"Senin her yerin yaptırım olsa ne yazar?”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AP Başkanı Schulz’u eleştirerek, “Ne diyor, şu terbiyesize bak ya, ’Yaptırım uygularız’ diyor. Senin her yerin yaptırım olsa ne yazar?” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde, Milli Tarım Projesi toplantısında konuştu. Ecdadımızın her dönemde gittiği her yerde, toprağın altını bereketli kılmanın, üzerini de mamur etmenin çabası içinde olduğunu kaydeden Erdoğan, “Bu şekilde geniş bir coğrafyada atılan o sevgi, dostluk, kardeşlik tohumları aradan asırlar geçse de canlılığını sürdürmektedir. Sadece biraz suya, biraz gübreye, biraz emeğe velhasıl sevgi, dostluk, kardeşlik tohumlarının yeniden yeşertilmesine ihtiyaç vardır. 14 yıldır Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Kuzey Afrika’dan Ortadoğu’ya kadar kadim tarihi ve kültürel bağlarımızın olduğu her yerde, bu anlayış ile gönül köprüleri kurmanın çabası içindeyiz. Geçtiğimiz Cuma günü Belarus’ta Minsk Camii’nin açılışını yaptık. Oradaki kardeşlerimiz ile kucaklaştık. Ülke yetkilileri ile resmi temaslarda bulunduk. Tarihinde asla sömürgecilik utancı bulunmayan bir millet olarak gittiğimiz her yerdeki kardeşlerimize gücümüzün yettiğince yardım elimizi uzatıyor, birlikte kazanabileceğimiz projeler teklif ediyoruz” diye konuştu.

“BU MİLLET TARİHİYLE, KÜLTÜRÜYLE, CESARETİYLE, KAHRAMANLARIYLA FARKLI BİR MİLLETTİR”
Ülkemizin içinde birliğimizi ve beraberliğimizi güçlendirecek adımların atıldığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bunun için her türlü riski göze aldık, her türlü fedakarlığı yaptık. Biz hem kendimiz hem de tüm mağdur ve mazlumlar için bu gayretleri gösterirken, birileri de ısrarla ülkemizi terörün, çatışmanın, istikrarsızlığın ateşi ile yakmak için uğraşıyor. Terör örgütlerinin her biri başka bir koldan ama aynı amaç için saldırıyor. Kimi silahıyla, kimi fitnesiyle, kimi propaganda gücüyle ülkemize verebilecekleri en büyük zararı vermeye çalışıyor. Her birinin arkasında farklı güçlerin, ülkelerin olduğunu biliyoruz. Masa başında bu hesapları yapanlar milletimizi tanımadıkları için başka yerlerde tıkır tıkır işleyen planlarının Türkiye’de niçin boşa çıktığını anlayamıyorlar, Bilmiyorlar ki; bu millet aziz bir millet, bu millet yüce bir millet, bu millet tarihiyle, kültürüyle, cesaretiyle, kahramanlarıyla farklı bir millettir. Türkiye’yi devletlerden bir devlet sananlara, Türk milletini milletlerden bir millet gibi görenlere yanıldıklarını en son 15 Temmuz’da hep birlikte bir kez daha ispatladık.”

