HINCAL ULUÇ YAZDI; TRABZONSPOR KÖLE Mİ?

Fotomaç gazetesi köşe yazarı Hıncal Uluç, bugünkü yazısında Fenerbahçe -  Trabzonspor maçında tam bir rezalet yaşandığını, hakem Cüneyt Çakır'ın maçı katlederek, hakemlikle uzaktan yakından olmadığını belirterek çok sert ifadeler kullandı. 

İşte Hıncal UIuç'un Fotomaç gazetesindeki köşe yazısı...

Fenerbahçe-Trabzonspor maçı sarı- lacivertli ekibin 1-0'lık üstünlüğü ile sona erdi. Maçın tek golü duran toptan geldi ve Mehmet Topuz kafa ile ağları havalandırdı. Maçla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Evvela o duran topun üzerinde bir duralım; Trabzonspor'un teknik direktörü Şenol Güneş kaleci... Kalecisi de milli takımın kalecisi ve Trabzon o golü korner atışından ve arka direkten yedi. Senelerden beri anlayamadığım ve mantığımla çözemediğim bir şey var; kornerlerde ön direğin dibinde bir bek duruyor, arka direk boş!.. Trabzonspor arka direkten yedi.

Şimdi bütün futbol bilgilerinizi bir yana koyun. Sadece mantığınızla düşünün.

Kaleci ön direği görüyor ve bir insanın öne doğru hamle yapması arkaya doğru hamle yapmasından en az on misli daha kolaydır. Görüyorsun ve fizik olarak öne hamle yapmak kolaydır.

Arkaya doğru hamle yapmak için ya yüzünü öbür tarafa döneceksin ki zaman kaybettirir sana ya da dönmeden havada dönerek uçacaksın... O da çok büyük bir supleks gerektirir.

Buna rağmen bu kaleciler başta Şenol Güneş, ön direğe bir adam koyuyorlar, görülen ve hamle olması kolay olan direğe, en zayıf oldukları arka direğe kornerlerde adam koymuyorlar!

Dünyanın en iyi kalecisi Cech ikisine birden koyuyor. Dikkat edin! Hem ön direğe hem arka direğe...

Galatasaray da öyle... Galatasaray'ın arka direkten yediği golün haddi hesabı yok. Galatasaray hâlâ arka direğe adam koymayı öğrenemedi. Şenol Güneş ve Tolga bana bir anlatsın; niye arka direğe adam koymuyorlar?

Şenol Güneş şunu diyebilir; 'Efendim, ben kalenin içinde bir adam ziyan etmek istemiyorum. Bir korner atışında herkes bir adamı kontrol edecek.' O zaman nasıl oluyor da bomboş vuruyor Mehmet Topuz? Mehmet Topuz kafayı vururken sağında solunda önünde arkasında bir adam var mıydı?

Antrenmanda vurdurmazlar öyle kafa adama!..

İNSAN ŞÜPHEYE DÜŞÜYOR

Fenerbahçe duran toptan gol atmadı, Trabzonspor duran toptan golü yedi. Ama Trabzon golü daha önce federasyondan yedi. Zokora'nın bu maçta oynamaması futbol adına bir ayıp...

Aynı durumda Alex, aynı durumda Galatasaraylı Elmander örnekleri capcanlı ortada dururken kırmızı kart gösterilmesi dahi tartışılan bir pozisyonun ardından Zokora'ya üç maç ceza verdi disiplin kurulu! İnsan ister istemez şüpheye düşüyor. 'Tahkim nasıl olsa indirecek.' İki maç ceza verse, Tahkim birini indirse Fener maçında Zokora oynar. Ama üç maç ceza veriyor! Tahkim de her zamanki gibi bir maç indiriyor ama Fener maçı yine kurtuluyor. Zokora, Fener maçında oynayamıyor!

Bu kadar tesadüf arka arkaya gelince insanın tesadüf olduğuna inanması zor. Bir de maçtaki Cüneyt Çakır'ı izleyince her şey yerine oturuyor.

Cüneyt Çakır eğer hakemse ben İstanbul Beylerbeyiyim. Çakır, UEFA'nın üst düzey hakemlerinden oysa...

Avrupa'da maç yönetmek marifet değil!.. Üzerinde hiçbir baskı olmadığı zaman maçı ben de yönetirim. 'Futbol' denen oyunun topu topu 19 kuralı var. Deha olmak gerekmez; bu 19 kuralı öğrenmek için... 100 senedir de değişmedi bu kurallar.

27. dakikada Gökhan Gönül'e o ikinci sarı kartı çıkartamayan hakemin Trabzonlu Aykut'a kırmızı kart göstermesinin izahı yok!.. O maçı bir Fenerbahçeli futbolcu yönetse bunlar olmazdı.

Gökhan adeta hakeme yalvardı.

