MHP'li Vural'dan Erdoğan'a ağır sözler
Madem vazgeçmek istemiyorsan başbakan kal, yok öyle 25 kuruşa simit, neredeyse anayasa değişikliği yapıp ben bu kadar kazandım malım mülküm var, şu kefene de bir cep koyun yanımda götüreyim diye bu talepte de bulunacak. Sayın Başbakan kefeninde cebi yok. Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olacaksın. Aç tavuk kendisini darı ambarında görürmüş” dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Başbakan’ın Çanakkale’de yaptığı konuşmada “Türkiyelilik” ifadesini kullandığını belirterek tepki gösterdi.

-“OYUNDA, OYNAŞTA DEĞİLSİNİZ-

AKP ile CHP’yi “kafası karışık” diye niteleyen Vural, “Bu kafası karışık iki partinin üzerine kilidi çektik, içeride bir kafa karışıklığını bir gidersinler bakalım” dedi. Vural, şöyle konuştu:

“Bu millete karşı sorumluluklarını idrak etsinler. Bir yerlerde pişirilmiş, yabancı merkezlerde oluşturulmuş birtakım projelerle bu millete kimlik biçmek istemenin bedelini milletin nasıl ödediğini idrak etsinler. Oyunda, oynaşta değilsiniz. O bakımdan bu iki siyasi partiyi de devlete ve millete kurulan bu tuzaklar konusunda bu milletin millet olarak oluşturduğu mutabakata bakarak sorunları ortaya koymalarını ve bu çerçevede siyaset oluşturmalarını istiyoruz.”

-“BAŞBAKAN’IN GÖREVİ MİLLİ KİMLİĞİ TASFİYE MEMURU GİBİ DAVRANIYOR”-

Başbakan’ın kullandığı “Türkiyelilik” ifadesini eleştiren Vural, “Başbakan’ın görevi milli kimliği tasfiye memuru gibi davranıyor” dedi. Vural, şöyle devam etti:

“Sayın Başbakan dün Çanakkale’de konuştu. Başbakan'ın kafası karışık. Aslında kafa karışıklığının ötesinde bir senaryonun oyuncusu gibi hareket etmeye devam ediyor. Başbakan’ın görevi milli kimliği tasfiye memuru gibi davranıyor. Türkiye Cumhuriyeti Başbakan'ı Çanakkale ruhunu anlamıyor. İki şiir okuyarak bunun üzerinden siyaset oluşturup zehrini akıtıyor. Bu milletin adının ne olduğunu söylememek konusunda Başbakan çok net davranıyor. Adı ne bu milletin ya. Çanakkale’ye gidiyor, ‘Çanakkale önemli’ diyor ‘Çanakkale’de ruhu anlamak Türkiyelilik ruhunu anlamaktır’ diyor. Böyle bir Başbakan sürekli olarak bu milletin milli kimliğini yok sayan, bu milletin Türk milleti olduğunu söylemekten imtina eden Başbakan’ın Türkiye’yi götüreceği bir yer yok. Sen kim oluyorsun da Türkiyelilik ifadesiyle bu millete kimlik biçiyorsun, kendini ne zannediyor ya. Bu milletin adı Türk milleti. Kafasında kırk tilki dolaşıyor, sürekli olarak enjekte ediyor.

Türkiyelilik safsatasıyla bu millete zehir akıtıyorsun. Ucube bir kavramı millete dayatıyor. Bu milletin adı Türk milletidir. Bu milletin adı Türkiyeli olabilir mi, Ne demek Türkiyeli?”

-“BAŞBAKAN BU COĞRAFYADA MİLLİ KİMLİĞİ TASFİYE İLE GÖREVLENDİRİLMİŞTİR”-

“Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanı koltuğuna çıkmaya çalışıyor” diyen Vural, Cumhurbaşkanlığı web sitesinde yer alan ifadeleri okuyarak, “Çıkacağın makamı bil bir kere, hangi milletin hangi cumhurun başı olmak istediğini bileceksin sen. Türkiyeli devlet demiyor orada Türk Devleti diye ifade ediyor. Türkiyelilik ifadesi milli kimliği tasfiye operasyonudur. Başbakan bu coğrafya da milli kimliği tasfiye ile görevlendirilmiştir. İşi gücü yok Türk milletinin milli kimliği ile oynuyor” dedi.