“BÖYLE BİR MİLLETE KİM DİZ ÇÖKTÜREBİLİR”
15 Temmuz gecesi, çiftçilerin göstermiş olduğu çabaya da dikkat çeken Erdoğan, “Halkımızın her kesimi ile birlikte, çiftçi kardeşlerimiz de ülkelerinin ve milletlerinin bekası söz konusu olduğunda neler yapabileceklerini tüm dünyaya gösterdiler. Az önce ekranda izledik. Zekaya bak zekaya. Tarlasını yaktı. Niye yaktı? F-16’lar nerede kim var bunu göremesin diye. Kardeşimiz burada. Kendisine milletim adına teşekkür ederim. Kimisi traktörüne atladı traktörü ile beraber gitti. Senin F-16’n varsa benim de traktörüm var dedi. Senin helikopterin varsa benim de kamyonum var dedi. Benim hanım kardeşlerim de boş durmadı. Baktım hanım kardeşlerim direksiyonun başına geçti kamyon sürüyor. Darbe girişimi sonrası bu kendisine zararının tazmini teklif edildiğinde, ‘biz o samanları vatan için yaktık’ diyerek milletimizin asaletini bir kez daha gösterdi. Akıncı üssünün önüne gidip darbecilerin karşısına gidip darbecilerin karşısına dikilen ve çoğu çiftçi olan Kazanlı kardeşlerimizden 9 tanesi orada şehit olmuştur. Pek çok şehrimiz de çiftçilerimiz, darbecilere katılmak isteyenlere engel olmak amacıyla, traktörleriyle birlikte kışlaların kapılarının önüne gidip saflarını belli etmiştir. Böyle bir millete kim diz çöktürebilir? Böyle bir milleti kim teslim alabilir? Bir tarafta Doğu bir tarafta Orta Anadolu. Sadece kendi içimizde bu şekilde dimdik ayakta durmakla kalmıyor, çevremizdeki dost ve kardeş toplumlara da her türlü desteği veriyoruz. Suriye’de, Irak’ta bunun için varız. Biz, ‘kendin için istediğini mümin kardeşin için de istemedikçe kâmil iman sahibi olamazsın’ ikazına uymakla mükellefiz. Kendi meselelerimizle birlikte coğrafyamızdan başlayarak umudunu bize bağlamış tüm kardeşlerimizin güvene, huzura, refaha kavuşacağı günler yakındır” açıklamasında bulundu.

“BUGÜNE KADAR HİÇBİR ŞEHİDİMİZİN KANINI YERDE KOYMADIK, KOYMAYACAĞIZ”
Cumartesi günü Sakarya’da, Mardin’in Derik ilçesinde teröristler tarafından şehit edilen Kaymakam ve Belediye Başkanı Muhammed Fatih Safitürk’ün cenaze törenine katıldığını hatırlatan Erdoğan, “Orada gördüğüm manzara ateş düştüğü yeri yakar misali bir yönüyle yürekleri sızlatan bir manzaraydı. Kaymakamımızın gerek babasının gerekse eşinin ve diğer yakınlarının gösterdikleri sağlam duruş ve metanet, ülkem ve milletim adına geleceğimize olan güvenimi bir kez daha güçlendirdi. Muhammed Fatih kardeşimizin şehadeti, öfkemizi ve üzüntümüzü arttırırken, aynı zamanda bölücü terör örgütü ile olan mücadele azmimizi de arttırdı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanı olarak buradan sizlerin huzurunda hükümetimize, Genelkurmay Başkanlığımıza, İçişleri Bakanlığımıza, kuvvet komutanlıklarımıza, tüm güvenlik ve istihbarat teşkilatlarımıza ve eski adıyla köy korucusu olan kardeşlerimize şu mesajı vermek istiyorum: ‘Hamdolsun. Bugüne kadar hiçbir şehidimizin kanını yerde koymadık, koymayacağız’” dedi.

Erdoğan, meselenin artık kanı yerde koyup koymama boyutunu aştığını vurgulayarak, "Türkiye’ye ve Türk milletine yönelik her saldırıya, her ihanet girişimine öyle bir cevap vereceğiz ki bir daha kimse değil teşebbüs etmek, böyle bir niyeti aklından dahi geçiremeyecektir. Bu ülkenin askerini, polisini, korucusunu kaymakamını, muhtarını, belediye başkanını, herhangi bir memurunu, vatandaşını öldüren terör örgütüne de, onlara yardım ve yataklık eden siyasi destek veren herkese de dünyayı dar etmezsek yazıklar olsun. Yeni güvenlik konseptimizde PKK’nın veya bir başka terör örgütünün çapı ne olursa olsun, hiçbir eylemine karşı en küçük bir müsamaha, en küçük bir tereddüt yoktur. Tam tersine böyle bir durumda var gücümüzle terör örgütünün tepesine binecek, bilinen, bilinmeyen ne kadar adamı, destekçisi, yardakçısı varsa hepsini de hukuk çerçevesinde hak ettiği cezaya çarptıracağız" diye konuştu.

