BES’le 10 yılda 90 milyar liralık tasarruf sağlanacak
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “Yaklaşık 6.7 milyon çalışan otomatik BES kapsamında olacağı tahmin edilmektedir. Bu düzenleme ile 10 yıllık, dönem içerisinde 90 milyar liralık bir tasarrufun oluşturulmasını bekliyoruz” dedi.
Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu (YOİKK), Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli başkanlığında Başbakanlık Merkez Bina’da toplandı. Toplantıya, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ve YOİKK üyeleri katıldı.

“HAİN FETÖ, BU ANLAMDA KÜRESEL GÜÇLERİN PARALI BİR MAŞASIDIR”
Başbakan Yardımcısı Canikli, YOİKK’in 23’üncü toplantısının açılış konuşmasında 15 Temmuz geçesi FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe girişimine değindi. 15 Temmuz gecesi Türkiye’nin her yönüyle uçurumun eşiğinden döndüğünü ifade eden Canikli, “Bu ahlaksız hain saldırının amacı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin istikrarının bozulması ve ülkenin kaosa sürüklenmesidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin siyasi ve ekonomik istikrarının ortadan kaldırılması, ülkemizin yönetilemez hale getirilmesi ve bu şekilde Türkiye üzerinde operasyon yapılabilir, uluslararası alanda operasyon yapılabilir bir ortamın oluşturulmasıdır. Darbe teşebbüsünü gerçekleştiren FETÖ bir piyondur, maşadır. Bu olayı küresel gelişmelerden ve dengelerden bağımsız düşünmek kesinlikle söz konusu değildir. Ülkesini bombalamayı ve Türk milletini katletmeyi gerçekleştirecek kadar gözü dönmüş hain FETÖ, bu anlamda küresel güçlerin paralı bir maşasıdır.” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE, DEMOKRATİK DÜZENİN DARBE İLE DEĞİŞTİRİLMESİ İHTİMAL DAHİLİNDE OLAN ÜLKE KATEGORİSİNDEN ÇIKMIŞTIR”
“Bu saldırı, Başkomutanımız Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, milletimizin kahramanca direnişiyle bertaraf edilmiştir” diyen Canikli, “Başbakanımız ve hükümetimiz, Cumhurbaşkanımızın yanında bu saldırının ortadan kaldırılmasında öncülük etmiştir. Eğer bu hain teşebbüs başarılı olmuş olsaydı Türkiye, demokratik ilkeler ve hukukun üstünlüğü açısından; ekonomik açıdan 20 yıl 30 yıl geriye gidecekti. Türkiye adeta Ortaçağ şartlarına döndürülecekti. Türkiye hızla fakirleşecek, üretim ve ihracat çok büyük darbe alacaktı. Türkiye’nin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı ciddi anlamda bir tehditle karşı karşıya kalacaktı. Hamd olsun Rabbimizin izniyle bu millet kendi geleceğine el koymuş, darbe teşebbüsünü bertaraf etmiştir. Bugünden itibaren hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bu şerden bazı hayırlarda ortaya çıkmıştır. Bunların en önemlilerinden bir tanesi de şudur; bundan sonra Türkiye, artık bir daha darbe ihtimali olan, demokratik düzenin darbe ile değiştirilmesi ihtimal dahilinde olan ülke kategorisinden çıkmıştır. Bundan sonra bir böyle bir teşebbüsü, millet tarafından defedileceği ve buna imkan sağlanmayacağı için bu anlamda Türkiye, 1. sınıfa yükselmiştir, Türkiye sınıf atlamıştır. Demokratik değerlerin ve evrensel hukuk ilkelerinin millet tarafından korunduğu ve istikrarlı bir şekilde sürdürüleceği bir ülke haline gelmiştir. Bu durum daha istikrarlı bir ülke algısını güçlendirecek, Türkiye’nin risk derecesini düşürecek, bu nedenle orta ve uzun vadede katlanan maliyetler aşağı çekilecektir” değerlendirmelerinde bulundu.