Mehmet Topuz onu kolundan çektiği halde... Hiçbir şeyin farkında olmayan tarafsız Digiturk spikerleri de "Gökhan galiba itiraz ediyor." "Galiba" diyor! Bir geri zekalı orada ne olduğunu anlar.

Mehmet Topuz'dan kurtulup tekrar hakeme gitti ve 'Bana dokunmadı bile' dedi.

KURALLARINI TANIMIYORUM

Tamam, Cüneyt Çakır'a itiraz etmiyorum.

Teşebbüs dahi suç! O teşebbüsün, 'sarı kart gösterecek kadar önemli olduğu' yorumunu yapmış olabilir kafasında... Ama o yorumu yapanın, Selçuk'u oyunda tutması, kendisine durmadan bas bas bağıran Emre'yi oyunda tutması ve de rakibin ayağına da değil testislerine tekme vuran Gökhan'ı oyunda tutması ilginç...

Gökhan'ın o tekmeyi vurduğu an 27. dakikaydı. Cüneyt Çakır, Trabzon'u bitirmek için elinden geleni yaptı.

Öteden beri söylerler 'Fener'in sevgili hakemi' diye.

Niye Fener'in sevgili hakemi olduğu ortaya çıktı. Şimdi bunlara itiraz eden Trabzonspor Başkanı'nı ve yöneticisini, federasyon ceza heyetine sevk etti; 'Vay bana nasıl itiraz edersin!' Ama cuma günü sevgili Fatih Terim yine akreditasyon kartını kaputunun içine soktu. Federasyonu hiçe saydığını milyonlarca televizyon seyircisine gösteriyor; 'Ben seni de tanımıyorum, senin kurallarını da tanımıyorum' diyor arka arkaya... Kaçıncı hafta bu? Fatih Terim'e çıt yok, Galatasaray'a çıt yok; Trabzon şamar oğlanı!.. Gelsin, gitsin dayağı Trabzon yesin. Ben böyle şey görmedim.

Cuma günü Fatih Terim ve de pazar günü Cüneyt Çakır federasyonun ne olduğunu ortaya koydu.

PONTUS İMPARATORLUĞU!

Trabzonspor yönetimi, özellikle Ali Koç ve Nihat Özdemir'in yaptıkları sert açıklamalara rağmen ceza heyetine sevk edilmemesine tepki gösterdi.

Onlara bir şey yok! Fenerbahçe yöneticileri her şeyi söyleyebilir, Galatasaraylılar her şeyi yapabilirler ama Trabzonlu oldun mu ağzını kapayıp oturacaksın. Çünkü Trabzon köle!..

Burada Fatih Sultan Mehmet, orada Pontus İmparatorluğu var çünkü!..

ŞEREFİ Mİ DÜŞER?

Trabzonsporlu yöneticiler bu yaşananlar üzerine deplasmandaki maçlara gitmeyerek federasyonu protesto etme kararı aldı ve Kadıköy'deki maçı protokolden izlemediler.

Haklılar.

Sadri Şener'in maçlara girmesinin engellenmesinin mantıki bir açıklaması yok.

Hukuk mantıktır, hukukta mantıksız bir şey yok.

Bana birisi izah etmeli; Sadri Şener maçları dahi seyretmesi tehlikeli bir adamsa Trabzonspor'un başında kalmasına nasıl izin veriliyor?

Trabzonspor'a başkanlık yapmakta özgürse o zaman niye maçlara giremiyor?

Sadri Şener şeref tribününde oturursa şeref tribününün şerefi mi düşer? Ya da başka bir tribünde locada oturursa tehlike mi yaratır, olay mı çıkarır?

Bana birisi bunun mantığını söylesin!..

ÇOK İYİ BİR TAKTİK ADAMI!

Bursa maçının ardından Aykut Kocaman ile Emre arasında yaşanan tartışma çok konuşuldu. Emre önce kadro dışı bırakıldı ve bir iki saat sonra da affedildi. Trabzon maçında da ilk 11'deydi.

Bu yaşananlarla ilgili neler söyleyeceksiniz? Aykut Kocaman çok iyi bir taktik adamı... Yani işin başında kalma taktiğini iyi yapıyor.

Geçen haftaki Emre olayına boyun eğecek, ses çıkarmayacak bir başka teknik direktör yok. Basar giderdi. Aykut Kocaman rapor veriyor, Emre kadro dışı kalıyor, bir saat sonra Metris'ten haber geliyor ve Aykut Kocaman, bütün özürleri kabul edip, bir de senaryolar yaratıyor. "Benden, arkadaşlarından özür diledi. Ben de onu affettim!"

Yok ya!.. Bir hafta sonra affet...

Bir hafta sonra olur mu; hem Aziz Yıldırım'ı kızdıracaksın hem de Trabzon maçında olası bir tatsız sonuç halinde, "Böyle önemli bir maç öncesi Emre kadro dışı mı bırakılır?' diyenlerle kavga edeceksin!.. Bunlar Aykut'un işi değil...

