Eronat: O çocukların ölümüne bende ağlarım
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise duygu kopuşunun yaşandığı bir ortamda duygu ortaklık vurgusunun çok önemli olduğunu ifade etti. Kürt aydını ve yazar Ümit Fırat da bölgedeki kırılmaları, nefretleri mimize edeceğini ve yeni kırılma ile nefretleri de önleyeceğine dikkat çekti.

Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in "Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz. Ama eline silah alıp çoluk çocuk demeden insan katleden canavarlaşmış bir teröristi de enterne edemiyorsanız devlet değilsiniz. Ben bu iki cümle arasında gidip geliyorum. Bir çocuk dağa çıkıyorsa hepimizin payı var. Benim yitik evladım dağa çıkmış keşke ulaşabilseydim, ona normal bir hayat sunabilseydim. Keşke terörize olmasına mani olabilseydim diye ağlarım. Yani her teröriste de içim ezilir." şeklindeki açıklamasına destek geldi.

Diyarbakır'da dershane önünde teröristlerce patlatılan bomba sonucu oğlunu kaybeden AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, kendisinin evlat kaybettiğini ve empati kurduğunu söyledi. "Evlat kaybetmiş biriyim, PKK'nın en büyük mağdurlarından biriyim." diyen Eronat, terör örgütünün katlettiklerinden sadece birinin kendisinin oğlu olduğunu ifade etti.

"PKK ANNELERİ REHİN ALIYOR"

"Şiddetle kınadım, ahlaksız bir örgüttür. Benim kızgınlığım bu örgüt yöneticilerinedir." diyen Eronat, 12-13-14 yaşındaki çocukların kandırıldığını, kaçırılıp zorla götürüldüğünü söyledi. "Kim ister bu çocukların götürülmesini, ben empati kuruyorum?" diyen Eronat, "Benim içim nasıl yanıyorsa aynen o çocukların annelerinin içi de yanıyor. PKK anneleri rehin alıyor. Dağdaki çocukların anneleri de şuan rehin durumda. Çünkü senin çocuğun dağa giderse sen sesini çıkaramazsın. Çünkü dağda infaz mı edilir işkencemi görür, öldürülür bir yere mi atılır; bilemez bir anne ve korkar. Nasıl benim çocuğum benim çocuğumsa dağa kandırılıp götürülen çocuklar, onlar da bu ülkenin çocuklarıdır. Sadece Güneydoğu'dan değil İstanbul'dan gideni de çoktur. O çocukların zarar görmesini ben de istemem. 14 yaşındaki bir çocuk elinde bomba patlıyorsa suç onun değil kullananların suçudur. Kullananlar da tepede azgın bir güruhtur. Benim lafım bunlaradar. Ölümlerin hepsine karşıyım. 12 yaşındaki çocuğun ölümüne ben ağlarım. Damdan düşenin halini damdan düşen anlar." diye konuştu.

"ÇOK DEĞERLİ VE ÖNEMLİ"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise Diyarbakır Emniyet Müdürü'nün sözlerinin çok önemli ve değerli olduğunu vurguladı. Bir dönem Diyarbakır'da görev yapıp sonra tekrar aynı şehirde Emniyet Müdürü olarak görev yapan birinin açıklamalarının kendisiyle, tarihiyle yüzleşme ve hesaplaşma olduğunu dile getiren Tanrıkulu, emekli olduktan sonra değil görevdeyken, etkili bir görevdeyken bu açıklamaların yapmasının daha da önemli olduğuna dikkat çekti.

Emniyet Müdürünün duygu kopuşunun yaşandığı bir ortamda duygu ortaklık vurgusunun çok önemli olduğunun altını çizen Tanrıkulu, "Acıları ve sevinçleri yaşamayan, uzaklaşan toplumlar sorun yaşarlar. Bunun farkında olarak duygu ortaklığı inşaa etmesi açısından çok önemli." dedi.

1990'lı yıllarda görev yapmış birinin yeni bir dil anlayışı inşaası yapmasının önemine değinen Tanrıkulu, kamu yönetiminde gerçekten geçmişe bakarak bugünün nasıl yaşanacağına dair karar verilmesi gerektiğini söyledi. Tanrıkulu, "Konuşalım, yanlışlarımızı ve sistemin yanlışlarını söyleyelim ki toplum anlasın." şeklinde konuştu.

"BÜYÜK TAKDİRLE KARŞILIYORUM"

Kürt aydını ve yazar Ümit Fırat, Diyarbakır Emniyet Müdürü'nün sözlerini büyük takdirle karşıladığını belirtti. "İnşallah başına birşey gelmez." diyen Fırat, Gaffar Okkan'ın hatırlatarak o dönemin politik şartlarının sahip çıkamadığını ifade etti. "Bu yaklaşım keşke başından itibaren taşınabilseydi." diyen Fırat, Cumhuriyet döneminde Kürtlere ilişkin politika, topluma genel yaklaşım, ayrıca Kürtlere yaklaşımın pekçok problemin içine ittiğini kaydetti.

Geçmişte büyük zulümler yapıldığını dile getiren Fırat, "Bölgeye sürgünler gönderiyorsunuz diyorduk. Zaten batıda başarısız olan şarka sürgüne gönderilen bir memur, esas olarak daha iyi davranılması gereken toplumda kangrenlere neden olur diyorduk. Esasında normal olan budar ama Türkiye'de olağanüstüdur. Türkiye'nin en demokratik kenti İstanbul ise burada da olağanüstü görülüyor ki Diyarbakır'da olağanüstü olağanüstü görülüyor. Diyarbakır Emniyet Müdürü'nün yaklaşımı akla vicdanlara hitap eden bir yaklaşım. Umut ediyoruz ki bunun arkasında siyasi bir güç ve hükümet vardır. Genele yaygınlaşması konusunda bir çaba söz konusudur." şeklinde konuştu.

Böyle emniyet müdürleri ve valilerin bölgede siyaseten de destek alarak görev almalarının büyük gelişme kaydedeceğini belirten Fırat, bölgedeki kırılmaları, nefretleri mimize edeceğini ve yeni kırılma ile nefretleri de önleyeceğine dikkat çekti.

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.