Köprü faciasında şok iddia!

Müftüoğlu, 1992 yılında Karayolları Bölge Müdürlüğü ile yapılan görüşmede köprü ile ilgili çalışma programı olduğunu hatırlattı. Çaycuma ilçesinde 61 yıllık köprünün çökmesi sonucu 15 kişi sulara gömüldü. Sekiz gün boyunca yapılan çalışmalarda ise halen 10 kişiye ulaşılamadı. 1950'li yıllarda yapılan köprüden önce Çaycuma'da yaşayan vatandaşların ahşap köprüyü kullandığını ifade eden Devlet Eski Bakanı Güneş Müftüoğlu, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ahşap köprünün sürekli çöktüğü için her sene yeniden yapıldığını ve vatandaşların da sandallar ile karşıya geçtiğini hatırlatan Müftüoğlu, girişimler sayesinde 1950 yılında beton köprünün yapıldığını aktardı.

DYP-SHP koalisyonunda Grup Başkan Vekilliği de yapan Müftüoğlu, ancak köprünün 1992 yılında da yetersiz kaldığını hatırlattı. Bölgenin sürekli gelişmeye müsait olması sebebiyle, 1990'lı yıllarda Karayolları Bölge Müdürlüğü yetkilileri ile yapılan görüşmelerden netice çıkmadığını hatırlatan Müftüoğlu, o günleri şöyle anlattı:

"O köprü trafiği çekemiyordu. Kastamonu Karayolları Bölge Müdürlüğü ile yaptığımız görüşmede "Programda var" denildi. Bu görüşme 1992 yılında oldu. Hem yenisinin yapılmasını hem de yapılana kadar tadilat yapılmasını istedik. DYP-SHP koalisyonunda ben DYP'den grup başkan vekiliydim. Köprünün kenarına bir metrelik yaya geçidi yaptılar. Trafik aksamasın diye. Ondan sonra da 1995'ten sonra seçimi kaybedince TBMM'den ayrıldım. O köprü yıllardır o şekilde kaldı."

"AKIL VEREN ÇOK OLUR"

2011 yılının Mayıs ayında çöken köprünün yanına yeni bir köprünün yapılması üzerine trafiğin rahatladığını aktaran Eski Bakan Güneş Müftüoğlu, şöyle devam etti:

"AK Parti döneminde 2011 yılının Mayıs ayında, çöken köprünün yanında yapılan yeni köprü açıldı. Herkes çok memnun oldu. Yanında o an için, olaylar bu noktaya gelince akıl vermek çok kolay oluyor. Eski köprü kapatılıp, yeni köprüden çift yönlü gidiş geliş verilmesi söylendi. Bu sayede eski köprünün bakıma alınması gerektiği gibi görüşler oluyor. Çaycuma Belediye Başkanı Mithat Gülşen o zaman Karayolları Bölge Müdürlüğü yetkililerine söylemiş ama olmamış. Ben de açık söylemeliyim, o zamanlar yeni köprü yapılsın diye bir girişimimiz olmadı. Çaycuma halen daha gelişmeye müsait bir yer. O dönemde dahi köprü ihtiyaca yeterli gelmiyordu, o nedenle köprünün yanına yarım metrelik yaya yolu yapıldı."

"SEL BİLE ETKİLEMEDİ"

1990 yılında Zonguldak bölgesinde meydana gelen büyük sel felaketinde, Çaycuma'ya komşu olan Devrek ve Gökçebey ilçelerinde büyük hasar meydana geldiğini söyleyen Müftüoğlu, açıklamalarını şöyle sonlandırdı:

"1990 yılında çok büyük bir sel oldu. O zamanlar Çaycuma bundan etkilenmedi. Irmağın yatağı çok genişti. Debi yükselse de ırmak kabarıyordu fakat etkilemiyordu. Ben hiç o köprünün yıkılacağını düşünemezdim. Ama devamlı alttan oyulunca, bir de barajların açılması oldu. Barajların açıldığı söyleniyor. Baraj suları gelince, ırmağın iki ayrı noktasından gelen sular o mevkiden geçiyor."

BAKAN BAYRAKTAR : “KÖPRÜNÜN GERÇEK ÇÖKME NEDENİNİ ARAŞTIRIYORUZ”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Çaycuma Filyon çayı üzerindeki köprünün çökmesi ile ilgili olarak, “Köprünün gerçek çökme nedenini araştırıyoruz”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, The Marmara Otel’de gerçekleştirilen “Türkiye-AB İklim İşbirliği: Fırsatlar, Faydalar ve Zorluklar" konulu seminere katıldı. Toplantıdaki konuşması sonrasında basın mensuplarını sorularını yanıtlayan Bakan Bayraktar, Filyos çayı üzerindeki köprünün çökmesi ile ilgili olarak, “Bölgede gerekli incelemeler yapılıyor.

Köprü 1951 yılında Almanlar tarafından yapılmış 61 yıllık bir köprü. Ayakları ahşap ayak. Filyos deresi yaklaşık 17 bin kilometrekare bir alanın suların toplayan bir çay. Savcı tarafından soruşturma başladı. Devlet hükümet olarak gereğini yapacağız. Gerçek çökme nedeni nedir araştırıyoruz” dedi.

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.