Anayasa masasından kalkmayacağız

Partisinin TBMM grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, önümüzdeki pazar gününün Anneler Günü olduğunu belirterek, "Annelerin ölçülemeyecek emeklerini, hiçbir dünyevi değerle mukayese edilemeyecek sevgilerini bu özel gün vesilesiyle tekrar yaşayacağız, bir kez daha bu manevi hazzı tadacağız. Biliyoruz ki, her anne bir dua, bir bağlanış ve bir sabırdır. Yardımdır, dayanmadır, destektir ve korunaktır. Annelerimiz zorluklara göğüs geren metanet ve cesaret timsalleridir. Yücedinimiz cenneti annelerin ayaklarının altında olduğunu müjdelerken, onların ne kadar önemli ve aziz olduğunu hepimize göstermiştir. Karşılığı hiç beklenmeyen bir özveriyi, çıkara dayanmayan şefkati, hesabı yapılmayan merhameti annelerimizde görmek, derinlerimizde duymak ve hissetmek bizim için en büyük nimetler arasındandır. Annelerimiz mis kokulu amberlerdir. Solmayacak çiçeklerimiz, gölgelenmeyecek ufkumuzdur. Bu itibarla onların kıymetini bilelim, fazlasıyla layık oldukları saygı ve sevgimizi onlardan hiçeksik etmeyelim. Unutmayalım ki, millet olarak da annelerimize çok şey borçluyuz. Türk milletini muzaffer yapan ecdadımızın her birini dünyaya getiren, büyütüp arkasında duran onlardır" dedi.

Bugünkü bulanıklığı ve buhranı aşacak, çöküşü ve çürümeyi durduracak azmi de Türk analarının doğurduğunu ve bunu da er ya da geç herkes görecek ve bizatihi yerine getirmek de Milliyetçi Hareket Partisi'ne nasip olacağını ifade eden Bahçeli, "Ayrıca bir yanda analar ağlamayacak diyen, diğer yanda ağıtları yurdumuzun dört bir tarafına teşmil eden vicdansızları annelerimizin gözyaşlarından doğacak öfke dalgası silip süpürecektir. Davul zurnayla vatan görevine gönderdikleri evlatlarını, bayrağa sarılıtabutla karşılayan anaların biriken ahları ve bedduaları istismarcıları ve gıdası kan olan canileri yerin dibine batıracaktır. Teröristle müzakere, terörle mütareke ve Türk askeriyle mücadele eden BOP memurlarının, anladıkları dilden ve üsluptan Türk anaları ve babaları konuşacaktır. Son bir ayda 11 eve düşen ateşin alevi; İmralı'da şerefini, kandil'de haysiyetini ve peşmergenin kucağında itibarını kaybedenleri mutlaka yakacak ve siyaseten kül edecektir. Olan analara, babalara, gelinlere, kundaktaki
bebelere olmuştur. Ne Başbakan Erdoğan'ın ne de ittifak halinde olduğu bölücülüğün hain simalarının yüzü kızarmamış ve olanlardan hicap duymamışlardır. Buradan şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum" diye konuştu.

