Başbakan'dan S&P'ye sert tepki!
Türkiye Yatırım Danışma Konseyi”nin 7. toplantısı Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde yapıldı. Toplantıya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra IMF Başkanı Christine Lagarde, Dünya Bankası İcra Direktörü Sri Mulyani Indrawati, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve çok sayıda davetli katıldı. Toplantıda konuşan Başbakan Erdoğan, 2004 yılından bu yana düzenlenen konsey toplantılarının Türkiye’de yatırım ortamının iyileşmesine katkı sağladığını söyledi.

Türkiye’nin 2002-2011 yılları arasında 9 yılda toplam 110,5 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım çektiğini hatırlatan Erdoğan, 2002 ve öncesinde ise Türkiye’nin çekebildiği uluslararası doğrudan yatırım miktarının birkaç istisna dışında 1 milyar doları aşmadığını söyledi. Erdoğan, “Biz 2007 yılında 22 milyar dolar ile bu noktada gerçekten tarihi bir seviye yakaladık. 2008 ve sonrasında küresel ekonomik krizi nedeniyle tüm dünyada uluslararası yatırımlarda önemli miktarda bir azalma oldu. Ancak Türkiye 2008 yılında 18,5 milyar dolar, 2009 yılında 8,4 milyar dolar, 2010 yılında 9 milyar dolar ve 2011 yılında 16 milyar dolar uluslar arası yatırım çekmeyi başardı” dedi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin 2011 yılında uluslararası doğrudan yatırımlarını yüzde 76 oranında artırdığını ifade ederek, şunları söyledi;

“OECD ülkelerinde doğrudan yatırımlar yüzde 18, Avrupa ülkelerinde yüzde 30 oranında artarken, Türkiye’de 76 oranında artmıştır. Türkiye çektiği doğrudan yatırımlar itibariyle 34 OECD ülkesi arasında 16. sıradayken 2011 yılında iki sıra yükselerek 14. sıraya yerleşmiştir.”

Küresel kriz sürecinde Türkiye’nin gösterdiği başarının sadece doğrudan yatırımların artmasından ibaret olmadığını anlatan Erdoğan, Türkiye ekonomisinin 2011 yılında yüzde 8,5 büyüme başarısı göstererek dünyada Çin’den sonra en hızlı büyüyen ekonomi olduğunu söyledi.

Erdoğan, 2002 yılından itibaren ekonomide ve finans sisteminde oluşturdukları sağlam yapının, kamu maliyesinde sağlanan iyileşmeler ve titizlikle uygulanan yapısal reformların Türkiye’nin rekabet gücünü hızla artırdığını söyledi. Başbakan Erdoğan, “Ekonomimizin büyüme performansını artırarak büyümesi ve cari açığın azaltılabilmesi için yatırım, üretim, istihdam ve ihracat politikaları arasında bütünlüğü titizlikle muhafaza etmeye devam edeceğiz. Mali disiplinden asla taviz vermeyeceğiz. İstikrara ve güvenden asla taviz vermeden, tedbiri elden bırakmadan, yere sağlam basarak geleceğe ilerleyeceğiz. Türkiye’nin disiplin konusunda yere nasıl sağlam bastığı 12 Haziran 2011 seçimleri öncesinde çok net olarak bir kez daha görülmüştür. 9,5 yıldır her seçim ve her halk oylamasında yaptığımız gibi 12 Haziran 2011 seçimlerinde de mali disiplinden asla taviz vermedik” dedi.

“BİZ BURADA ART NİYET ARARIZ”

Küresel krizin ciddi etkisi altında olan bazı Avrupa ülkelerinde, yaklaşan seçimler nedeniyle popülist uygulamalar yapılırken ve tedbirler geciktirilirken Türkiye’nin popülizme asla taviz vermediğini vurgulayan Erdoğan, kredi derecelendirme kuruluşu S&P’u eleştirdi. Erdoğan, “Rekor seviyede büyüyen dış ticaretini artıran, işsizliğini rekor seviyede düşüren, istikrara ve güvenden asla taviz vermeyen bir ülkenin bazı uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları tarafından farklı değerlendirilmesi bizim anlayışla karşılayabileceğimiz bir durum değildir. Hiç kimse kusura bakmasın biz çok tabi olarak burada art niyet ararız. Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının bu objektif olmayan tavırları artık ekonomi çevrelerince de ciddi şekilde tartışılmalıdır. Büyüyen, gelişen, çok başarılı performans sergileyen bir ülkeyi soru işaretlerine, kuşkulara, tereddütlere maruz bırakmak, yatırım akışını engelleyecek değerlendirmeler yapmak takdir edersiniz ki bu kadar kolay olmamalı” diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’ye hiç uğramadıklarını, sağda solda duyduklarıyla böyle bir değerlendirme yaptıklarını belirterek, bu tür değerlendirmelerle eğer bu adımlar atılırsa kendilerinin de bu derecelendirme kuruluşlarıyla olan derecelendirmelerinin çok daha farklı olacağını vurguladı. Erdoğan, “2023 yılı hedefleri sadece partimizin, hükümetimizin hedefleri olmaktan çıkmış, artık milli hedefler haline gelmiştir. Biz hakkımızda yapılan haksız ve mesnetsiz değerlendirmelere kulak asmadan, karalama kampanyalarına aldırmadan yolumuzda ilerleyecek, 2023 yılında da 2 trilyon dolar milli geliriyle dünyanın en büyük ekonomisinden biri olan bir Türkiye’yi inşa edeceğiz” dedi.

Türkiye’de yatırım ortamını iyileştirmek için sürekli atılım ve reform içinde olduklarını belirten Erdoğan, “Yıllık olarak yapılan Yatırım Danışma Konseyi toplantıları yatırım ortamının iyileşmesine katkı sağladı” şeklinde konuştu.

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.