“TEHDİDİN BOYUTU ÇOK BÜYÜKTÜR VE TEHDİT TAMAMEN ORTADAN KALKMAMIŞTIR”
Batı ülkelerinin darbe girişimi karşısındaki olumsuz tutumlarını eleştiren Canikli, “Üzülerek ifade etmemiz gerekir ki, bu acımasız saldırı karşısında Batı Dünyası gereken desteği vermemiş, hatta bazı ülkelerde darbecilerin yanında yer almış, milli irade görmezden gelinmiştir. Hatta daha da ileri gidilerek darbe teşebbüsünün başarılı olmamasına üzülen açıklamalar gündeme gelmiştir. Dost bildiklerimizden maalesef gereken desteği alamadık. Bir kez daha bu konuda hayal kırıklığı yaşıyoruz. Tehdidin boyutu çok büyüktür ve tehdit tamamen ortadan kalkmamıştır. FETÖ’nün tehdit olmaktan tamamen çıkartılması gerekir. Olağan yöntemlerle bu mücadelenin sonuçlandırılması çok uzun yıllar alır. 40 yılda sinsice yerleştikleri noktalardan sökülüp atılmaları, yapıştıkları yerden kazınmaları için olağanüstü yöntemlere ihtiyaç vardır. OHAL sadece bunun için ilan edilmiştir. OHAL, FETÖ’nün tamamen temizlenmesi ve darbe girişiminin ortadan kaldırılmasının dışında bir amaç için kullanılmayacaktır ve kullanılmıyor. Bunun dışında hiçbir şekilde hürriyetlerin kısıtlanması, sınırlanması ya da buna benzer uygulamalarda kullanılmayacaktır” diye konuştu.

“TÜRK LİRASI DÖVİZ KARŞISINDA DEĞER KAZANMAKTADIR”
Darbe teşebbüsünün ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinin büyük orada telafi edilmeye başlandığını ve iyileşmenin devam ettiğini belirten Canikli, şunları kaydetti:
“Ekonomimiz kısa süre içerisinde 15 Temmuz öncesi noktaya gelecektir. 15 Temmuz kalkışmasının ekonomi üzerindeki etkilerinin minimum seviyede kalması ve hızla toparlanmasında ekonomi yönetiminin ortay koyduğu sağduyulu ve rasyonel yaklaşım son derece etkili olmuştur. Merkez Bankamızın, Bankalar Birliği’nin, STK, BDDK ve diğer ekonomik kuruluşlarımızın çok hızlı ve yerinde kararları tahribatın boyutlarını azaltmıştır. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu darbe teşebbüsünden sonra 19 Temmuz’da faiz koridorunun üst bandını 25 baz puan indirerek, yüzde 8.75 seviyesine indirmiştir. Bu son derece önemlidir. Darbe teşebbüsünden çok kısa bir süre sonra bu şekilde bir faiz indirim kararı tahribatın boyutlarının büyük oranda ortadan kalkacağının, minimize olacağının en büyük işaretlerinden biridir. Temmuz ayı ekonomik verileri de darbe teşebbüsünün kalıcı olumsuz ekonomik etkilerinin minimum seviyede kalacağının göstergesidir. Temmuz ayı güven endeksi bir önceki yıla göre yüzde 1.2 puan artarak 108 puana yükselmiştir. Borsa kayıplarını hızla telafi etmekte, faizler düşmekte, Türk Lirası döviz karşısında değer kazanmaktadır. Yatırımcılarımızın Türk ekonomisine duydukları güvene yönelik açıklamalar ve bu dönemde sermaye çıkışı olmazken sermaye girişinin gerçekleşmesi son derce önemlidir ve Türkiye ekonomisine duyulan güvenin somut göstergeleridir.”

