Demirel bu vebalin altından nasıl kalkacak?
Ömer Süt'ün haberi

Raporla, Türkiye'nin demokratikleşme sürecine darbe vuran 28 Şubat sürecinde Refah-Yol Hükümeti'ne karşı akıl almaz uygulamalarla hükümetin düşürülmek istendiği bir kez daha gözler önüne serildi.

Bu dönemde önemli roller üstlenen Süleyman Demirel'in Refah Partisi'ne açılan davaya nasıl sevindiği, 28 Şubat postmodern darbesinin yapılacağını önceden nasıl bildiğini ve dönemin ortaya atılan senaryolarında kimin nasıl başrolde oynadığını gösteren 3 önemli örnek var.

DEMİREL'DEN VURAL SAVAŞ'A KUTLAMA

21 Mayıs 1997 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Refah Partisi'nin temelli kapatılması istemi ile Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı. Dava sonucunda Refah Partisi, Anayasa Mahkemesi tarafından 16 Ocak 1998 tarihinde alınan kararla laikliğe aykırı tutum ve davranışı nedeniyle kapatıldı.

Vural Savaş “Anılarım” adıyla yayımladığı kitabında, Refah Partisi'nin kapatılmasından 3 gün sonra Cumhurbaşkanı Demirel tarafından Köşk'e davet edildiğinde geçen olayları şu şekilde anlatmıştır:

“Sıcak bir karşılama…Refah Partisi kapatılmasaydı, askeri müdahale olabilirdi. Seni kutluyorum. Davayı sen açtın. Bu sonuçta %50'den fazla hakkın var.”

‘DARBE GELİYORUM DEMİŞ' AMA DEMİREL'DEN ‘TIK' YOK

Refah-Yol Hükümeti'nin Adalet Bakanı Şevket Kazan, dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener'e gelen bir raporda darbe imalarının olduğunu, Necmettin Erbakan'ın bunu Demirel'e bildirdiğinde Demirel'in sanki bunlardan haberi yokmuş gibi hareket ettiğini şu sözlerle açıklıyor:

“İçişleri Bakanı Meral Akşener'in eline 5 Mayıs 1997'de bir rapor geçiyor. Bana telefon etti. 'Elimizde bir belge var.' dedi. Hakimevinde buluştuk, beraber okuduk. Bir nüshasını Tansu Çiller'e, bir nüshasını Erbakan Hoca'ya iletmeyi uygun bulduk. Erbakan Hoca'ya belgeyi sunarken 'Darbe harekatına doğru gidişi gösteriyor bu.' dedim. Erbakan Hoca, belgeyi Demirel'e gönderdi. Tamamen illegal bir çalışmaydı bu. Öğrendiğinde şaşırmış gibi yapmış, tahkik edeceğine söz vermiş. Ama ne genelkurmay başkanına sordu ne de müdahale etti.”

“DEMİREL SENARYOYU A'DAN Z'YE YÖNETTİ”

28 Şubat alt komisyonunun taslak raporunda 28 Şubat sürecinde dönemin Kültür Bakanı olan İsmail Kahraman'ın verdiği ifadeden yola çıkılarak Süleyman Demirel hakkında şu ifadelere yer verildi:

“28 Şubat sürecinde oluşturulan senaryo gereği Hükümet hakkında yıpratıcı, yanıltıcı ve yönlendirici faaliyetlerde bulunması amacıyla nerden ve nasıl ayarlandığı daha sonra kamuoyunca da açığa çıkan Ali Kalkancı, Fadime Şahin, Müslüm Gündüz ve arkadaşlarının dini, ahlaki ve toplumsal kötü davranışlarını Hükümet politikalarının bir sonucu ve Hükümet çevrelerinin bir davranışı gibi gösterilerek halk nezdinde haksız yere dezenformasyon ve manüpilasyon faaliyetleri icra ve organize edilmiştir.

“28 Şubat sürecinde dönemin Kültür Bakanı olan İsmail Kahraman Komisyonumuzda 31/10/2012 tarihinde”Birden bire aczimendiler türedi, Müslüm Gündüz'ler, Fadime Şahin'ler ortaya çıktı. 'Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık' denildi. Neler olduğunu anlayamadık. Basın buna destek oldu, dışarıdan da destek verildi ve hükümet yıkıldı. 28 Şubat netice almış bir darbedir. Senaryolar değişik ama rejisörü Süleyman Demirel'di. Sahneye koydu ve A'dan Z'ye yönetti. Öyle bir kamuoyu oluşturuldu ki insanlar olmazlara inandırıldı” şeklinde verdiği beyanatta tutulmuş ve ayarlanmış şahıslarla senaryo oluşturulduğunu ve bu yöntemin o süreçte yoğun olarak kullanıldığını onaylamıştır.”

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.