Bakan Çelik: “Dostlarımız fırsatı kaçırdı”
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, bazı AB üyesi ülkelerin liderlerine eleştiride bulunarak, “İsterdik ki dostlarımız Ankara’da boy göstersinler, ortak demokratik değerlerimiz adına Türkiye ile dayanışma içinde olsunlar. Bu fırsat kaçırılmıştır” dedi.
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Avrupa Bölgesi İş Konseyi başkanlarını kabul etti. Kabul esnasında yaptığı açıklamada savunma reformuna yönelik yapılan eleştirilere cevap veren Çelik, bu adımların devleti, hukuku ve TSK’yı korumak için atılan adımlar olduğunu söyledi. Batı’ya yönelik serzenişte de bulunan Bakan Çelik, “İsterdik ki dostlarımız Ankara’da boy göstersinler, ortak demokratik değerlerimiz adına Türkiye ile dayanışma içinde olsunlar. Bu fırsat kaçırılmıştır” dedi.

“15 Temmuz darbe girişiminin bütün o karanlık ve ağır yapısına rağmen ekonomimizin gücü de ispat edilmiştir”
15 Temmuz’un en kanlı ve en tehlikeli darbe girişimlerinden olduğunu belirten Bakan Çelik, “Usame Bin Ladin’den daha tehlikeli bir örgüt lideri ile karşı karşıyayız. Bu FETÖ adlı terör örgütünün lideri Usame Bin Ladin gibi insanlık düşmanı terör örgütü başlarının neyi hedefledikleri ve neye düşmanlık ettikleri açıkken, bunlar aynı derecede acımasız, daha da acımasız, ama bir takım kavramların arkasına saklanarak, çeşitli kripto faaliyetlerde bulunarak daha sinsi bir şekilde önümüze çıkabiliyorlar” dedi.
FETÖ örgütünün masum kavramların arkasına sığınarak kendisini gizlemeye çalıştığının altını çizen Bakan Çelik, “Bu yapı, bir terör örgütü olarak F-16’larla, tanklarla kendi milletine silah çeken bir yapı olarak ortaya çıkıyor. Demokrasimiz, hukuk devletimiz için tehlike geçmiş değil. Darbe başarılı olsaydı Türkiye’nin milli egemenliğini gayri milli bir unsur haline getirebileceği gibi, aynı zamanda iş dünyasının birikimlerine el koyacaktı. Sapık bir dini anlayış çerçevesinde Türkiye’nin laik rejimini ortadan kaldıracaktı, demokrasimizi ortadan kaldıracaktı, kendisini Mehdi zanneden bir terör örgütü liderinin hezeyanlarının hukuk devletinin yerine geçtiği maalesef sapkın bir yapıyla karşı karşıya kalacaktık. Bunun karşısında tüm kurumlarımız, başta sivil toplum örgütlerimiz olmak üzere çok sağlam duruş sergilemiştir, tabi takdirlerin en büyüğü aziz milletimize aittir” diye konuştu.
FETÖ’nün çeşitli faaliyetleri olduğunu belirten Bakan Çelik, bu örgütün Türkiye’nin imajını yurt dışında sarsmaya çalıştığını söyledi. Bakan Çelik, “15 Temmuz darbe girişiminin bütün o karanlık ve ağır yapısına rağmen ekonomimizin gücü de ispat edilmiştir. Halen bütün bu savrulma içerisinde bile piyasa dostu ekonomik faaliyetler ve hükümet etme anlayışı aynı şekilde korunmaktadır. Cumhurbaşkanımız yatırımcılarla bir araya geldi, bu mesajları verdi. Türkiye dünya ekonomisi ile entegre olmuş dışa açık bir ülke olarak yoluna devam etmektedir” şeklinde konuştu.