Bahçeli, milletvekili arkadaşlarla bir araya gelerek yeni anayasa veya değişikliği süreci, komşu coğrafyalardaki manzara, bölücülüğün geldiği aşama, bölücü terörün hain eylemleri başta olmak üzere milletimizi doğrudan ilgilendiren her mesele hakkında geniş bir sohbet ve konuşma imkanı sağladıkları kaydederek, "Bunlar arasında en başta değinmek istediğim hususlardan birisi anayasa hazırlığı veya değişikliğiyle ile ilgili süreçtir. Öncelikle söylemek isterim ki, biz kesin olarak yeni bir anayasayapılmasından ve yazılmasından yanayız ve bunun da tarafıyız. Kaldı ki, 12 Haziran Milletvekilliği Genel Seçimi'nin propaganda döneminde sürekli buna vurgu yaptık ve Seçim Beyannamemizde de yer verdik. Özellikle anayasa konusunu ele almamdaki maksat, yemekli toplantılarımızın özetini vermenin yanı sıra, partimizi anayasa etrafında kuşatmaya ve baskı altına almaya dönük sinsi bir tezgahın varlığından dolayıdır. Bununla birlikte partimizin yeni anayasa sürecinde nerede durduğu, görüşlerinin nelerden
ibaret olduğu bazı mahfillerce çarpıtılmakta ve karartılmaktadır. Zannedersiniz ki, bölücü nitelikli bir anayasa yazılmış ve MHP'de buna ortak olmuştur. Dahası, Türk milleti etnik ve mezhebi olarak anayasa marifetince ayrıştırılmış ve Cumhuriyet tüm kazanımlarıyla tasfiye edilmiştir. Henüz ortada hol yok yumurta yokken, partimizi suçlayan ve anayasa hazırlık masasından kalkmaya davet eden tariz dolu ifadelere her gün bir yenisi eklenmiştir. Yine zannedersiniz ki, bu malum çevreler Türk milletini ve TürkiyeCumhuriyeti'ni savunan yegane unsurlardır. Vicdanları körleşmiş, kalemleri de tıpkı zihinleri gibi tutukluluk yapmış olanlar bizi yanlışın, yozlaşmanın ve yağmacılığın bir kolu şeklinde tanıtmaya ve göstermeye girişmişlerdir. Ahkam kesmekte ve bilirkişilik taslamakta bunların üstüne yoktur. Allah nazardan saklasın, bunlar öyle mahirdirler ki, tek bilen onlardır, tek vatan ve millet sevdalısı kendileridir. Sözleri, yayınları, yaptıkları haberleri ve dile getirdikleri düşünceleri bize başka bir şey düşünme
ihtimali ne yazık ki bırakmamıştır. Bir defa bizim anayasa konusundaki yaklaşımımız açık ve kafa karışıklığına neden olmayacak kadar nettir. Bize akıl vermeye çalışanlar önce millet terazisinde tartılmalı ve kendilerini çek etmelidir. Ve hiç kimse kendi projelerine MHP'yi alet edemeyecek, maşa olarak kullanamayacak ve siyasi operasyon vasıtası yapamayacaktır. Şu kadarını ifade etmeliyim ki, MHP'yle bölücü nitelikli anayasayı yan yana getirmek, buna çanak tuttuğumuzu ve destek olduğumuzu ima etmek, haram aşahelal lokma doğrama şuursuzluğundan farksızdır" şeklinde konuştu.

"Herkes bilmelidir ki, Milliyetçi Hareket Partisi sonuna kadar masada oturacak, tekliflerinde ısrarlı olacak ve milletimize yakışır, birlikte yaşamamızı teminat altına alan bir anayasa yapımı için üzerine düşen ne varsa yerine getirecektir" diyen Bahçeli, "Esasen bu, bizim milletimize verdiğimiz bir sözdür. Bu görüşlerimizden kimin ne çıkaracağı ve ne gibi yorumlar yapacağı bizim meselemiz ve umurumuz değildir. Anayasa hazırlık süreci yarından itibaren ikinci safhasına girmekte ve artık toplanangörüşlerin değerlendirme ve yazım aşamasına geçilmektedir. Bundan sonra daha çetrefilli, zorlu ve hararet düzeyi yüksek günler bizi beklemektedir. Uzlaşmaya dayalı, toplumsal talepleri merkezine almış, milli ilkelerden ve Türk milleti gerçeğinden ödün vermeden olabilecek en kısa zamanda yeni anayasanın tamamlanması bizim en samimi dileğimizdir. Anayasa yapım veya değişiklik süreci kesinlikle milletimizin hizmetine odaklanmış, yararını ve yarınını gözeten güçlü bir idari ve hukuki perspektifle, geniş
bir işbirliği zemininde hayat bulmalıdır. Hepsinden de önemlisi, Cumhuriyetin ruhuna ve lafzına zarar vermeyecek, verdirmeyecek bir güvence sunmalı, Türk kimliğini katiyen aşındırmayacak bir milli özellikte olmalıdır. Bununla birlikte, etnik ve mahalli dillerin tanınmasına müsamaha göstermeyecek donanımda bulunmalı, değiştirilmesi dahi teklif edilmeyecek maddelere sadakat esas olmalıdır. Üniter yapımızı hırpalayacak, Cumhuriyet'in temel niteliklerini aşındıracak, ana dilde eğitim ve anayasal statütaleplerine sonu ne olursa olsun itiraz edeceğiz, direneceğiz ve pozisyonumuzu bozmayacağız. Biz anayasada Cumhuriyete, Türk vatandaşlığının tanımına, Türk milletine ve Türk kimliğine şartlar ne olursa olsun sahip çıkacağız. Şüphesiz fikriyatımızın, milliyetçi siyasetimizin gereği neyse onu gönül rahatlığıyla yerine getireceğiz" diye konuştu.

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.