-“BU NE AYMAZLIK, HERKES KENDİNE GELSİN, OYUN ALANI DEĞİL BURASI”-

Türkiyelik kimliğinin milletin kimliği olamayacağını ifade eden Vural, “Bu bir kimlik değildir. Türkiyelilik kimliği milli duruştan kaçınmanın yoludur. Ve bu amaçta bölücü terör örgütünün arzu ve isteğinden başka bir amaç değildir. Türkiyelilik Türkiye’de milli kimliğini erozyona uğratılarak siyasal ve coğrafi bütünlüğün parçalanması hedefleyenlerin üzerinde çalıştıkları bir politikadır. Şu aymazlığa bir bakın. Sen daha Başbakan olduğun milletin adını zikretmekten utanıyorsun. Bu ne aymazlık. Herkes kendine gelsin. Oyun alanı değil burası. Beyefendilere sesleniyorum. Sayın Başbakan’a, Kılıçdaroğlu’na sesleniyorum. Yeter artık. Bugün geliyor Başbakan Türkiyelilik safsatasını zehrini kusuyor” diye konuştu.

İstanbul’da yapılan terör toplantısında Hillary Clinton ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, bir muhabirin, “Diplomasi yollarında başarı sağlanmazsa bugünkü yaptığınız toplantıda masada askeri müdahalede var mıydı?” sorusuna verdikleri yanıtı iPad’inden dinleten Vural, “Ne hazindir ki Türkiye, ABD’nin terörle mücadele milli stratejisinin eş başkanlarından biri olmuştur. Türkiye Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanı ABD’nin milli bir stratejisinin taşeronu durumuna düşmüştür. Irak’la ilgili 1 Mart Tezkeresinin bedelini ödettirecekler de Türkiye Cumhuriyeti Devleti İslam coğrafyasına müdahaleyi arzulayan müdahaleyi öngören bir politikanın taşeronu olduğunu ortaya koyacak.

Obama’nın pış pış çağırdığı gibi Clinton’da bu senin görevin sen açıkla demesi gibi müdahale konusunda kapalı kapılar ardında verdiğimiz sözleri yerine getirme konusunda kararlıyız demek suretiyle bunları ifade ediyorlar” dedi.

-YOK ÖYLE 25 KURUŞA SİMİT-

Başbakan’ın, “partili cumhurbaşkanı” sözlerine ilişkin Vural, şu değerlendirmede bulundu:

“Ne yardan ne serden vazgeçiyor. Madem vazgeçmek istemiyorsan başbakan kal, yok öyle 25 kuruşa simit, neredeyse anayasa değişikliği yapıp ben bu kadar kazandım malım mülküm var şu kefene de bir cep koyun yanımda götüreyim diye bu talepte de bulunacak. Başbakan yok cumhurbaşkanı o zaman partili cumhurbaşkanı, partisini de yönetsin, niye partim zaten eriyecek ancak tepede bir güç olursam 2012 Model Führer olursam ancak bir arada tutabilirim, bunlar da dünyanın ve Türkiye’nin kendi ekseninde döndüğünü düşünüyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın etrafında dönüyor öyle zannediyor herhalde. Sayın Başbakan kefenin de cebi yok. Cumhurbaşkanlığı gibi bu milletin başkanı olma şerefi yetmiyor mu sana zaten Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olacaksın da. Bu millet sana onu da vermeyecek inşallah. Nedir bu ihtiras, sanki oldu da bir de şöyle olsun böyle olsun diyor. Aç tavuk kendisini darı ambarında görürmüş. Bu millet kendisine tepeden bakanlara nasıl cevap verdiğini yazmış bir millettir, zamanı gelince bu mektubu da kendisine bu millet gönderir.”

-“BAŞBAKAN KARDA YÜRÜMÜŞ İZLERİ BELLİ BU İZLERİN ORTAYA ÇIKABİLME ENDİŞESİ TAŞIYOR”-

“Başbakan özel yetkili mahkemelerden kendisinin de şikayet ettiğini söyledi, ne diyorsunuz?” sorusuna Vural, şu yanıtı verdi:

“Yüreğin yetiyorsa dokunulmazlığını kaldır o zaman. Tehdit ediyor. Başbakan karda yürümüş izleri belli bu izlerin ortaya çıkabilme endişesi taşıyor. Başbakan kendi derdine düştü. Hukuk dışı talimat verdiklerinin derdine düştü. Fetvalarla yönetiyor, burası fetva devleti değil, hukuk devleti.

Sayın Başbakan’da bir endişe var. Hukuk dışı talimatların hesabının sorulabileceği günleri hatırlamaya başladı.”

“Hükümete karne verseniz nasıl bir karne verirsiniz?” sorusuna da Vural, “Edebiyat pekiyi, hal ve gidiş sıfır, lafügüzaf çok ama icraat fıs” dedi.

"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.