“Buradan demokrasimizi daha da güçlendirerek çıkacağız”
Darbe girişiminin amacının Türkiye’yi içe kapatmak ve dış politika reflekslerinden koparmak olduğunu kaydeden Çelik, “Türkiye’nin dünya ile ilişkilerini bozmak olduğu, Türkiye’nin dünyaya sırtını dönmüş bir ülke haline gelmesini arzu ettiğini biliyoruz ve buna müsaade etmeyeceğiz. Müttefiklik ilişkilerimizi daha geliştireceğiz ve demokrasimizi daha kuvvetlendireceğiz. Dünya ile entegrasyonumuzu daha da arttıracağız, buradan demokrasimizi daha da güçlendirerek çıkacağız. Demokratik değerler bakımından Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz açısından da yeni bir sayfa açılması gerekir. Çünkü paylaştığımız ortak demokratik değerler ve ortak demokratik idealler adına halkımızın göstermiş olduğu bu direniş herkes tarafından takdirle karşılanmalı ve ayakta alkışlanmalıdır. Ortak değerlerimiz adına ortaya çıkan bu tablo, Türkiye’nin demokratik değerlere ve ideallere sokaktan başlayarak devletin her kademesine, özellikle de sivil toplum merkezli olarak ne kadar sahip çıktığını göstermiştir. Türkiye’nin ne kadar merkezi bir rol oynadığı öteden beri görülmüştür” ifadelerini kullandı.

“Tüm bunlar demokrasimizin lehinedir”
“Avrupa’nın Türkiye’deki demokrasi direnişinden kendisine yeni bir vizyon çıkartması için bu bir fırsattır” diyerek Avrupalı bazı siyasetçilere mesaj veren Bakan Çelik, darbe girişiminin artçı sarsıntıları için demokrasi ve hukuk devletini kararlılıkla koruyacaklarının altını çizdi. Terör örgütü mensuplarını yerleştikleri devlet kurumları ve STK’lardan kazıyacaklarını kaydeden Bakan Çelik, savunma reformu konusunda atılan adımların hepsinin AB standartlarına uygun olduğunu belirtti. Bakan Çelik, “Bunların hiçbirisi üç beş kişinin oturarak aldığı kararlar değildir. Bazı psikolojik propaganda araçları söz konusu oluyor. Ordumuzun içinde bir takım darbecilerin ortaya çıkması ve bunun önlenmesi konusunda nasıl adım atılacağı konusunda öneride bulunmayanlar, bu darbeler karşısında seyirci kalmış olanlar, savunma reformlarını eleştiriyorlar. Emir komuta zincirini bozan, kanserojen unsurlar sokan bu darbe teşebbüsleridir. Savunma reformlarına neden ihtiyaç duyuluyor, emir komuta zinciri bozuluyor gibi yaklaşımlar son derece yanlıştır. Demokrasimizi, hukuk devletimizi ve TSK’yı korumak için bu adımlar atılıyor. Tüm bunlar demokrasimizin lehinedir. Bunlar Türkiye’nin demokrasisini ve güvenliğini kaliteli hale getirmek bakımından atılan adımlardır” dedi.

“İsterdik ki dostlarımız Ankara’da boy göstersinler”
“İsterdik ki dostlarımız Ankara’da boy göstersinler, ortak demokratik değerlerimiz adına Türkiye ile dayanışma içinde olsunlar. Bu fırsat kaçırılmıştır” diyen Bakan Çelik, bazı AB üyesi ülke liderlerinin açıklamalarının vizyonsuz olduğunu söyledi. Bakan Çelik, “Bir Avrupa demokrasisi ve tarihi boyunca bir Avrupa ülkesi olmuş olan ülkemizin müzakere sürecindeki reformları sürecektir. Vizyonsuz yaklaşımların ya da Türkiye’nin ilerleme sürecini engellemeye yönelik bir takım adımların Avrupa içinde değerlendirilmesi ve yüzleşilmesi gerekmektedir. Önümüzde net bir tablo var. Türkiye’yi içe kapatmak isteyenlerin bu teşebbüslerine teslim olmayacağız” diye konuştu.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra toplumda yaşanan birliktelik üzerine konuşan Bakan Çelik, “Toplum seçkinlerin, siyasi elitlerin uzun zamandır tartıştığı bir toplumsal sözleşmeyi kendiliğinden yazmaya başlamıştır. Bütün hayat tarzlarına saygı gösterilmesi ve korunması, demokrasinin bütün unsurlarının eşit muamele görmesi, toplumun bütün kesimlerinin dışlanmadan, herkesin ev sahibi, herkesin birinci sınıf sayıldığı yeni bir toplumsal diyalog aşamasına geçilmesi gibi çok önemli gündem maddelerinin toplum tarafından hayata geçirildiğini görüyoruz” şeklinde konuştu.
(İHA)
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.