Başkan'a yumurtalı saldırı
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ATO Başkanı Salih Bezci ve ASO Başkanı Salih Bezci, İzmir Caddesi’nde meydana gelen olayla ilgili olarak Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) bir basın toplantısı düzenledi. Gökçek, yaptığı açıklamada, İzmir Caddesi’ne Shopping Fest ile alakalı olarak esnafla sohbet etmek, ilk pankartları vitrinlere koymak ve bu suretle herkesin Shopping Fest için hazırlık yapmalarını sağlamak için gittiklerini söyledi. Gökçek, “Bu amaçla orada buluşacağımızı önceden söyledik. Bu sırada tam bir organizasyon yapılmış. CHP Meclis üyesi olan Elif Doğan ve Dikmen Vadisi’nde halkevlerine mensup birtakım militan kızlar önce Dikmen Vadisi’yle ilgili olarak bağırmaya başladılar. Onun arkasından ben muhatap olmayıp içeriye girmek isteyince bir anda bir de baktım yumurta yağıyor. Tam organize etmişler. Aşağı yukarı bana 3 tane yumurta isabet etti” dedi.

ATO Başkanı’nın İpad’ine, gazetecinin pantolonuna da yumurta isabet ettiğini anlatan Gökçek, “Dolayısıyla tam bir şehir eşkıya saldırı söz konusu” diye konuştu.

Tam bir saldırının söz konusu olduğunu en enteresan olan tarafın da saldırganların tamamına yakının bayan olduğunu anlatan Gökçek, saldırıyı yapanların fotoğrafının ve videosunun çekildiğini ve hiçbirisinin kaçmasının mümkün olmadığını söyledi. Gökçek, “Hiç kimsenin kalkıp da bir başkasına yumurtayla veya başka bir şeyle saldırma hakkı yok. Bir şeyi tasvip etmiyorsan gidersin mahkemeye, edersin protesto bunlar hiç önemli değil, bunları yaparsın ama kalkıp da saldırgan olursan kendini hukukun, savcının ve mahkemenin karşısında bulursun” şeklinde konuştu.
Gökçek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu şehir eşkıyalarının mutlaka ve mutlaka bu demokratik ortamın içinde derslerini alması lazım. Yumurta atmak demokrasi demek değildir. Saldırganlıktır. Saldırganlar daima cezalarını alacaklar. Beni en çok üzen tarafta bu saldırganlara sahip çıkan, hatta onları daha önceki bir takım olaylarda tahrik eden ve teşvik eden kişi Levent Gök. Polisten önce kendisi geldi, demek ki bu kadar organizasyon var arada. Aralarında bu kadar irtibat var. Bu işlerin oradaki organizatörü görünümündeydi. ‘Ben bu kızları almadan dışarı çıkmam’ diyor. Sen kimsin? CHP’nin resmen kalkıp yumurta atanlarla iş birliği yapması resmen şehir içerisinde terörü ortaya çıkarmaktan başka bir şey değildir.”

CHP ve bunu yapanları kınadığını belirten Gökçek, kararlılıklarından bir adım geri adım atmayacaklarını ve doğru bildiklerini yapacaklarını söyledi. Gökçek, “Orada bu zavallı kızları ortaya atan aynı kuruluşun içerisindeki erkeklere de yazıklar olsun, bu kızları öne atıyorlar. Kendileri ortada yoklar” dedi. Gökçek, davanın sonuna kadar takipçisi olacağına dikkat çekti.
Ankara Ticaret Odası Başkanı Bezci, Ankara’da ilk defa bir alışveriş festivalinin yapıldığını belirterek, “İnsanların hesapları olabilir ama biz tüccarlar bu olayların içinde tutulmasın. Yarın bir gün oradaki elde edilen kazançtan onların aileleri de istifade edecek. Bu olayların içine bizi çekmesinler” dedi.

ASO Başkanı Nurettin Özdebir ise, “Hoş bir olay olmadı, çok çirkin bir olay oldu. Türkiye bir hukuk devleti. Hak aramanın yolları kanunda tarif edilmiştir. Eğer bir şikayeti olan varsa bu şikayetini hukuk yoluyla ifade edebilir” dedi.

Gökçek, gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, ‘daha önce de Dikmen Vadisi’nin yıkımında da Levent Gök’ün tepkilerinin olduğunu’ hatırlatması üzerine Gökçek, “Levent Gök iki dönem seçilememesini bana bağlar hep. İki sefer benim o muhitlerde yapmış olduğum siyasi mücadeleye bağlar kendisinin seçilememesini. Öylesine bir kini vardır onu bilirim. İşçi parti kökenli militan kadrolarla da çok yakın münasebettedir” diye konuştu.

Gökçek, CHP Ankara Milletvekili Levent Gök ve diğerlerinin olaydan sonra açıklama yaptığını ve olayı kürtaja bağladığını söyleyerek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu doğru değil. Çünkü orada bana Dikmen Vadisi’ye ilgili slogan atarak üzerime geldiler. Daha sonra haksız duruma girmemek için olayı başka yere çevirdiler. Bugün Twitter’da görüyorum. Ben demişim ki ‘Herhangi bir kişi tecavüze uğrarsa tecavüze uğrayan kişi kendini öldürsün ama karnındaki çocuk ölmesin’ ben böyle bir laf etmedim. Külliyen yalan, iftira. Ben şunu dedim, herhangi bir kişi tecavüze uğrarsa olması gerek o çocuğun devlet tarafından bakılmasıdır. Tecavüze uğrayan kişiye yardımcı olmaktan başka doğal bir şey olamaz. Herhangi biri tecavüze uğrarsa devlet bakar dedim. Ben başka bir şey söyledim. ‘Özellikle gayri meşru hayatla çocuk sahibi olan kişi bunu aldırırsa bu cinayettir’ dedim. Bunu yapmaya hakkı yok. Bunu gene diyorum. Kendisi fiili olarak bir zinada bulunup çocuk sahibi oluyorsa buna hakkı yoktur. O çocuğun canı Allah’a aittir. Benim söylediğim gayri yollardan meydana gelen çocukların öldürülmemesi.”

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.