AB’ye yüklendi: Tenzilat istemiyoruz, zam yapmaya da kalkmayın
AB’nin Türkiye’ye yönelik tavrını eleştiren Bakan Ömer Çelik, AB-Türkiye katılım müzakereleri objektif kriterlere dayanır, biz böyle biliyoruz . Biz bu kriterlerde tenzilat istemiyoruz. Başkaları da kendisine göre zam yapmaya kalkmasın bunlara" dedi.
Türkiye-AB Siyasi Diyalog Toplantısı, Devlet Konukevi’nde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi/AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Federica Mogherini ve Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu AB Komiseri Johannes Hahn’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Toplantı sonrası yapılan ortak basın açıklamasında konuşan Bakan Çelik, FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimine değinerek, "Bizim devlet tarihimiz açısından karşı karşıya kaldığımız en büyük saldırılardan bir tanesiydi FETÖ’nün yaptığı saldırı. Milli güvenliğimiz açısından FETÖ ile mücadele etmek birinci önceliğimizdir. AB ile paylaştığımız ortak değerler, demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti AB topraklarında saldırıya uğramıştır, bir AB demokrasisi olan Türkiye’de saldırıya uğramıştır. Bu darbe girişimi Avrupa topraklarında bir Avrupa demokrasisine karşı gerçekleşmiştir. Bütün bu çerçevede AB ile paylaştığımız ortak değerler etrafında kuşkusuz kınama cümlelerinin ötesinde AB’den daha güçlü fiili destek beklentimiz vardı. İlk bir ay içerisinde bu gerçekleşmedi. Ama tabii ki bu darbe girişimini kınayarak seçilmiş Cumhurbaşkanının, seçilmiş hükümetin ve Türk milletinin yanında olduklarını gösteren açıklamalarından dolayı teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
"Bu toplantıda aramızdaki ilişkileri, 15 Temmuz darbe girişimini ve diğer konuları ele aldık" diyen Bakan Çelik, "Yapıcı bir toplantı oldu. Daha önce AB Dışişleri Bakanlarına özel bir Türkiye oturumunda FETÖ darbe girişimi hakkında bilgi vermiştim. Bu Türkiye’nin egemen bir devlet olarak kendi güvenliğini sağlamasına yönelik tedbirlerdir ve bu tür tedbirleri almaya devam edeceğiz. Görüldüğü gibi OHAL olmasına rağmen Türkiye’de demokrasi, insan hakları, hukuk devleti ilkelerinden zerre kadar taviz verilmemektedir. FETÖ’nün bu karmaşık yapısıyla mücadele konusunda bir takım hataların ortaya çıkmaması için bizzat Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız dün valiler toplantısında konuşurken hem mücadeledeki kararlılığı hem de bu mücadele sırasında hata yapılmaması konusundaki hassasiyetlerini en üst şekilde belirttiler" ifadelerini kullandı.

"23 VE 24’ÜNCÜ FASILLARIN AÇILMASI SAMİMİYET TESTİ OLACAKTIR"
Türkiye-AB müzakerelerine değinen Bakan Çelik, "Türkiye-AB ilişkilerinin kalbi, katılım müzakereleridir. Göç krizi yada terörle mücadele söz konusu olduğunda Türkiye ile işbirliğinin altının çizilmesi, katılım müzakereleri söz konusu olduğunda birileri çıkıp ‘Türkiye 20 yıl üye olamaz’, ‘bu kriterleri yerine getirse bile yakın zamanda üye olamaz’ sözleri bir çifte standarttır. Geçtiğimiz dönemde 17 ve 33’üncü fasıllar açılmıştı. Yeni dönemde biz müzakerelerin kalbini oluşturan basın özgürlüğü ve temel hakları içeren 23 ve 24’üncü fasılların açılmasını bekliyoruz. Bu konularda çok şey yazılıp çiziliyor. Eğer söz konusu eleştiriler gerçekten demokrasi ve insan hakları konusunda bir ilerleme amacı taşıyorsa o zaman yeni dönem fasıllarını açalım diyoruz. Ama eğer bu tip eleştirileri Türkiye’ye karşı bir bahane olarak kullanıyorsanız, o ayrı bir konudur. 23 ve 24’üncü fasılların açılması samimiyet testi olacaktır. Biz Türkiye olarak bu fasılların ve diğer konulardaki fasılların açılmasına hazır olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz" şeklinde konuştu.

