Kılıçdaroğlu yine hükümete yüklendi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu gündeme ilişkin açıklamalarda bulunurken yine hükümete yüklendi.

Dün hayatını kaybeden Erol Günaydın ve kazada hayatını kaybeden Fatih Hilmioğlu'nun oğluna Allah'tan rahmet dileyen Kılıçdaroğlu, "Ama üzücü bir olay var gencecik çocuğu hayatını kaybediyor, kendisi cezaevinde kaçarsın diye tekrar cezaevine gönderdiyorlar bu resmen vicdansızlık. O adamın kaçacak hali mi var. Bu kararı veren yargının oğlu var mı acabai evlat sevgisi var mı?" dedi.

Önümüzdeki günlerde mapushane raporu açıklayacaklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Arkadaşlarım sadece Silivri ile ilgilenmiyorlar bütün hapishanedekilerle ilgileniyorlar. Onlarda insan, onların geleceği güvencesi devletin teminatındadır. 2002 'de hapishanedeki insan sayısı 59 bindi. 2012'de 130 binlere çıktı. Bir kurum var konuşan, AK Parti'ye direnen bir kurum kaldı onun adı da CHP" diye konuştu.

EKONOMİ

Ekonomideki gelişmelere de değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye'de FİSKOBİRLİK'e hiç önem verilmediğini belirterek, "Fındıkta bir numarayız ama fiyatını biz belirleyemiyoruz. Bütün tarım kooperatifleri aynı" dedi.

AK Parti hükümetinin yaptığı zamlara ahlaksız zam dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Beni eleştirdiler. Zam her ülkede olur ama zamın gerkçesi yoksa o zamn ahlaklı bir zam değildir. Doğalgaz fiyatlarına dünyanın zamını yaptılar. Ama dünyada fiyatlar düşüyor. Petrol fiyatı artarsa yaparsın, doğalgaz artarsa zam yaparsın ama dünyada düşecek sen zam yapacaksın. Kötü ekonominin faturasını bu milletin sırtına yıkacaksın. Bu ülke canlı hayvan ihracat ederdi, 21. yüzyılın Türkiye'sinde biz saman ithal eden bir ülke haline geldik. Bu ülkenin denizim, güneşimi, suyumu yok. İnsanı mı yok. Herşeyi var o zaman sen neden saman ithal diyorsun. Beceriksizliğin bu kadarı. Gazetelerde işsizlik azalmış diyor, pes yani. Son 1 ayda işsiz sayımız 97 bin kişi arttı. Ama tv'lerde "azaldı" diyor. Siz milletle dalga mı geçiyorsunuz? Onun için size güvenlimiyor. O yüzden kimse gazete okumuyor.Bugün gazetelerde bir fotoğraf uçurumda 2 kadın birşeyler topluyor çöpten. Bu fotoğraf AKP'nin Türkiye'yi nereye getirdiğinin fotoğrafıdır. Eğer Türkiye'de 66 yaşındaki bir vatandaş uçurumun kenarında çöp topluyorsa... Bir de o kadın oyunu AK Parti'ye vermiştir. Eğer ona verdiysen o ve çocukların tamamı köşeyi döndü sana da çöp toplamak düştü."

YEREL SEÇİM

Meclis'te reddedilen yerel seçimlerin öne alınmasını öngören anayasa değişikliği teklifinin, referandum eşiğinde kabul edilmesine de değinen Kılıçdaroğlu, "Bu konularda halkı daha fazla aydınlatma görevimiz var. Parlementoda bir yasa var yasayı o kadar hızlı görüşüyorlar ki halktan kaçırsınlar. 1582 belediyeyi kapatıyorlar. Belediyeyi kapaytıyorsan ordaki halka soracaksın. Kapanmasın diyorsa kapatamassın. Referandum yaptık 98 beldede sandığı koyduk, bazı sandıklarda AK Parti ve MHP'den kayıtlılarda vardır. 121 bin kişi belediyemiz kapanmasın diyor. Yani yüzde 98 demokrasi mi istiyorsun? Bir beldeyi kurmuşsun, bazıları çok eski, oturuyorsun masa başında kapatacağım diyorsun. Biz 'bu ülkede demokrasi sağlıklı gelişsin' diye uğraşıyoruz onlar 'biz kapatacağız' diyorlar. Biz üzerimize düşeni yaptık siz de seçimlerde üzerinize düşeni yapın" şeklinde konuştu.

SURİYE

Kılıçdaroğlu konuşmasına şöyle devam etti:

"Suriye çatılıyor bizimkiler diyorki 'gelin bomba nasıl atılır öğretecem. Git Suriye'ye kardeşinin öldür' diyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihine ihanettir bu.  Bizi savaşın eşiğine getirdiler. Erdoğan 'mühimmat' bulduk diyor. Ben bunları merak ediyorum.

Türkiye'nin itibarını korumak zorundadır. Bunu yapmazsanız, ülkenin geleceğine gölge düşürürsünüz. Erdoğan'ın bunları bilerek yaptığından hiç bir endişem yoktur. Onun tek düşüncesi ben cumhurbaşkanlığına nasıl atlarım.

Kişisel ihtirasla yöneticilik yapabilir misiniz? Ayrımcılık sadece bununla da değil. Bir ülkenin başbakanı okullar arasında ayrım yapabilir mi? İnsan da biraz vicdan olur.

Psikolojide yansıtma denilen bir davranış bozukluğu var. Yansıtma, kişinin kendisindeki bozuk davranışları, başkalarına ya da çevresine yüklemesidir. İki türlü var. 1'incisinde kişi beceriksizliğini başkasında arar. 2'ncisi ise kendi tutarsız isteklerini başkasına yükler.

Biz hiçbir zaman Esad rejimini savunmadık. Esad'ı eleştirdik asla. Bize dönüp ne dedi siz Baascısınız. Savunsak tamam deriz ama savunmadık.

Yemen çöllerinde, Afrika çöllerinde, binlerce şehit dedemizin türbeleri var. Bir bedel ödediler, şimdi sen durup dururken aynı bedeli genç çocuklarına ödetiyorsun.

Kendisine söyledik yanlış yapıyorsun dedik, gerek yok ben bilirim dedi. gel çatışan taraflardan olma dedik. Türkiye'nin büyüklüğünü göster dedik. Şimdi bütün dünyada yalnızları oynuyor. Pes yani...

Biz bunları söylemeseydik bizi suçluyor derdik, ama tamamını söyledik, hatta sen taşeronluk yapıyorsun dedik. Ama biraz insaflı davranmışız. ABD biz Türkiyeyle el ve eldiven gibiyiz diyor. Türkiye ortadoğu bataklığına düşürülmek isteniyor.

Sen silahlı göçmenleri eğitiyorsun, silahlandırıyorsun. Bunlar bizi eleştirecekler ya! Başladılar Ecevit üzerinden eleştirmeye. Ey Erdoğan! Sen Ecevit'in tırnağı bile olamassın. Unutmayın bunlar poster hükümetidir. Fotoğraf verirler, arkası farklıdır."

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.