Aykut rüzgara göre...

FENER'İN İKİ YÖNETİCİSİ VAR

Emre, düzenlediği basın toplantısında, defalarca özür diledikten sonra artık farklı bir kişi olacağını söyledi.

Trabzon maçında bunun izlerini gördünüz mü? Bunların hepsi palavra... Orada bir cümle var: "İşlemediğim suçun cezasını niye çekeyim!" Esas cümle o... Geri kalan bütün cümleler kamuflaj, senaryo...

İşlemediği suç; hocasına bağırmak, çağırmak hatta itişmek!..

Açık seçik görünüyor ki Fenerbahçe'nin iki yöneticisi var: Biri Metris'te Aziz Yıldırım; öbürü sahada Emre Belözoğlu...

BURAK'I FUTBOLCU SANIYOR

Maçın futbol kalitesi genel olarak beğenilmedi. Siz nasıl buldunuz?

Beğenmedim. Şenol Güneş baştan sona Trabzon'u yanlış yönetiyor. Şimdi Şenol hoca, Burak'ı futbolcu zannediyor.

Burak gol atıyor, atmıyor değil. Ama gol atmak insanın futbolcu olmasına yetmez.

Galatasaray'a bir Jardel gelmişti, hatırlarsan. Süper Lig'de, Süper Kupa Finali'nde harika da goller atıyordu.

Monaco'da Real Madrid'e...

Burak'ı futbolcu zannediyor ve ısrarla ileride tek forvet oynatıyor. Burak'ın da işi Trabzon'un bütün akınlarını öldürmek!

Biz de televizyon başında fanatik Galatasaraylı seyirciler var. Onlar için en büyük zevk Galatasaray'ın kazanması değil; Fener'in yenilmesi... Öyle Galatasaraylılar...

Nasıl olunuyorsa o!..

Hakem dört dakika uzatma kaldırınca ümitlendiler. Dedim ki "4 değil, 44 dakika kaldırsa ne fark eder arkadaşlar!

Şu Trabzon'un gol atacağı yok."

Trabzon'da ne yanlış onun farkında değil Şenol Güneş... Orada hücum öldürme makinesi var, Burak! Hadi 'Gol atar' diye oynatıyorsun. O zaman onu unut! Takımı 10 kişi planla o da orada ekstradan dursun. Halil gibi bir adamın var senin santrfor oynatacağın...

Halil'i çizgide öldürüyor. Unutuyor!

Türkiye'nin en muhteşem kanat adamlarından birini Volkan Şen'i tamamen öldürmüş; Fatih Terim'in Sercan'ı öldürdüğü gibi... Henrique'yi sokuyor oyuna! Henrique ne yapar?

Hangi oyunu kurar? Bir Burak yetmedi iki Burak oluyor bu seferde!..

Zaten Halil öbür tarafta ölü!.. Kanatta Volkan'ı denesene... Halil'i ortaya çekip çift santrfor, 4-4-2 oynasana...

Bir oyun kurmuş kafasında...

Burak atarsa Trabzon atar, Burak atmazsa Trabzon yok!.. İşte Burak durdu, Trabzon'da durdu o gün bugündür.

Şimdi bunun adı 'İyi hocalık' oluyor.

Ben de anlamıyorum.

PARALI ASKERLERLE OLMAZ

Ertuğrul Sağlam'ın yaptığı da iyi hocalık olduğu gibi... Geçen hafta söyledim; "Şampiyon olan Bursa kadrosunu yazın. Bir de bu hafta çıkan kendi sahasında kazanamayan Bursa kadrosunu yazın. Kaç kişi kalmış?"

Bursa'yı şampiyon yapan takımı darmadağın etti ya!.. Bursaspor'un ruhunu yaratan adamların hepsini öldürdü.

Paralı askerlerle de bu kadar olur! Geçen sene bir sürü paralı asker...

Onlar gitti, başka paralı askerler geldi.

Seneye başka paralı askerler gelecek.

Bursa'nın artan borçları; kimsenin umurunda değil. Bursa'nın şampiyonluğu az bir şey midir Türkiye'de!..

O takım dağıtılır mı? O takım Bursa'yı Bursa yapan takım.

Şimdi Ertuğrul Sağlam iyi hoca, Şenol Güneş iyi hoca... Peki, bu Bursa ile bu Trabzon niye böyle berbat futbol oynuyorlar? Onları sorgulayan yok!

Aykut Kocaman kötü hoca. İki kötü hoca karşı karşıya. O maç nasıl kaliteli olur?

Türkiye'nin en kötü savunmasına hücum etmeyi bilmiyor Trabzon.

Darmadağın eder!.. Galatasaray paçavraya çevirdi, Sivasspor paçavraya çevirdi. O savunma oynuyor gene!..

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.