"AVRUPA TOPRAKLARINDA HİÇBİR ŞEKİLDE ASKERİ MÜDAHALEYE YER YOKTUR"
AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, üst düzey siyasi diyaloğun önemine işaret ederek, Türk halkı ve AB için önemli olan konuların görüşmesinin önemli olduğunu ifade etti. Türk halkını desteklerini ifade ettiklerini belirten Mogherini, "Muhalefetteki partilerin bile demokrasiyi geliştirmek için bu darbenin karşısında durduğunu biliyoruz. AB için önemli olan şey, bizim dünyamızda, Avrupa topraklarında hiçbir şekilde askeri müdahaleye yer yoktur. Bu kalkışmayı ilk dakikada biz mümkün olan en güçlü şekilde kınadık" diye konuştu.
Mogherini, diyalog ve ortak çalışmaya taahhütle yaklaştıklarını anlatarak, son derece karmaşık politik pozisyona sahip olunduğunu ve çalışmaların bütün alanlarda yapıcı bir şekilde devam edeceğini ifade etti. Gümrük Birliği ve vize serbestisi konusunun da ele alındığına işaret eden Mogherini, ikili ilişkilerde yapılacak çok şeyin olduğunu dile getirdi.

"PKK’YA KARŞI ÖNEMLİ ÖNLEMLER ALINIYOR"
Kürt meselesinin de toplantıda ele alındığını belirten Mogherini, PKK’ya karşı önemli önlemlerin alındığını, terörist saldırılar ve şiddetin durdurulması ve silahların bırakılması gerektiğini söyledi. Mogherini, Suriye’deki çatışmanın da ele alındığını anlatarak, "Ateşkesin yakın dönemde olması gerektiği konusunda oy birliğine vardık. Birliği, toprak bütünlüğü ülkenin onu konuştuk. Suriye’deki bütün tarafların sürece dahil edilmesi ve aynı zamanda mezhepçi olmayan bir ülkenin ortaya çıkarılmasını konuştuk" dedi.
AB Komiseri Johannes Hahn ise son derece yapıcı bir toplantının gerçekleştiğine işaret ederek, "Biz Türk halkına olan desteğimizi ifade ettik. Hukukun üstünlüğü standardını farklı vesilelerle duyma imkanı bulduk ve güvence aldık. Bu AB ve Türk halkı için çok önemli. Biz ortak işbirliğini kendi aramızda geliştirmeliyiz. Gümrük Birliğinin yenilenmesi bizim için en önemli konulardan biri olacak. Bunun önümüzdeki sene tamamlanmasını ümit ediyoruz" diye konuştu.

"TÜRKİYE’DEKİ MÜLTECİLER İÇİN HERKES DAHA HIZLI BU SÜRECİN GERÇEKLEŞMESİNİ İSTİYOR"
Türkiye’deki mülteci konusunu da toplantıda ele aldıklarını ifade eden Hahn, "Çok fazla yardıma ihtiyacı olan insana yardımcı oluyor. Türkiye’deki mülteciler için herkes daha hızlı bu sürecin gerçekleşmesini istiyor. Biz bizim standartlarımıza göre bir acil durum prosedürü içerisinde hareket ediyoruz. 2016 ve 2017 yılı için 3 milyar Euro bahsettiğimiz miktardı. Şuana kadar 2.2 milyar Euro’dan daha fazlası için taahhütte bulunduk. Şuan da 600 milyon Euro’dan fazlasını ay sonuna kadar verebileceğimizi ve yaklaşık 1 milyar Euro’ya yakın miktara ulaşabileceğimizi düşünüyoruz" ifadelerini kaydetti.

