MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Gazetesinin bazı yönetici ve yazarlarının gözaltına alındığı soruşturmaya ilgili, "Adında cumhuriyet olup da, cumhuriyet değerlerine en çok zarar veren, Türkiye karşıtı oluşumları sevindirip umutlandıranların medya özgürlüğüne sığınmaları inandırıcı görülemeyecektir" dedi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, bugün ne yaşanıyorsa hangi sorunla boğuşuluyorsa dünden bağımsız olmadığını belirterek, "Çetrefilleşen meselelerimizin muhakkak ki tarihi bir arka planı vardır. Bu arka plan uzak ya da yakın bir geçmişe dayanabilecektir. Çözümü ertelenmiş problemler zaman içinde büyümektedir. İhmaller bir süre sonra yerine pişmanlıklara bırakmaktadır. Özellikle son yıllarda devlet, toplum ve siyaset hayatında bunun çok sayıda misalleri vardır. Türkiye şu anda önünü görmekten mahrumsa, geleceği okuma ve anlamlandırma bunalımıyla sarsılıyorsa, öncelikle sorumluluk mertebesinde samimiyetle özeleştiri yapmak durumundadır. Sorulması gereken ilk soru, ülkemizin bu içler acısı tuzağa nasıl düştüğü fikir ve fiilleriyle bu çıkmazın faillerinin kimlerden oluştuğudur. İkinci aşamadaki vahamet düzeyindeki yanlışların tekerrür etmemesi, denge, düzen ve istikrarın temini için nelerin hangi hız ve kıvamda yapılması gerektiğini hem aklen, hem vicdanen, hem de siyasi ve entelektüel boyutlarıyla sorgulamaktır. Ülkemiz kaskatı kesilmiş uzun süreli bir siyasi cepheleşme sürecinden sonra 15 Temmuz akşamının vahşi kalkışmasıyla irkilmiştir. Türkiye 1 Kasım milletvekili genel seçimlerinden önce aşırı gerilmiş, uzlaşma ve anlaşmanın dışlanmasıyla milletimiz bitap ve yorgun düşmüştür" diye konuştu.
Türkiye’nin 7 Haziran’da hız ve ivme kazanan, 1 Kasım’da derinleşip çatallaşan uzun süreli huzursuzluk dönemini henüz atlatamadığını kaydeden Bahçeli, şunları kaydetti:
"İçinden geçtiğimiz sorun ve sıkıntıları kavrayabilmek, daha sonra da aşabilmek için öncelikle 7 Haziran’dan itibaren etkin olan yanlış siyaset dilini teşhis ve tedavi etmek şarttır. Kutuplaşmanın soğuk yüzüyle siyasi ve ideolojik ayrışmanın yıldırıcı hamleleriyle Türkiye’nin tarihi hak ve çıkarlarını savunmamız akla yatkın değildir. 7 Haziran - 1 Kasım arasında yaşananları tarih elbette yazacak o dönemdeki siyasi tarafların nerede durduklarını objektif olarak açıklayacaktır. İşte o zaman MHP’nin hakkı Allah’ın izniyle teslim edilecek, haklı duruşu, Haktan ve halktan yana tutumu da teyit edilecektir. Bize hayırcı diyenler, koalisyondan kaçtığımızı uyduranlar günü geldiğinde eğer yaşıyorlarsa mahcup olacaklar varsa vicdanları azap içinde kıvranacaktır. 7 Haziran’dan sonra Türkiye’nin derlenip toparlanması için yol ve yöntemler gösterdik formüller ürettik, hata mı ettik? Seçimden en çok oyu alan AKP ile CHP hükümet kursun, bu ülkenin hayrınadır, milli birlik ve beraberlik için bulunmaz bir fırsattır dedik, 32 gün toplanıp toplanıp dağıldılar istikşafiden inkişafı aşamaya geçemediler. Bizi yüzde 60’lık bloğa mahkum etmeye kalkıştılar, PKK ve İmralı canisiyle ortaklığa sürüklenmek için çırpındılar, oyunu bozunca adeta kudurdular deliye döndüler. CHP’nin kuyruk acısı ta buraya dayanmaktadır. Sırf bu yüzden eleştirildik, saldırılara uğradık. Ancak şunu bilmiyorlar ki inançlarımızla, Türkiye’nin gerçekleriyle, milletimizin beklentileriyle bağdaşmayan bir koalisyona sonu ölümde olsa girmeyiz, giremeyiz."

İDAM TARTIŞMALARI
MHP’nin ’idam’ konusuna bakışının belli olduğunu ifade eden Bahçeli, "Madem idama ihtiyaç var, milletimiz bunu istemekte, o halde fuzuli konuşmaya, kaçak güreşmeye gerek yok. AKP hazırsa, MHP dünden vardır. Başbakan hazırsa gelin bu işi bitirelim. Savaş suçlarına idamı düzenleyen tasarı veya teklif TBMM’ye gelmesi halinde, MHP gereğini yapacaktır" dedi.

CUMHURİYET GAZETESİ YAZAR VE YÖNETİCİLERİNİN GÖZALTINA ALINMASI
Cumhuriyet Gazetesinin bazı yönetici ve yazarlarının gözaltına alındığı soruşturmaya ilgili de değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Adında cumhuriyet olup da, cumhuriyet değerlerine en çok zarar veren, Türkiye karşıtı oluşumları sevindirip umutlandıranların medya özgürlüğüne sığınmaları inandırıcı görülemeyecektir. Özgürlük demek millete küfretmek değildir. Özgürlük demek maneviyata sataşmak, mukadderata saldırmak hiç değildir. Şehitlerimize bir kere olsun Fatiha okumayıp milletimizin acılarını paylaşmayanların gündemdeki operasyonlardan hemen sonra mağduriyet kartını ileri sürmeleri bize göre gerçekçi ve geçerli bir durum değildir" ifadelerini kullandı.
(İHA)
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.