MESUT GİBİ ÜLKEMİ SATMADIM
Servet, Türkiye Spor Yazarları Derneği'nce (TSYD) düzenlenen “49. Yıl Sporun Zirvesi Semineri”nde “Sporcu Gözüyle” isimli panelde, 2004 yılından beri tekvando yaptığını, Avrupa ve dünya şampiyonluklarının bulunduğunu, bunlara Olimpiyat şampiyonluğunu da eklemek istediğini söyledi.

Başkanlığını spor yazarı Murat Ağca'nın yaptığı panelde Servet'in dışında 2012 Londra Olimpiyatlarına katılma vizesi alan cimnastikçi Göksü Üçtaş, cirit atmada dünya 5'ncisi olan Fatih Avan, dünya üçüncülüğü bulunan okçu Natalia Nasaridze ile Voleybol Milli Takımı oyuncularından Polen Uslupehlivan yer aldı.

Sözlerine, “Sizi size şikayet etmeye geldim” diyerek başlayan Servet Tazegül, Türkiye'de futbol dışındaki diğer branşlara fazla ilgi gösterilmediğini, dünya şampiyonu olup dünyanın en değerli tekvandocusu seçilmesine karşın bunun medyada fazla yer almadığını kaydetti.

Servet, medyanın amatör branşlara daha fazla ilgi göstermesi gerektiğini dile getirerek. “Çok büyük başarılar elde ettikten sonra hevesle gazete alıyoruz ama bakıyoruz ki resmimiz çok küçük çıkmış. Bazen, 'büyük bir şey başardık mı başaramadık mı?' bunun farkına varamıyoruz. Daha büyük ve çok medyada yer alırsak bunun gençler için de olumlu olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Tekvandoya ve amatör spora Almanya'daki ile Türkiye'deki yaklaşımın nasıl olduğuna ilişkin soruya ise Servet, şu yanıtı verdi:

“Tekvandoda Almanya'da profesyonel çalışıyorlar. Alman tekvandosu da çok başarılı. Ben tekvandoya Almanya'da başladım. Alman Milli Takımı için dövüşmem önerildi ama kabul etmedim. Halil ve Hamit Altıntop, Nuri Şahin gibi Türkiye'yi tercih ettim. Mesut Özil gibi Türkiye'yi satmadım. Türkiye'yi seçtim. Sonuçta milletimiz için mücadele edeceğiz. Biz Almanya'da evde Almanca değil Türkçe konuşuyorduk.”

Bir gazetecinin, “Natalia, Gürcü asıllı ancak Türkiye adına yarışıyor. Sence ülkesini satmış mı oluyor?” sorusuna Servet, “Onun hangi şartlarda böyle bir tercih yaptığını bilemiyorum. Belki şartlar öyle gerektirmiştir. Ancak Mesut Özil'in daha iyi takımlara transfer olmak için Alman Milli Takımı'nı tercih ettiği söylendi. Sonuçta Nuri Şahin de Halil ve Hamit Altıntop kardeşler de çok iyi takımlara transfer oldular” yanıtını verdi.

Konuya ilişkin olarak milli okçu Natalia Nasaridze ise “Ben Türkiye'ye geldiğimde Sovyetler Birliği yeni dağılmıştı. Türkiye'den teklif aldım ve kabul ettim. Zor zamanda bana kapılarını açtıkları için çok teşekkür ediyorum. Ben de Türk Milli Takımı için elimden geleni yaptım ve yapacağım” değerlendirmesinde bulundu.

Servet, “Saldırgan bir tekniğin var. Bu senin adına zaman zaman dezavantaj oluşturuyor mu?” sorusunu ise, “Dövüşmeyi çok seviyorum ve Türk'ün gücünü ortaya koymak için maçlara çıkıyorum. Ama bu zaman zaman benim adıma dezavantaj oluşturuyor. 2007 yılında dünya şampiyonasında yarı finalde 3-0 öndeyken, maçın bitimine 40 saniye kala rakibe giriştiğim için yediğim bir kontra sonucu maçı kaybettim” diye cevapladı.

Göksu Üçtaş

Türkiye'yi 2012 Londra Olimpiyatları'nda temsil edecek olan Göksu Üçtaş, cimnastik sporuna 5 yaşındayken 1995 yılında Gaziantep'de başladığını ancak tesisler yeterli olmadığı için daha sonra Bolu'daki Cimnastik Eğitim Merkezi'ne yönlendirildiğini söyledi.