‘DİKTATÖR’ SUÇLAMALARINA CEVAP
Çelik, yurt dışından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yöneltilen iftiralara da tepki gösterdi. “Uzun zamandır Sayın Cumhurbaşkanımızla ilgili kara propaganda olarak ‘diktatör’ kavramı kullanılıyordu” diyen Çelik, diktatörlerin halkın karşısında tankların arkasına saklandıklarını ama Recep Tayyip Erdoğan’ın halkıyla tankların önünde durduğunu söyledi.

VİZE SERBESTİSİ VE GERİ KABUL ANLAŞMASI
oplantı sonrası bir gazetecinin, "Vize serbesti ve geri kabul anlaşmasına" ilişkin sorusuna Bakan Çelik, "AB-Türkiye katılım müzakereleri objektif kriterlere dayanır. Biz böyle biliyoruz. Biz, bu kriterlerde tenzilat istemiyoruz, başkaları da kendisine göre zam yapmaya kalkmasın bunlara. Türkiye son zamanlarda AB’deki ülkelerin iç politikası olarak konuşuluyor. 23 ve 24’üncü fasılların Kıbrıs ile bir ilgisi yok. Ama şöyle bir durum var; gece gündüz medya özgürlüğünden, hukuk devletinden bahsediliyor. Biz de diyoruz ki kendimize güveniyoruz, buyurun fasılları açalım. Resmi bir platformda konuşalım. Eğer fasıllar açılmadan bu eleştiriler aynı şekilde devam ederse demek ki bu konuda samimi bir yaklaşım yok. Bu sadece Türkiye’ye karşı bir bahane olarak kullanılıyor demektir. Fiili durumun farkındayız. Ama AB içerisindeki bir ülkenin, Güney Kıbrıs’ın Türkiye ile ilişkileri bloke etmesi AB’nin birlik halinde hareket etme ruhunu da zedeliyor. Bu aslında doğru bir şey değil, bunun nasıl çözüleceği de AB’nin kendi meselesi. Bu 1 ayda bir sürü reform yaparken Türkiye ile müzakereleri keselim diyen AB ülkeleri çıktı. Bunlar son derece ırkçı ve İslamafobik yaklaşımlar ortaya koydular. Biz her konuda objektif kriterlerde kendimize güveniyoruz. Vize serbestisi ile de söyledik. Bu bir anahtar konudur. Türkiye onlarca terör örgütüyle mücadele ederken ve darbe girişimini atlatmışken ordumuz şuan da Suriye topraklarındaki operasyonlara destek verirken terör yasasını değiştirelim demek irrasyonel bir yaklaşım olur. Buradaki doğru mekanizma Avrupa Konseyi ile bunu bir taahhüde bağlarız ve Türkiye taahhütte bulunduğu zaman bunu yerine getirir" cevabını verdi.

"TENZİLAT İSTEMİYORUZ"
AB’nin iki yüzlü tavrını da eleştiren Çelik, "AB-Türkiye katılım müzakereleri objektif kriterlere dayanır, biz böyle biliyoruz . Biz bu kriterlerde tenzilat istemiyoruz. Başkaları da kendisine göre zam yapmaya kalkmasın bunlara. Türkiye son zamanlarda Avrupa Birliği’ndeki ülkelerin iç politika malzemesi olarak konuşuluyor yada bazı ülkelerin kaprislerinin odağına yerleştiriliyor. 23 ve 24i fasılların Kıbrıs meselesiyle bir ilgisi yok. Gece gündüz medya özgürlüğünden hukuk devletinden bahsediliyor. O zaman diyoruz ki biz bu konularda kendimize güveniyoruz, buyurun fasılları açalım ve resmi platformda konuşalım. Eğer fasıllar açılmadan bu eleştirilere aynı şekilde devam ederse demek ki bu konularda samimi bir yaklaşım yok. Bu Türkiye için bir araç olarak kullanılıyor, bahane olarak kullanılıyor demektir" dedi.
(İHA)
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.