"KİMSİN SEN?"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, idam konusu ile ilgili ise, "Biz, şu anda hükümetimiz ve MHP, idam konusunu parlamentoda görüşmekten yanalar, bütün mesele parlamento bu kararı aldığı anda bana da onaya geldiğinde ben bunu onaylarım. Nereye gidecek bu? Ondan sonra referandum olduğu için millete gidecek. Asıl onay mercii millet. Şimdi Batı çıkmış ne diyor? ’İdam olmaz’. Nereden bunu konuşuyorsunuz? Ben de buradan Batı’ya sesleniyorum, bu milletin kaderi sizin elinizde değil. Bu milletin kaderi bizim elimizdedir. Bugün dünyanın büyük bir çoğunluğunda da bu var ve kimsin sen ya? Kimsin sen? Neymiş orada bir parlamentonun başkanı, nesin sen? Sen Türkiye adına ne zamandan beri karar verme yetkisine sahipsin? 53 yıldır Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne almayan sen veya siz nasıl olur da Türkiye hakkında böyle bir karar verme yoluna gidersiniz? Sen daha Türkiye’yi tanıyamamışsın, Türkiye’deki birileriyle çevirdiğiniz fırıldaklar bu millet adına değildir, bu millet kendi kararını kendi verir, kendi göbeğini kendi keser ve şu anda da siz önce verdiğiniz sözleri tutun, siz önce Avrupa Birliği Parlamentosu’nda, Avrupa Kongresi’nde, oralarda kongre binasında veya dışında, oralarda önce terör örgütlerinin temsilcilerini temizleyin. PKK’yı terör örgütü olarak ilan etmek meseleyi bitirmez, önce onların temsilcilerini temizleyin de sizi o zaman görelim" ifadelerini kullandı.

"SENİN HER YERİN YAPTIRIM OLSA NE YAZAR YA? "
"Şu anda Almanya’da, Fransa’da, İsveç’te, Hollanda’da, her tarafta terör örgütünün ajanları cirit atıyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Onlara her türlü desteği vereceksiniz, ondan sonra kalkıp Türkiye’ye de ’Avrupa Birliği ile ilgili müzakereler durdurulabilecek’ diyeceksin. Bakıyorsun, ’Müzakereleri durdururuz’, geç kaldınız ya hemen kararınızı görün. Yıl sonuna kadar sabredelim ondan sonra millete gidelim. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil mi? Milletin. Öyleyse nihai kararı millet vereceğine göre gidelim millete. İngiltere bile ne yaptı? Millete gitti. İhtiyacı yoktu, Avrupa Birliği’nin içindeydi ama millet ne yaptı İngiltere’de? Çıkalım dedi ve çıktılar. Şimdi biz, ya daha bunlar Suriye’de, Irak’ta bizim şu anda oradan gelen mültecilere verdiğimiz destek sebebiyle yaptığımız harcama, devletin kasasından 15 milyar dolara ulaştı. Bir o kadar da STK’larımızın verdiği para var, 30 milyar dolar. Bize 3 milyar euro vereceklerdi, verdikleri rakam 200-225 milyon dolar. Ya siz verdiğiniz hiçbir sözü tutmadınız ki bugüne kadar. Sizinle biz nereye yürüyeceğiz? Bunlar dürüst değil. Dolayısıyla biz, dürüst olanlarla yol yürüyeceğiz, dürüst olmayanlarla değil. Anlıyoruz ki birileri kendi akıllarınca bize bu coğrafyayı dar etmek istiyor. Ellerinden geleni arkasına koymasınlar. Biz de bu saldırıya cevap olarak, şu terbiyesize bak ya, ’Yaptırım uygularız’ diyor. Senin her yerin yaptırım olsa ne yazar ya? Geç kalıyorsun geç. Biz de bu saldırıya cevap olarak onların kullandığı ne kadar maşa, ne kadar alet, ne kadar hain varsa hepsinin başını eziyoruz, ezeceğiz. Şehitlerimizin cenazelerinde biz gözyaşı dökeceğimize varsın onların topu birden cehennem çukurunda cayır cayır yansın."