“TURKUAZ KART UYGULAMASI BAŞLATILMIŞTIR”
65. Hükümet olarak yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik çalışmaları hızlandırdıklarını belirten Canikili yapılan çalışmalarla ilgili olarak, “Bu konuyla ilgili kapsamlı düzenleme yapan kanun, yasalaşarak yürürlüğe girmiştir. Bu paketle yatırımcılarımızın uzun yıllardır sorun olarak ifade ettikleri damga vergisi ve harçlarla ilgili önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Böylelikle damga vergisi ve harçlardan kaynaklanan işlem maliyetleri önemli miktarda azaltılmıştır. Bu paketle farklı 20’den fazla konunda değişiklik yapılmıştır. Bu düzenlemelerden 34 tanesi yatırımcıların maliyetlerinin düşürülmesine, 33 tanesi bürokratik süreçleri iyileştirerek, yatırımcıların yerine getirmesi gereken prosedür sayısının azaltılmasıyla, 11 tanesi Dünya Bankası iş yapma endeksinde ülkemizin sıralamasını üst sıralara taşıyacak işlemlerin kolaylaştırılmasıyla ilgilidir. Diğer taraftan yine uzun zamandan beri talep edilen ihracatçılara yeşil pasaport başlatılacaktır, vergi beyannameleri ile sosyal güvenlik bildirgeleri birleştirilmiştir. Bu bürokrasinin azaltılması çerçevesinde önemli bir katkı sağlayacak uygulamalardan bir tanesidir. Turkuaz Kart uygulaması başlatılmıştır. Özellikle yabancı yatırımcılarımızın beklentileri çerçevesinde, uluslararası iş gücünün ülkemizde çalışmasının önündeki engeller tamamen kaldırılmıştır. Eylem planında yer alan öneriler, yatırımların cazibesini artırmak amacıyla yatırım teşvik mekanizmalarının gözden geçirilmesi, vergi ve benzeri yüklerin azaltılması, yatırım izin süreçlerinin azaltılması, işgücü piyasasının rekabetçi hale getirilmesi, küresel ekonomiye entegrasyonun güçlendirilmesi, ticari uyuşmazlıkların hızlı bir şekilde çözülmesi ve finansmana erişimin daha kolay ve güvenlikli hale getirilmesi gibi konularda yoğunlaşmaktadır. Önümüzdeki dönemlerde de özellikle yatırım ortamını iyileştiren ve yatırımda bürokrasiyi artıran düzenlemelere ilişkin tasarıları ve ikincil düzenlemeleri kısa sürede hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE VARLIK FONU’NU KURUYORUZ”
Yetersiz tasarruf oranlarını artıracak önemli bir düzenlemeyi hayata geçireceklerini belirten Canikli, şöyle devam etti:
“Otomatik Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile ilgili tasarıyı TBMM’ye gönderdik. Bu düzenleme ile yaklaşık 6.7 milyon çalışan otomatik BES kapsamında olacağı tahmin edilmektedir. Bu düzenleme ile 10 yıllık, dönem içerisinde 90 milyar liralık bir tasarrufun oluşturulmasını bekliyoruz. Bu anlamda rakam gerçekten ciddi bir rakamdır ve Türkiye’nin tasarruf oranlarını bir miktar daha yukarıya çıkarılmasında önemli katkı sağlayacaktır. Yine TBMM’ye önceki gün sevk ettiğimiz tasarı ile Türkiye Varlık Fonu’nu kuruyoruz. Stratejik büyük ölçekli ve ülkemizin gelişmesine katkı sağlayacak yatırımlara uzun vadeli ve düşük finansman temin edecek bu fon, ekonomide büyümeyi motive edecektir. Özellikle yüksek miktarda finansman ihtiyacı gerektiren, ileri teknoloji ve stratejik yatırımlar bu şekilde hayata geçirilebilecektir. Aynı zamanda Türkiye Varlık Fonu ihraç edeceği menkul kıymetler yoluyla küçük yatırımcıların yatırımlarını yüksek nemalı getirilere dönüştürme imkanı sağlayacaktır.”
(İHA)
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.