Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sermaye Piyasaları Kongresi’nde finans sektörüne seslenerek, "Parayı yastık altında saklamak nasıl bir gafletse, finans sektörünün parayı kasalarda tutması piyasaya sürmemesi o denli gaflettir" şeklinde konuştu.
Levent’te bir otelde gerçekleşen Sermaye Piyasaları Kongresi’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve finans sektörünün önemli isimleri katıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kongrenin İstanbul’u finans merkezi yapmak çabalarını bir adım daha ileri götüreceğine inandığını söyleyerek, "Küresel finans krizi geride bıraktığımı 8 yılı aşkın süreye rağmen krizin yol açtığı olumsuz tabloyu ortadan kaldıran reformsal ilerleme henüz kaydedilmedi. Finansal krizin müsebbibi olan ülkeler sorun çözümü konusunda yeteri kadar gayret göstermedi. Gereken fedakarlığı yapmıyorlar. Kriz öncesi öncesi büyüme oranları da istikrar ortamına kavuşamadı. O dönem krizin ülkemizi teğet geçeceğine ifade etmiştim. Birileri bu sözümü hafife almış 2009 yılı hariç ülkemiz rekor büyüme oranlarıyla atlattı. Ortalama büyüme oranımız yüzde 4,7 oldu. Geçtiğimiz üç yılda çok ciddi sıkıntılara rağmen büyüme rakamları ortalamaların üzerinde gerçekleşti. Üst üste ciddi terör olaylarına rağmen 2015 yılını yüzde 4 büyüme ile kapattık. Geride bıraktığımız yılın en önemli göstergelerinden ihracat oranları yüzde 8,7 geriledi. Dünyada ihracat hacmi yüzde 11 daralırken, Türkiye’nin durumu özellikle de Avrupa’dan çok daha iyidir. Suriye ve Irak’taki gelişmeler bizi çok yakından ilgilendiriyor" şeklinde konuştu.
Türkiye’nin alt yapı ve üst yapıda önemli projeler gerçekleştirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu yıl pek çok olumsuzluğun yanı sıra darbe girişimi yaşanmasına rağmen dünya çapında önemli projeler hizmete soktuk. 30 Haziran’da Osmangazi Köprüsü’nün açılışı 26 Ağustos’ta İstanbul Boğazı’nda 3. Geçiş köprüsü Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün açılışını gerçekleştirdik. 20 Aralık’ta boğazın altından çift katlı lastik tekerlekli araçlara hizmet verecek Avrasya Tüneli’ni hizmete sokacağız. Hızlı tünel projelerimiz devam ediyor. Kars -Tiflis demir yolu inşası bitti bu yıl sonuna onu da yetiştirmeye çalışıyoruz. 1915 Çanakkale köprüsü beş buçuk milyar maliyetle temelini önümüzdeki yıl 18 Mart’ta atmayı planlıyoruz. Efsane proje olan dünyada eşine az rastlanır, Karadeniz’i Marmara’ya bağlayacak Kanal İstanbul projesiyle ilgili hazırlıklar tüm hızıyla ilerliyor. İnşası hızla ilerleyen yeni havalimanı Türkiye’yi bu anlamda bir numara yapacak. 12 milyar dolar inşaat bedeli ile devlet 25 yılda 25 milyar dolar kaynak elde edecek. 150 milyon yıl yolcu kapasitesiyle tamamı bittiğinde hizmet verecek havalimanının 90 milyon yolcu kapasiteli ilk bölümünü 2018 yılında hizmete açmaya planlıyoruz" dedi.
Kentsel dönüşüm projelerine de değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Özellikle terör bölgesinde Güneydoğu’muzda, Doğu Anadolu’da meydana gelen sıkıntılar nedeniyle bu bölgelerde kentsel dönüşümü alt yapı üst yapı hızla devam ediyoruz. Devletinin milletine nasıl sahip çıktığını göstermesi bakımından bu projeler önem taşıyor. Bu da 400 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğü tekabül ediyor" dedi.