"DOĞDUĞUMUZ BAYRAĞIMIZIN DİBİNDE ÖLMEYE AND İÇTİK"
Bu ülkenin tek bir evladının tırnağına, o teröristlerin ve yardakçılarının milyon tanesini değişmeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası alanda da terör örgütlerinin arkalarındaki güçlerle hesaplaşmaktan geri durmayacağız. 15 Temmuz, bizim artık canımızdan başka kaybedecek hiçbir şeyimizin kalmadığını gördüğümüz gündür. İşte dün, Asya’dan Avrupa’ya 100 binler yürüdü. Bundan sonra gizli saklı hiçbir şey kalmamıştır hodri meydan diyoruz. Arif Nihat Asya, o güzel ’Bayrak’ şiirinde hissiyatımızı ne güzel ifade etmiş: ’Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, ışık şık, dalga dalga bayrağım, senin destanını okudum, senin destanını yazacağım, ey şimdi süzgün rüzgarlarda dalgalı, barışın güvercini, savaşın kartalı, yüksek yerlerde açan çiçeğim, senin altında doğdum, senin dibinde öleceğim’. Biz 15 Temmuz gecesi milletimizle birlikte altında doğduğumuz bayrağımızın dibinde ölmeye and içtik. FETÖ denen ihanet çetesinin ortaya çıkan her fitnesinde bu andı tekrarlıyoruz. PKK’nın, DEAŞ’ın, DHKP-C’nin ve diğer tüm terör örgütlerinin her saldırısında andımıza olan bağlılığımız daha da artıyor. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyoruz ve bu şekilde yola devam ediyoruz. Bize ya olmaktan ya ölmekten başka şans tanımayanlara cevabımızı öyle bir vereceğiz ki görmeyen, duymayan kalmayacak. İşte bunun için Suriye’de olmaya, Irak’ta olmaya devam edeceğiz. Bunun için ’Dünya beşten büyüktür’ demeye devam edeceğiz. Bunun için, 2023 hedeflerimizi gerçekleştirmek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Hatta bununla da kalmayacak, en kısa sürede 2053 vizyonumuzu 2071 vizyonumuzu şekillendirmeye başlayacak, torunlarımızın inşallah önünü biz hazırlayacağız" şeklinde konuştu.
Yeni Türkiye’nin 2 bin 200 yıllık devlet geleneğinin, bin 400 yıllık medeniyetin, coğrafyadaki bin yıllık varlığın, 93 yıllık Cumhuriyetin şahikası olacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ancak bu şekilde şehitlerimize haklarını helal ettirebiliriz, ancak bu şekilde gözü yaşlı, yüreği yaralı anaların, babaların, eşlerin, evlatların haklarını helal ettirebilirz. Ancak bu şekilde bizden sonraki nesillere olan vazifemizi yerine getirmiş oluruz. Milli Tarım Projemizin hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

"KEŞKE DAHA BÜYÜĞÜNÜ YAPSAYDIK"
Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesini işaret eden Erdoğan, “Burası 2 bin 300 kişi alıyor, keşke daha büyüğünü yapsaydık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesine yönelik yapılan eleştirileri hatırlatarak, “Birileri buna da tahammül edemediler. Burada milletin evinde benim çiftçi kardeşim var. Birileri gelmek istemiyor, varsın gelmesin, asıl sahipleri geliyor ya bize o yeter” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bulunan binaları tanıtan ve 5 milyon cilt kitap alacak yapımı devam eden Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi’nin 24 saat açık olacağını söyleyen Erdoğan, “Bizim derdimiz millet. Biz milletimizle yürüdük. 15 Temmuz’da siz ’yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan’ dediniz. Yürüdük, yürüdünüz, Allah sizlerden razı olsun. Bu millet aziz millet, bu millet yüce millet. Bu millet 246 şehit verdi, 2 bin 194 gazi. Sadece şu Külliyenin çevresinde 29 şahidimiz, 36 gazimiz var. Şehadet makamına inanmış bir millet. İstiklal Marşı’nı iyi hazmetmiş millet. Ne diyor, ‘arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın, siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın, doğacaktır sana vadettiği günler hakkın, kim bilir belki yarın, belki yarandan da yakın.’ Siz göğsünüzü tanklara, topraklara, uçaklara siper ettiniz, Rabbim de nusretini gönderdi. Toprak bizim vazgeçilmezimiz. Topraktan geldik toprağa döneceğiz” diye konuştu.
(İHA)
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.