYASETİ ADINA SEVİNDİK

Önceki akşam, CHP il binasına giden cadde ortasında CHP il yönetiminin ağır topları, Başkan Turgay Güngör ile yürüyordu.

Partide eski il başkanları ve ilçe başkanları ile geniş çaplı bir toplantı yapmışlar, evlerine gidiyordu. Karşıdan ise Ak Parti Ortahisar ilçe teşkilatının ağır topları ilçe başkanı ile geliyordu.

İki partinin ağır topları yolun ortasında karşılaştılar. Bir birleri ile selamlaşmakla kalmadılar sarmaş dolaş kucaklaştılar.

Siyasi Fair Play’ın en güzel örneklerini verdiler. CHP il başkanı Turgay Güngör sağ kolu Celal Akaç, Ak Parti ilçe başkanı Temel Altunbaş ile H.Basri Hatipoğlu ayak üste öyle samimi sohbet ettiler ki biz hiç konuşmalarına girmeden, seyrettik ve dinledik.

Birbirlerine başarılar dilediler, siyasetin olması gereken güzel yönünü gösterdiler.

O arada sokaktan geçen vatandaşlarda bu samimi sohbeti ilgi ile izlediler manzara hoşlarına gitti.

Ülkemizin içinde bulunduğu dönemde birlik ve beraberlik önemli.

Partilerin böyle tesadüfen değil bilinçli olarak bir araya gelip, sohbet etmeleri gerekiyor. Trabzon’un da buna ihtiyacı var.

ASIM AYKAN, NUMAN KURTULMUŞ İÇİN NE DEDİ?

Eski AK Parti Trabzon Milletvekili Asım Aykan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’u eleştirdi.

Aykan, Kurtulmuş’un “Baştan beri Suriye politikasının büyük yanlışlarla dolu olduğuna inananlardanım.” biçimindeki açıklamasını zamansız ve talihsiz açıklama olarak değerlendirdi. Aykan, Kurtulmuş’un söz konusu açıklamaları Hürriyet gazetesinde yapmasını da “Talihsiz bir açıklama ve mekân enteresan...” sözleriyle eleştirdi.

Suriye politikasının uygulayıcısının AK Parti hükûmetleri olduğunu belirten Aykan şöyle devam etti: “O hükûmetlerin Başı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Siz de uzun zamandır bu hükûmetlerin içindesiniz. Ahmet Davutoğlu’nu kast ediyorsanız açıklayınız. Ayrıca etik mi?”

 “O gün susarak bu gün konuşmak ne demek? İlkeli olmalı...” yorumunda bulunan Aykan  “Dış politikada dinamikler süratle değişiyor. Beş yıl önceki dünya bu gün yok. Yarın da farklı olacak. Politika da değişebilir. Siyasette ne konuşacağınız değil, ne konuşmayacağınız önemli. Umarım düzeltir. Ülkenin burnundan nefes aldığı bir zamanda talihsiz bir açıklama ve mekân enteresan...” ifadelerini kullandı.
 
 
loading...
loading...
Anahtar Kelimeler:
politik güğüm
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
serhat 2 hafta önce

serdar bali ismini duyunca bile midem bulanıyo. şu kulubün hocalığını başkanlığını kısacası anahtarını kendisine verseler de o da rahatlasa biz de. akbaba gibi sürekli tetikte bekliyo

Avatar
Ahmet yıldız 2 hafta önce

CHP ile ilgili Başkanlık analizi doğrudur katılıyorum.Akp nin Türkiyemizi getirdiği ayrışmacı vede ekonomik çöküş durumu ortdayken Türkiyemize mükemmel ve dinamik kadroları olan CHP ilaç gibi gelir.İnşAllah lider limlikli bir genel başkanda secilir.

Avatar
Erdoğan Ersoy 2 hafta önce

Politik Düğüm Adı altınta yazı Yazılıyor Kimin Yazdığı Mechul Adınızı Yazında iyi olursa sizden İyi olmazsa Kendimizden Bilelim
Karadenizli insan dobra ve dürüst olur bir laf söylerken tek taraflı davranmaz Bu ülkede biri hakkında yazı yazıyorsanız karşı tarafın cevabını alma imkanız varken bu imkanı kullanmıyorsanoz size sorarım tarafsızlık nerde dürüstlük nerde ? diye
Bu ülkede kar elde edenleri yazmışsını bir de kar edemeyenleri yazsanız olma mı Bizim derdimi karnımızı doyurmak çalışmak kazanmak cırcır böceği gibi laklak yapıp günümüzü gün edemiyoruz insan yemek içmek ve geçinmesi lazım 1404 tl ile ne yapalım bir kişisiniz bir anlatı verin bizde öğrenelim Siyasileri değil bu vatandaş akşam evine giderken borç harç için nasıl sokak mahalle dolandığından bahsetseniz bir ara Biz Bu ülkenin vergi verenleri olarak kendimizden bir şeyler istiyoruz bizim vergilerimizle gezip tozan ve bize asgari ücreti belirleyenlerden değil
Saygı ve Sevlilerimle
Bir Müslüman Türk vatandaşı .......

Avatar
True legend 2 hafta önce

Senin olduğun gibi numaninda zamani gelince işini bitirecekler noldu asim efendi milli görüş teyken bi itibarin vardi bakiyorumda şimdik güya yağ yakiyosun tayibe belki bi görev verir sana diye hocaya ihanetin BEDELINI çok ağir ödeyeceksiniz

Avatar
Necip Sevinç 2 hafta önce

Dr.Ahmet Çubukcu Trabzon milletvekili olmaya en çok lâyık birkaç isimden biridir.Şaibesiz,katıksız, iyilik meleği Trabzonlu..Yolu açık olsun..

Avatar
Milliyetçi Türk 2 hafta önce

Devlet Bahçeli merale fetocu çamuru mu atmış? meralin onlardan olduğunu sağır sultan bile duydu ve kendisi de asla yalanlamadı. Dolayısıyla ortada çamur atma falan yok!

banner477