"Türk toplumunun yüzde 75’i..."
Mersin Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, Türk halkının yüzde 75’inin yeteri kadar fiziksel aktivite yapmadığının tespit edildiğini belirtti.
Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla açıklama yapan Müdür Aytekin Kemik, bu yıl Halk Sağlığı Haftası’nı ’sağlıklı yaşam’ temasıyla kutladıklarını söyledi. Bu önemli hafta ile toplumu sağlıklı yaşam konusunda harekete geçirerek, sağlıklı yaşam tarzının tüm bireyler tarafından benimsenmesinin amaçlandığını kaydeden Kemik, bu sayede sağlığı olumsuz etkileyen risk faktörlerinin azaltılması, erken tanı ve zamanında tedavi ile binlerce insanın hayatının kurtarılması ve büyük acıların önüne geçilmesinin mümkün olacağını söyledi. Dünyada kalp damar hastalıkları, kanser, diyabet ve kronik solunum yolu hastalıklarından her yıl 35 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiğini vurgulayan Kemik, bulaşıcı olmayan bu hastalıkların önlenebilir olduğuna dikkat çekti.

"ÜLKE GENELİNDE VATANDAŞLARIMIZIN YÜZDE 75’İ YETERLİ ÖLÇÜDE FİZİKSEL AKTİVİTE YAPMIYOR"
Kalp hastalıklarının, inmelerin, tip 2 diyabetin yüzde 80’ı ve kanserlerin 3’de birinden fazlasının sağlıklı hayat tarzı benimsenerek önlenebileceğinin altını çizen Kemik, "Bunun için elimizde iyi bir reçete var. Bunlar, tütün ve tütün ürünleri kullanımından kaçınmak, alkol kullanmamak, hareketsiz bir yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarından sakınmaktır. Yapılan sağlık araştırmalarında ülkemiz genelinde kadınların ve erkeklerin yüzde 75’inin yeterli ölçüde fiziksel aktivite yapmadığı tespit edilmiştir. Özellikle fiziksel hareketsizlik, dünya genelindeki ölümlerin yüzde 6’sından sorumludur. Meme ve kolon kanserlerinin yaklaşık yüzde 25’inin, diyabetin yüzde 27’sinin ve kalp hastalığının yüzde 30’unun ana nedeni fiziksel hareketsizlik olarak gösterilmektedir. Obezitenin önde gelen nedenlerinden biri de fiziksel hareketsizliktir. Obezite eğilimi özellikle çocuklarımızda alarm verici düzeye gelmiştir. Depresyonun azaltılması, kemik sağlığı, kas kuvveti ve kalp-solunum kapasitesinin geliştirilmesi için yetişkin bireyler her gün en az 30 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite yapmalı ve bol bol yürümeliler. Ülkemizde hızla artan çocuk obezitesinin önüne geçmek amacıyla çocuklarımızın sağlıklı ve düzenli beslenmesi, bilgisayar ve televizyon başında geçen uzun sürelerinin yerini spor ve fiziksel aktivitenin alması konusunda ailelere büyük görev düşmektedir. Ailelerin çocuklara örnek olması amacıyla sağlık için hareket etmede öncü olmalarını temenni ediyoruz" şeklinde konuştu.

"DOĞRU EL YIKAMA TEKNİĞİ İLE ÇOK SAYIDA HASTALIK ÖNLENEBİLİR"
Hijyen kurallarına uyulmamasının önlenebilir hastalıklara sebebiyet verdiğini ifade eden Kemik, "Toplumda hijyen uygulamalarının yaygınlaştırılması önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olarak değerlendirilmektedir. Hijyen sözcüğü, sağlıklı ortamın korunması amacıyla her türlü hastalık etmeninin ortamdan uzaklaştırılması olarak tanımlanır. Hijyeni sağlamada en temel kural, ellerin doğru yöntem ile yıkanmasıdır. El yıkama, birey ve toplum sağlığının korunması açısından basit, ucuz, toplumun her kesimi tarafından uygulanabilir ve son derece etkili bir yöntemdir. Etkin bir el hijyeni, her seferinde doğru yıkama tekniğinin uygulanması ile sağlanabilir. Sadece 30 saniyede uygulanabilecek doğru el yıkama tekniği ile, bulaşıcı ve salgın pek çok hastalığa karşı önlem alınabilir. Bu nedenle, gün içerisinde sık sık ellerimizi yıkamalıyız. Halk Sağlığı çalışmalarındaki önemli adımlardan biri de aile hekimliği uygulamasıdır. Bu uygulama sayesinde, bireylerin sağlık durumlarının düzenli olarak takip edilmesi, koruyucu hekimlik çalışmalarının yaygınlaştırılması, toplum bilincini yükselterek hastalıklar meydana gelmeden önlenmesi ve hayat standartlarının yükseltilmesi sağlanmaktadır" ifadelerini kullandı.
(İHA)
"
Anahtar Kelimeler:
türk toplumunun yüzde i
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.