Milli formayı ilk kez 12 yaşında giydiğini dile getiren Göksu, “Olimpiyatlarda mücadele edecek ilk cimnastikçi olmak beni gururlandırıyor. Bir ilki başarmak çok güzel ama ben de bunun için çok çalıştım. Başta antrenörlerim olmak üzere emeği olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Boynundaki olimpiyat halkalarından oluşan kolyenin özel bir anlamının olup olmadığının sorulması üzerine Göksu, “Kolyeyi kendim yaptırdım. Olimpiyatlar için benim adına bir sembol olmasını istedim” yanıtını verirken, “2012 Londra Olimpiyatları'na katılma vizesi almak senin için sürpriz oldu mu?” sorusunu ise, “Hayır sürpriz olmadı. Aslında 2008 Pekin Olimpiyatları'nı hedeflemiştik ama sakatlığım nedeniyle gerçekleşememişti” diye cevapladı.

Natalia Nasaridze

Okçulukta dünya üçüncülüğü derecesi bulunan Natalia Nasaridze, 2 yıl ara verdikten sonra aktif spor yaşantısına kaldığı yerden yeniden başladığını bildirdi.

“Anladım ki bu kadar uzun süre yapılınca bu spor bu kadar kolay bırakılmıyor” diyen Natalia, 2012 Londra Olimpiyatları'na kadın ve erkek milli takımları olarak katılmayı hedeflediklerini belirtti.Çok yoğun bir tempoda çalıştıklarını vurgulayan tecrübeli sporcu, “Sadece Olimpiyat Oyunları'nda madalyam yok. Umut ediyorum ki katılma vizesi alıp Londra Olimpiyatları'nda madalya kazanacağız” dedi.

Natalia, “Londra senin kariyerinde nasıl bir şekilde yer alır?” sorusunu, “Kariyerimin sonu olabilir” diyerek esprili bir şekilde yanıtladı.

Polen Uslupehlivan

Bayan Voleybol Milli Takımı'nın genç sporcusu, ünlü voleybolcu Neslihan'ın “veliahtı” olarak gösterilen Polen Uslupehlivan da Voleybol Milli Takımı olarak Ankara'da yapılacak elemelerin ardından 2012 Londra Olimpiyatları'na katılma vizesi alacaklarına inandıklarını belirtti.

Ankara'daki elemelerde çok güçlü rakiplerle karşılaşacaklarını anımsatan Polen, “Bu yıl Avrupa Şampiyonası'nda İtalya ve Rusya'yı yenmiştik. Elemelerde kiminle karşılaşacağımız çok önemli değil. Rakip kim olursa olsun sahaya yenmek için çıkacağız” diye konuştu.

Polen, veliahtı olarak gösterildiği Neslihan gibi solak olduğunu anımsatarak, “Neslihan'ın yerini alacak olmak ona benzetilmek beni mutlu ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Fatih Avan

Cirit atmada dünya 5'ncisi olan milli atlet Fatih Avan ise geçen sezonu Türkiye rekoru kırarak açıp yine Türkiye rekoru kırarak kapattığını vurgulayarak, bu yıl ve bu sezonla ilgili de önemli hedeflerinin olduğunu belirtti.Cirit atmada 5. olduğu dünya şampiyonası öncesi antrenmanlarda çok daha iyi dereceler elde ettiğini dile getiren Fatih, “Eğer antrenmanlardaki derecelerimi şampiyonada atmış olsaydım bu panele 'Dünya Şampiyonu' bir atlet olarak katılacaktım” dedi.Hedefinin, 2012 Londra Olimpiyatları'nda madalya kazanmak olduğunu vurgulayan Fatih, “Rengini bilmiyorum ama Londra'dan madalya ile döneceğime inanıyorum. Bunun için çok çalışıyoruz. Antrenmanlarda da iyi dereceler elde ediyoruz” diye konuştu.Galatasaray Kulübü'nün eski başkanları merhum Özhan Canaydın'ın anısına düzenlediği bir organizasyonda kendisine de ödül verildiğinin anımsatılması üzerine, “Fenerbahçe Kulübü'nün bir sporcusu olarak Galatasaray'ın düzenlediği bir organizasyonda ödül almak beni mutlu etti. Özhan Canaydın, fair-play ödüllü önemli bir spor adamıydı” değerlendirmesinde bulundu.
Medyanın amatör branşlara daha fazla yer vermesini de isteyen Fatih, “Hakan Şükür futbolu bıraktı; şimdi Arda Turan'ı konuşuyoruz. Ama amatör branşlarda zaten az başarılı sporcumuz var. Onların desteklenmesi lazım” görüşünü iletti.

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.