"Gülen Humeyni gibi dönecekti"
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, darbe girişimi başarılı olsa yaşanacaklara ilişkin, "Humeyni Paris’ten nasıl döndüyse Fetullah Gülen de Türkiye’ye öyle dönecekti ve Türkiye’de sadece anayasa rafa kaldırılmış olmayacaktı, bana göre rejim de değişecekti" dedi.
Bozdağ, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde Fethullahçı yapılanmanın bir darbesi olduğunun çok açık olduğunu vurgulayarak, “Bütün emareler, bütün deliller orayı çok net gösteriyordu. Halkımızın bunu bilmesi son derece önemli, halkın meydana inmesi de son derece önemli” ifadesini kullandı.

"CANİLERİN NETİCE ALABİLECEĞİNİ GÖRÜYORDUK"
“Eğer millet demokrasiye teriyle, canıyla, kanıyla sahip çıkarsa demokrasi kimse kesintiye uğratamaz” diyen Bozdağ, şöyle devam etti:
“Halk meydana indi, tankların üzerine yürüdü ve bütün bu ilkler o gece yaşandı. Demokrasiye sahip çıktı. Biz yani millet sokağa çıkmasaydı bu gözü dönmüş canilerin netice alabileceğini görüyorduk. Onlar her şeyi göze almışlar, infazları göze almışlar, vatandaşın üzerine tank sürmeyi, bomba atmayı, tarayarak hepsini öldürmeyi göze almışlar. Çok vahşice bir planlama yapılmış. Ama vatandaş ne zaman sokağa çıktı. Askeriyenin etrafını, Meclisin etrafını, Genelkurmayın etrafını kuşattı, havaalanlarının önüne araçlarını çekti, hava meydanlarına girdi vatandaş işe el koydu. Esasında darbeyi yapanlara en büyük darbeyi vatandaşımız vurdu. O yüzden vatandaşın sokağa çıkması çok önemlidir.”

"İFADELER ARASINDA ÇELİŞKİLER VAR"
Türkiye’nin dört bir yanında soruşturmalar sürdüğünü kaydeden Bozdağ, “Yeni yeni deliller ortaya çıkıyor. Elde edilmiş delillerin henüz deşifre, tasnif ve analizi yapılmış değil. Bazı ifadeler var. Bu ifadeler arasında çok çelişkiler var, darbede fiilen görev almış bir kişi ben bu işte yoktum diyor ama işin içinde bu şekilde konuşanlar var. Bütün bunların yalan olduğunu ortaya koyan pek çok ifade var. Yani bu ifadeler arasında çelişkiler var. O ifadeleri tekzip eden onlarca ifade ortaya çıkabilir. Kamera kayıtları, telefon kayıtları, geceki konuşmalar ondan önceki gecelerde yapılan konuşmalar, mobese kayıtları pek çok şey var. Bunların hepsi ortaya çıkacak” değerlendirmesini yaptı.

"KİM BU YURTTA SULH KONSEYİ?"
Bozdağ şunları dedi:
“Ortada bir Yurtta Sulh Konseyi var. Kim bu Yurtta Sulh Konseyi? Bunun ortaya çıkması gerekiyor. Yurtta sulh konseyi üyeleri kim? Fethullah Gülen’in emir ve talimatıyla bu işler yapılıyor. Bundan kimsenin tereddüttü yok. Deliller şu anda dosyada bunu ispat edecek yeteri kadar delil var. Bana göre 79 milyon milletimize göre hatta Fethullahçı Terör Örgütü mensuplarına göre herkese göre bu işi Fetullah Gülen’in emir ve komutası altındaki Türk ordusunun değil, Fethullah Gülen ordusunun yaptığı ve diğer bazılarının da ona katıldığı çok açık. Tamam, Fethullah Gülen talimat verdi ama onun adına bu işi vekaleten bu işi deruhte eden bir numara, bu yurtta sulh konseyi kimlerden oluşuyor. Bunu bilmiyor mu? ’Yurtta sulh konseyi yönetime el koymuştur’ diye TRT’de bunu okutanlar bu Yurtta Sulh Konseyi’nin kimlerden olduğunu bilmiyor mu? Bu darbenin içerisinde olanlar bunu bilmiyor mu? Bal gibi biliyorlar, herkes biliyor ama bu ortaya çıkacaktır.”

"İFADELERİNDE DOĞRU SÖYLEMİYORLAR"
“Mehmet Dişli ile ilgili bize herhangi bir bilgi o saate kadar yoktu” ifadesini kullanan Bakan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sayın Genelkurmay Başkanı oradaki konuşmasında Başbakanla konuşmasında odasına ilk gelen kişinin Mehmet Dişli olduğunu normalde kapı vurulur öyle girilir, vurmadan girdiğini, sonra otur demeden oturulmaz hemen oturduğunu, arkasından da darbenin tebligatını ona onun yaptığını söyledi. Mehmet Dişli de orada, Genelkurmay Başkanının aktarımı üzerine ondan sonra Mehmet Dişliyle ilgili hemen işlem yapıldı, gözaltına alındı. Çankaya Köşkünde oluyor bu. Genelkurmay Başkanının ifadesi çok açık. Yani darbeyi o tebliğ ediyor ve darbeye karşı direnmemesi konusunda telkinlerde bulunuyor ve elinin kelepçelenmesi ve götürülmesi konusunda çok açık. Şimdi burada pek çok kişinin ifadelerinde ben doğru söylemediğine inanıyorum.”