"BÖYLE BİR SIKINTININ İÇİNDE BU İŞ YÜRÜMEZ"
Büyük düşünmeye mecbur olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Büyük düşünmeye mecburuz küçük düşünemeyiz. 2023 hedeflerine ulaşmak için yatırımları çok daha arttırmak gerekiyor. Yatırımlarla ilgili finansal kaynakları erişime kavuşması için provoke edildi bariyer oluşturmak istenildi. Körfez geçişinde küresel sermaye destek vermedi. Yerli finans sektörü de önce girmedi önce kamu finans sektörüyle başlandı. Daha sonra özel sektör buraya katıldı. Aynı şeyi yeni havalimanında da yaşadık . Bu ülkenin değerlerine, bu ülkenin ayağa kalkmasına hep birlikte destek vereceğiz. Parayı yastığın yastığın altında saklamak nasıl bir gafletse, finans sektörünün parayı kasalarda tutması, piyasaya sürmemesi o denli gaflettir. Öz sermaye kullanan finans sektöründe çok nadir. Öz sermayesi olan da vatandaşın mevduatını kendisine güç aktarıyor. Dünya piyasalarında finansta faiz oranları nedir Türkiye’de nedir. 15 daha da yukarı belki 16, 17 adeta tefecilerle yarışanlar da var kusura bakmasınlar tefecilerle yarışmak değil tam aksine ben ülkem için ne yaptım bu yıl sonu itibariyle benim bankam şu kadar kazandı değil hem kazandım hem kalkınmaya şu kadar finans desteği sağladım diyebiliyor musun, önemli olan bu. Sözleşme kağıdına baktığın zaman karınca gibi zavallı sıkılmış daralmış okumaya bile fırsat bulamıyor. Önüne getirildiği zaman imzayı atıyor ödemesi gereken faiz neyse onu ödüyor. Amerika ’da faiz oranları yüzde 0,5 falan oralarda. Bize bakıyorsun. 15, 16, 17 bununla yatırımcı bu piyasaya nasıl girsin. Atıyorsa reel sektör kazandığını ancak oraya yetiştiriyor kendisine bir şey kalmadığı için böyle bir sıkıntının içinde bu iş yürümez. Bizim bu konuda sermaye piyasaları olarak çok ciddi adım atmamız lazım" dedi.

"VARLIK FONU TÜRKİYE’NİN ÇOK GEÇ KALMIŞ PROJESİDİR"
İslami finans konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İslami finans noktasında ben faize yatırmam diyenler için de bir kapı katılım şirketlerinin de bu sektörde yerini alması gerekiyor. Varlık Fonu Türkiye’nin çok geç kalmış projesidir. 2013 yılında sermaye piyasaları kanunu ile birçok yeni yöntem devreye aldık. Bankaların yanında hisse senedi, GYO, gayrimenkul sertifikası gibi formülü yatırımcılarımızın hizmetine sunduk. Banka kredisi yanında gelin faiz yükünüzü düşürün. Hem kamunun finansman yükü azalacak, hem de özel sektörün verimliliği artacaktır. Bankaların yanı sıra alt yapı gayri menkul ortaklığı gibi çok sayıda formül yatırımcı banka kredisinin yanı sıra bu yöntemleri kullanabilir. Tehlikeli borçlanma sorununa dikkat etmek gerekiyor. Aşırı borçlanma faiz baskısı inim inim inletiyor dersem yeridir. Avrupa’da Maastricht kriterine uyan birkaç ülke var. Bunların dışında hepsi borç batağında durumları hiç iyi değil. Biz Türkiye’de 2002 yılında yüzde 76’dan kamunun borcunu yüzde 32’ye düşürdük. Faiz giderlerinin bütçe içindeki payı yüzde 43’ten yüzde 11’e düşürdük. Faizlerin yüksek olduğunu bundan söylüyorum. Bu oranlar ne kadar yüksek olursa vatandaşımın yaşam koşulları da zordur. Bu yüksek faizlerin üstesinden gelmede sermaye piyasası araçlarının önemli katkısı olacağını düşünüyorum. İnsaflı finans araçlarıyla yeni bir yörüngeye oturtulmasına ihtiyaç vardır. Faizden değil yatırımdan para kazanın bunun üzerinde duralım. Ülkelerin yaşadıkları krizlerden uzun yıllar çıkamayacağına inanıyorum. Hukuki altyapı konusunda 14 yılda ciddi bir atılım yapmışlardır" dedi.
(İHA)
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.