Siyasette 2012 kıyamet senaryosu

Siyasette 2012 kıyamet senaryosuna hazır mıyız?2012 kıyamet senaryosunu Mayalar ortaya atmıştı. Maya takviminde 12 Aralık 2012’de Dünya’nın manyetik dengesi değişiyor; kıyamet kopuyor. Korkulu bekleyiş doğuran bu öngörüyü Hollywood ciddiye aldı, epeyce gişe hasılatı yapan ‘2012’ filmini çekti. Maya takvimini ne ölçüde ciddiye alırlar bilinmez ama Anayasa Mahkemesi de çok değil iki ay sonra vereceği kararla siyasette ‘2012 kıyamet senaryosu’ yaşatabilir. Haşim Kılıç ve arkadaşları, cumhurbaşkanlığıyla ilgili vereceği o kararla devletin zirvesini, siyasetin–bürokrasinin vitrinini baştan aşağı değiştirebilir.

Gül iptal mi istiyor?

Radikal'den Ömer Şahin'in haberine göre, Cumhurbaşkanlığı seçimi Türk siyasetinde taşları yerinden oynatacak oynatmasına da, devletin 1 numarasının ne zaman seçileceği halen belirsiz. Abdullah Gül, 28 Ağustos 2007 tarihinde Köşk’e çıktı. TBMM, Gül’ü 7 yıllığına Köşk’e gönderdi. O günkü mevzuat öyleydi. Lakin, aradan iki ay geçmeden (21 Ekim) yapılan referandumda ise cumhurbaşkanının halk tarafından 5 yıllığına seçileceği kabul edildi. O günden bu yana ‘5 mi, 7 mi?’ tartışması bitmedi. Hükümet, sürenin 7 yıl olduğuna ilişkin yasa çıkardı ama tartışma sürüyor. Siyaset, CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı iptal başvurusundan sonra 17 yargıcın vereceği karara kilitlenmiş durumda.

Ankara’da bütün hesaplar Köşk seçimlerine göre yapılıyor. Kimse rahat değil. Bütün sandıkların favorisi olan AK Parti bile… Anayasa Mahkemesi’nin ne yönde karar vereceği kestirilemiyor. Başkan Haşim Kılıç’ın “Siyaset yargıyı kuşatmamalı” sözleri kafaları iyice karıştırdı. CHP, uzun süredir iptal kararı çıkacağını söylüyor zaten. Gül’ün de iptal beklediğini iddia ediyor. Siyasi kulislerin son dedikodusu Başbakan Erdoğan’ın da yaşanan son gelişmelerden sonra iptale sıcak baktığı ve Köşk yürüyüşünü kısaltmak istediği yönünde. AK Parti’nin iptal çıksın diye bilinçli bir şekilde yasada maddi hata yaptığını söyleyene bile rastlamak mümkün.

Rakip Baykal mı Derviş mi?

Anayasa Mahkemesi’nin kararını haziran ayı gibi vermesi bekleniyor. CHP’nin başvurusu reddedilirse Köşk seçimi 2014’te. İptal kararı çıkarsa dananın kuyruğu kopacak. Maya’ların kulakları çınlayacak. İşte o zaman siyaseti tam bir kıyamet senaryosu bekliyor. En geç 26 Ağustos’ta cumhurbaşkanlığının ilk tur seçimi yapılmak zorunda. Siyasette kartlar yeniden açılacak. Belki de 10 yıldır rakipsiz olan Erdoğan’ın aktif siyasetten çekileceği bir dönem başlayacak.

Kendisi ‘hayır’ demediği sürece AK Parti’nin doğal adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. İyi de mahkeme kararı sonrası Gül yeniden aday olmak isterse ne olacak? Muhalefetin de AK Parti’yi çatlatacak kriz için bel bağladığı soru bu. Yaşanan deneyimler Gül ile Erdoğan’ın yarışa girmeyeceğini gösteriyor. Erdoğan aday olmayı isterse bu sefer Gül’ün jest yapacağı rahatça söylenebilir. Herkes biliyor ki Erdoğan ‘adayım’ derse adaydır. O zaman Erdoğan’ın karşısına muhalefet kimi çıkaracak? Bir başka soru da bu. CHP ve MHP liderleri Kılıçdaroğlu ile Bahçeli’nin aday olmaları beklenmiyor. CHP’de Köşk adaylığı için iki eski genel başkanın adı şimdiden gündemde. MHP tabanından da oy alabileceği konuşulan Deniz Baykal ile adı yıllardır BM Genel Sekreterliği dahil tüm makamlara geçen Hikmet Çetin. CHP’nin ajandasında Kemal Derviş ve Güldal Mumcu’yu plase, oy getirisinden dolayı merkez sağ bazı isimleri de sürpriz olarak görmek şaşırtıcı olmaz. MHP’de ise Meral Akşener ve eski AK Partili Bakan Murat Başesgioğlu şu aşamada öne çıkan iki isim. Köşk seçiminde taktik savaşlarının yaşanacağı ve iki turlu olacağı için AK Parti’nin oylarını bölebilmek için Numan Kurtulmuş, Abdüllatif Şener üzerine bazı hesaplar yapılacağını beklemek de gerekiyor.

Erdoğan Köşk’e ‘erken’ çıkarsa bu sefer yeni başbakanın kim olacağına odaklanacağız. En güçlü ve doğal aday Abdullah Gül olsa da ortada bazı teknik sorunlar var.

Gül’e ‘Siirt modeli’

Başbakan olabilmenin birinci koşulu milletvekilliği. Gül’ün öncelikle milletvekili seçilmesi gerekiyor. Normal seçim tarihi 2015’te. Geçiş dönemi için uzun olacak bir 3 yıl. Bu durumda Gül’ü başbakanlığa oturtabilmenin iki yolu var. Erken veya ara seçim. AKP’nin tercihi ara seçim olur. Gül, Erdoğan’ı parlamentoya taşıyan ‘Siirt’ modeli yöntemiyle seçilir. Memleketi Kayseri’nin veya Gümüşhane, Bayburt, Kırşehir gibi az vekili olan illerin milletvekilleri topyekûn istifa ederse seçim kaçınılmaz hale geliyor.

Gül olmazsa kim?

Diyelim Gül siyasete dönmek istemedi veya şartlar farklı gelişti o zaman ne olacak? AK Parti’nin işi bu durumda daha da zorlaşacak gibi. Gül’ün olmadığı denklemde öne çıkan isimler belli: Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan, Binali Yıldırım. Buna bir de son dönemlerde fısıldanan Kadir Topbaş ismini eklemek gerek. Ayrıca, Arınç, Babacan, Yıldırım isimlerinin üç dönem kuralı değiştirilmezse 2015’te siyasete veda edeceklerini hatırlayalım. Burada Tayyip Erdoğan’ın işaretinin belirleyici olacağı kesin. Lakin, lider ne kadar güçlü olsa da siyasette ‘vesayet’ yara bırakıyor. Uzun süreli de olamıyor.
"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.