“YALANLARI ORTAYA ÇIKACAKTIR”
Ama eldeki bilgiler, belgeler bunların yalanlarını bir bir ortaya çıkaracaktır çünkü söylediklerini tekzip eden bir sürü ifadeler ortaya çıkıyor. Yarın bu telefon kayıtları, mesajlaşmalar, orada ortak masajları var çünkü bunlar darbenin başarılı olacağına inandıkları için bunların hiçbirini yok edemediler. Bazı yok ettikleri var ama yok edemedikleri daha çok şey var. Kamera kayıtları hep duruyor ortada. Yani onların bir kısmı belki mizansen, bilmiyoruz onlar da çıkacak ortaya. Yani darbe başarısız oluyor dolayısıyla biz yandık bari hiç olmazsa diğerleri yanmasın onlar bakiye devam etsin öyle bir şey mi var? O da olabilir. Bütün ne kadar şüphe uyandıran soru varsa bunların hepsinin cevabını şüpheye yer bırakmayacak şekilde hepsini bulmamız lazım.”

"ABD’NİN DÜNYADAKİ ALGISINI OLUMSUZ ETKİLER"
Türkiye’nin Fethullah Gülen’in iadesini Amerika’dan istemesinin hakkı olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ, ”Amerika da Türkiye ile olan dostluk ilişkileri Türk - Amerikan çıkarları gereği bunu bize vermesi gerekir. Bu saatten sonra Fethullah Gülen’i himaye eden bir yaklaşım içerisinde olması gerçekten iki ülke arasında pek çok olumsuzluğa yol açacak sonuçlar doğurur. Demokrasi için hukuk devleti içinde Amerika’nın dünyadaki algısını çok ciddi şekilde olumsuz etkiler.

“İKİNCİ DARBE TEŞEBBÜSÜ ÖNLENMESİ İÇİN TUTUKLANMALI”
Bu aciliyet gerektiriyor. Bu darbe teşebbüsü başarısız oldu ama bunu sevk ve idare eden kişi açıklamalar yaptı, bir yandan darbecilere itirafçı olmayın, gerçekleri söylemeyin, dik durun, tarih sizi yazacak derken öte yandan darbeye karşı direnen halka ahmaklar diye hitap eden, siz düğün dernek yapın sevinciniz kursağınızda kalacak adeta bunun arkası gelecek şekilde onları tehdit etmesi ve hükümeti ve darbeye karşı duranları ölümle ve cehennemle tehdit etmesi son derece önemli ve bu darbenin artçısının olma ihtimali var ve bu artçısını da yine Pensilvanya’daki bu zatın yapabilme ihtimali güçlü. İkinci bir darbe teşebbüsünün önlenmesi bakımından ve bunun böylesi bir teşebbüsü sevk ve idare etmemesi bakımından da bunun yakalanması ve tutuklanması aciliyet kesbetmektedir ve pek çok deliller karartılıyor. Şu anda bunları sevk ve idare eden merkez orası olduğu için oradan talimatlarla pek çok iş yapılıyor. Onun için oradan gelen talimatla bu delillerin karartılmasının önüne geçilmesi de son derece önemli” diye konuştu.

"GÜLEN’İN İADESİ SİYASİ KARARDIR"
Bozdağ açıklamasında şunları kaydetti:
“Amerika’nın güçlü bir istihbaratı var, Rusya’nın güçlü bir istihbaratı var, başka ülkelerin istihbarat örgütleri var ve şu anda devletleri yöneten bütün yöneticilerin bu işi tertipleyen, planlayan, sevk ve idare edenin Fethullah Gülen olduğu konusunda ben en ufak bir şüphe taşıdıklarına inanmıyorum. Bir şey daha söyleyeyim bu karar hukuki bir karar değil, siyasi bir karardır. İade taleplerinin tamamı siyasidir ve iade kararları da siyasidir.

“HUMEYNİ GİBİ DÖNECEKTİ”
Darbeyi yapan Fethullah Gülen 40 yıldır bu darbe için hazırlanıyor. Devletin kılcal damarlarına kadar sızdıran ve bunların hepsini vakti için hazırlayan bir beyin o. Orduya sızacaksınız, mülkiyeye sızacaksınız, yargıya sızacaksınız, devletin her kademesine sızacaksınız ve günü geldiği zaman devleti kilitleyeceksiniz ve darbe yapılacak ve yeni bir dünya kurulacak. Şimdi onların hedefi bambaşka sadece Türkiye için değil. Bakın ben daha önce söyledim Humeyni Paris’ten nasıl döndüyse Fethullah Gülen de Türkiye’ye öyle dönecekti ve Türkiye’de sadece anayasa rafa kaldırılmış olmayacaktı bana göre rejim de değişecekti. Nasıl Atatürk ile beraber yeni bir Türkiye varsa Fethullah Gülen’in gelişiyle beraber yeni bir Türkiye ortaya çıkacaktı. Ben çok daha şey söyleyeyim Türkiye’de her şey değişecekti. Medyası, sermayesi, her şeyi el değiştirecek yeni bir Türkiye oluşacak ve bu yeni Türkiye’de Fethullah Gülen’in kurduğu yeni rejime biat etmeyen, sadık olmayan kimsenin yaşama hakkı olmayan bir yapıya doğru gidecek çünkü bambaşka bir şey.”
(İHA)
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.